YILLIK 150 BİN AVRO GELİR GETİRECEK TRÜF MANTARI ORMANIMIZ Mantar Hazine mi, tehlike mi?

Çok şanslıyız ki.

Dağıyla taşıyla deniziyle çok özel bir yerde, Kastamonu’da yaşıyoruz.

Bizim memleketimizin kendine has o kadar çok güzelliği var ki hangisini anlatmalı, çoğu zaman farkına bile varmadığımız öyle zenginliklerimiz var ki inanılmaz. Doğada kendiliğinden yetişen sadece birkaç türünü bildiğimiz mantarlarımız bunlardan sadece biri.

İlaç ve kozmetik ürünler için hammadde, sofraların lezzeti, görsel olarak ormanların süsü mantarlarımızdan bahsediyoruz.

Mantar nedir?
Aslında çevremizde her yerde bulunabilen bu dünyanın en yararlı canlılarından biri olan mantarlar doğanın çöpçüleridir. Yıkılan, kuruyan bir ağacı, yere düşen bir meyveyi, ölen herhangi bir varlığı tekrar tabiata yararlı bir çevrime sokan ünitelerdir.

Şapkalı, saçaklı, sünger benzeri, patates yumrusu vs. gibi görünümde çok farklı renk ve desenli makro mantarların ülkemizdeki tür sayısı 2400 civarındadır. Bunlardan 100 kadarı zehirlidir.

Peki, Kastamonu olarak biz mantar deyince ne anlıyoruz. Bilimsel tanımları geçersek aklımıza kanlıca başta olmak üzere 3-5 çeşit mantar ismi geliyor.

Kanlıca da sadece bir mantarın değil bir kültürün adı bu yörelerde.

Kastamonu’da gelenek görenek haline gelmiş, herkes tarafından tanınan bilinen ve sevilen bu mantar bizim memleketimizle adeta özdeşleşmiştir. Bu artık bizim sözlü tarihimizin, kültürümüzün doğal bir parçası haline gelmiştir. Özellikle kırsal kesimden büyük şehirlere göç eden herkesin en büyük özlemi elde sepet memleketinin, köyünün kırsalında dolaşmak, közde, sacda, soba üstünde mantar pişirmek olmuştur. 

Kastamonulu için mantar bir hayat biçimidir. Üstelik bizim memlekette zaten herkes bu konuda uzmandır. Hepimizin bu kadar iyi bildiği ve kültürünün bir parçası olarak kabul edilen kanlıca konusunda en ilginç şeylerden biri de mantarın yeri, nerede bulunduğu olur. Eş dost akraba köylülerimizin sadece kendisinin bildiğini iddia ettiği mutlaka özel birkaç yerleri vardır ve bu sır babadan oğla geçen en önemli aile mirasıdır. Asla söylenmez, adeta devlet sırrı gibi korunur.

Mantar bir sözlü kültür aktarımıdır.

Köyde kırsalda yaşayanlar yüzlerce yıldır deneyerek öğrendikleri bu bilgileri, nesiller boyu devam ettirirler. Kastamonu kırsalında doğup büyüyen sonra da bir şekilde büyük şehre göç etmiş olanların çoğu dört gözle sonbaharı bekler. Artık kırsal kesimden büyük şehre göç etmiş olsalar bile kökleriyle bağlarını devam ettirmek, bilgilerini aktarmak için iyi bir fırsat olarak görürler.

Kanlıca turizmi…
Her sonbahar ilk kanlıca fotoları sosyal medyaya düşer düşmez, akla gelen ilk soru

–bu sene kanlıca nasıl olacak?

Nerelerde bol görülecek?

Kim nerede, nasıl bulmuş, sorusu olur.

Sonrasında sosyal medyada bir kanlıca mantar fotosu akımı başlar. Kanlıca mantarını ilk bulan hevesle paylaşır, sonra birbirini izler bu paylaşımlar.

Tam bir kanlıca turizmi başlar.

Orman kenarlarında park eden onlarca araçtan çıkan ellerinde poşet, sepet, kova, Pazar çantası olan yüzlerce kişi orman içine dalar. Akşamüzeri toplanan mantarlar ortaya koca bir öbek yapılıp temizlenmeye başlar. Küçükler ama illa ki fincandan büyük olmayacak turşuluk olarak ayrılır. Diğerleri sotelik, kızartmalık olarak yerini alır.

Mantar isimleri üzerine bilimsel bir çalışma…

Sinop Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde hemşerimiz, hocamız Dr Ergün Acar, Kastamonu üzerine yerel araştırmalarıyla tanıdığımız kıymetli bir akademisyenimizdir.

