Kastamonu'da günlük çıkan yerel gazetelerden ve sosyal medyadan, il merkezinde bir otelde "Moda ve tesettür alışveriş festivali" organize edileceğini okumuştuk...
Organizasyon firması tüm hazırlıklarını tamamlamış, son rötuşları yaparken kamuoyunda tepkiler oluşmuştu...!
Bu arada, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası, Kastamonu Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ve Terziler Odası başkanlarının bir araya gelip organizasyona ilişkin değerlendirme yaptıkları, akabinde mevcut ekonomik şartların göz önünde bulundurularak yerel esnafın ve firmaların korunması gerektiğine dikkat çekilen bir açıklama yapıldı.
Tüm bu yaşananların ardından festivalin başlayacağı gün organizasyon firmasının açıklaması tartışmalara son noktayı koydu...!
"Moda ve alışveriş festivalimiz belediye tarafından iptal edilmiştir. Tüm uğraşlarımıza rağmen Kastamonu Belediye Başkanı festivalin yapılmasına kati surette müsaade etmemiştir."
Evet;
365 gün memleketi bekleyen...
Bazen siftah etmeden dükkân kitleyen...
Bulunduğu topraklara hizmet eden...
Katma değer üreten...
İstihdama katkı veren...
Bağlı bulunduğu odalara aidat ödeyen...
Veresiye ya da elden taksitle müşterisini idare eden...
Kazancını memleketinde farklı yatırımlara dönüştüren...
Ekmek yediği yerin gelişmesi için her daim fikir üreten...
Sivil toplum kuruluşlarında ve derneklerde görev alan...
Memleketi için elini taşın altına koyan ve gerektiğinde siyaset yapan...
Yerel firmalar, esnaflar ve ticaret erbabının menfaati gözetilmiş, hakları teslim edilmiştir.
3-5 gün gelip, festival şemsiyesi altında para kazanıp, sonra da tası tarağı toplayıp o festival senin, bu panayır benim mantığıyla hareket edenlere fırsat verilmemiştir.
Net bir tutum ve tavır takınılmış, kendi esnafının menfaati yönünde irade ortaya konulmuş, olması gereken yapılmıştır.
Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve bu festival için tepki koyan Oda başkanları takdire şayan davranışlarından ötürü tam not almışlardır.
Bu durum örnek teşkil etmelidir...
Herhangi bir il ya da ilçe bu gibi durumda aynı tutumu sergilemelidir.
Yerel firmalar ve esnaflar korunup kollanmalıdır...
Elini kolunu sallayan, yöresel lezzetler adı altında çadır kuran, fuar-panayır-festival takibi yapan, bu etkinlikleri iş edinen herkes aynı muameleye mâruz kalmalıdır.
Dağdan gelip bağdakinin ekmeğine ortak olmak isteyenler duvara toslamalıdır...
Kendi yerel tatlarını, kültürünü, yaşam standardını gittiği her yere götürüp empoze etmeye çalışanlar karşılık görmemeli, herkes kendi bildiği ve mutlu olduğu şekilde hayat sürmelidir.