Yazdıklarını ilgiyle takip eder, bilgilenirim.

Mantarla ilgili araştırma yaparken hocamızın yazdığı bir makaleye denk geldim.

“KASTAMONU VE YÖRESİ AĞIZLARINDA MANTAR ADLARI”

Harika bir çalışma. Bir solukta okusam da epeyce emek ve zaman verilmiş besbelli. Hocamıza ve tüm emeği geçenlere buradan teşekkür etmek isterim.

Hocamız Kastamonu hakkında bilmeyenlere kısa bir memleket özeti geçip asıl konuya çarpıcı bir giriş yapıyor.

“Kastamonu'da 26 mantar türü için tarafımızca 266 adet mantar adı tespit edilmiştir.”

Mantar isminin kökeninden başlayarak ilerliyor yazı.

Türkçeye, Rumca “manitári”den geçen mantar sözcüğünün Çağdaş Türk Lehçeleri ve Anadolu ağızlarında geçen pek çok kullanımı mevcuttur. Tatar Türkçesinde “gömbe” Türkmen Türkçesinde “kömelek/kömölök”, Azerbaycan Türkçesinde “göbäläk”, Başkurt Türkçesinde “kübäläk” şeklinde geçen bu sözcük; Anadolu ağızlarında “göbelek, göbek, göbeleḫ, göfek, gömelek, gövelek” şekillerinde kullanılmaktadır.

En güzel mantar isimlerinden bazıları,

Gurt gulağı, yer yaran, gübür kaldıran, dil buran, elik, geyik ayuca, kanlıca, kuzugöbeği, kuzukulağı, söbelen, borazan, bal kadın, içi kızıl, sarı kız, turna bacağı, şemsiye, söbelen, tellice, gelinparmağı, tavukayağı, koç, mıh başı, höbelek, tilki burnu, gelin, cincile, karnabahar, gıcı kestane, kirazca, sığırdili, tavşan böbreği, duvaklıca, ebişke,

Ramaria sp. mantarı için 20 çeşit ad verilmiş, yirmisi de birbirinden güzel.  (saçakluca, halı saçağı, çam mantarı, sakallı mantar, dede sakalı, beşbarmak, civcibacağı “civcivbacağı”, erişte, iğne mantarı, gelinbarmağı, çam telteli, çulluca, püşküllü, zırmat, tel mantarı, telteli mantarı vs. vs.

Mantar kültürü dilimize, soframıza, hayatımızın tüm alanına öylesine yerleşmiş ki, her baktığımız yerde karşımıza çıkabiliyor.

"Ben mantarı ete değişmem." Demiş birisi.

Daha başka sözler ve deyimlerden de örnekler var, bazıları çok hoş.

“Mantara bağlamak, mantara basmak, mantar gibi üremek, mantar kafa, mantar gibi bitmek, mantar atmak gibi deyimlerin yanında; insanın en büyük düşmanının kendi içinden çıktığını anlatan “Mantar göbeğinden gurtlanır ”, gamsız insanlar için “Hiç mantarla da mı gurt yemedin?  , bir kimsenin ailesinden ya da yetiştiği çevreden aldığı terbiye için "Ot kökte, mantar evlekte yetişir " ve "Mantar ocağında mantar eksik olmaz " gibi deyişlerin yanında; "Ağustosta yağan yağmur, mantarın gübresi olur" ve “Mantar çok biterse kışın kar çok yağar” gibi havayla ilgili tecrübeler mantarların dile geçmiş yansımalarıdır.”

Sadece yenmiyor aynı zamanda ekonomik bir değer olarak da yöre halkının gözdesi mantarlar var. Kuzugöbeği, kanlıca, ayı mantarı bunlardan en bilinenleri arasında yer alıyor. Kastamonu’da doğal ürünler alımı yapan yerlerden biri de Mütevelli Ticaret, benim sonbaharda ziyaret etmekten gelenleri izlemek ve onlarla sohbet etmeyi en çok sevdiğim yerlerin başında gelir. Mevsimine göre mantar alımı yapılan bu yerlerde hem görsel olarak hem bilgi olarak kendi bilgi ve foto dağarcığıma çok şeyler katarım.

Mantarın zehri hiçbir şekilde yok edilemez.

Şimdiye kadar hep güzelliklerinden lezzetinden söz ettik. Peki ya tehlikesi yok mu? Madem hepimiz mantar konusunda uzmanız öyle ise her sene basına yansıyan mantar zehirlenmeleri neden kaynaklanıyor.

En tehlikeli alanlardan biri yanlış bilgi, kirlenmiş sosyal medya paylaşımları. Sosyal medyada benim de takip ettiğim onlarca mantar gurupları var. Bilip bilmeden yorum yapan çok fazla kişi var. Çekilen fotoğraf paylaşımıyla tür bilgisi soruluyor ki bence en tehlikelisi de o.

Soğanla kavur, at tavaya, geçen hafta toplayıp eltimle ekmeğini yaptık çok güzeldi tavsiyesi veren teyzeler, bizim oralarda çok olur her sene toplar yeriz diyen dayılar ne kadar tehlikeli bir iş yaptıklarının farkındalar mı acaba.

Pazarda açıkta satılan bazı mantar çeşitlerinin bile uzun vadede zehirli olduğu uzmanlarca söyleniyor.

İl Sağlık müdürümüz yakın zamanda bu konuda açıklama yaptı.

“Mantarın zehri hiçbir şekilde yok edilemez.

Mantarın yoğurtla birlikte tüketilmesi, pişirilmesi, sirkeli ya da tuzlu suda bekletilmesi/kaynatılması, taze, konserve ya da kurutulmuş olması zehrinin yok edilmesi için yeterli değildir.

Çayırlarda yetişen mantarlar zehirli değildir.

Mantar koparıldığında rengi değişmezse mantar zehirsizdir;

Mantarın iç kısmı mavileşirse bu mantar zehirlidir.

Ağaçlardaki mantarlar zehirsizdir.

Zehirli mantar gümüş kaşıkla pişirilirse kaşık kararır.

 Salyangozlar zehirli mantarları yemezler’

Şeklindeki inanışlar tamamen yanlıştır. Doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli veya zehirsiz olduğunu bakarak anlamak mümkün değildir

Siz siz olun bilmediğiniz hiçbir mantarı elinize dahi almayın. Sakın ola ki fotoğraftan bakarak eşe dosta sorarak yemeye kalkmayın. Kültür mantarı her mevsim var, güvenli marketlerden alın derim.

Mantar turizmi olabilir mi?

Mademki Kastamonu mantar için her mevsim en uygun yerlerden biri bunu niye turizm için kullanmıyoruz.
Ülkemizin en ünlü mantar uzmanlarından biri olan Jilber Barutçiyan Daday İksir otel işbirliği ile zaman zaman etkinlikler düzenledi çok da ilgi gördü.

Bunu geleneksel hale getirebiliriz.

Kastamonu Üniversitemizde Prof Dr. Sabri Ünal hocamız ilimizin en önemli mantar uzmanlarından biri. Onun görüşleri doğrultusunda bir mantar enstitüsü kurulabilir. Özellikle yerel halkı yanlış bilgilerden korumak adına ilçelerde köylerde orman teşkilatı aracılığı ile mantar rehberi eğitimleri yapılabilir.

Sosyal medyada bu konuda çok fazla takipçisi olan ve mantar turları da düzenleyen hemşerimiz Recep Karademir, Yakup Karaduman gibi uzmanlarla işbirliği yapıp bu değerlerimizi ticari bir ürüne dönüştürebiliriz.

Sadece hobi olarak kalmayıp köylümüze de gelir olursa mantar konusunda marka yaratabilirsek belki de kırsal turizmde doğayı bozmadan, tesis yapmadan, betona boğmadan gelir elde edeceğimiz farklı bir turizm konumuz olur.

Trüf mantarımız ne oldu?

Son bir soruyla yazımıza noktayı koymadan evvel, 2017 yılında yazılı/görsel tüm ulusal basınımıza da yansıyan habere bir göz atalım.

“2017 yılında Kastamonu’da Trüf Mantarı Ormanı için çalışmalar başlatıldı.

İlk hasadın 5 yıl sonra yapılacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2014 yılında uygulamaya koyduğu “Trüf Ormanı Eylem Planı” çerçevesinde yurt genelinde trüf ormanları kurmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu’nun Daday ilçesinde trüf mantarı ormanı kurmak maksadıyla ilk adım atıldı. İlk hasadın 5 yıl sonra alınacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

486 adet aşılanmış fidan dikildi

Daday’da 20 dekarlık alan üzerine 486 adet tuber aestivum (Yaz trüfü) türü misel aşılanmış meşe fidanı dikerek, trüf ormanı kurma yolunda ilk adımı attı.”

Trüfler oldu mu acaba?

Gidip kazalım mı?

 Cebrail Keleş/Balıkçı Şef
21 Haziran 2023-Kastamonu

200373104_10223530463068622_1535251025056451945_n1 (73)_CKL8852_CKL6282-1_CKL1993_CKL1991_CKL1223_CKL1185_CKL0217_CKL0216