İLİ KASTAMONU
İLÇESİ CİDE
YERİ ABDÜKADİR KÖYÜ

Abdül Kadir Türbesi Cide ilçe merkezine 11 km mesafede Abdülkadir köyü eski mezarlık denilen yerdedir.
Türbenin çevresi ve buradaki mezarlık alan kaçak kazılar ile tahrip edilmiştir. Ancak buradaki diğerlerinden farklı olarak günümüze kadar ulaşmış bir mezar halk arasında Abdül Kadir Türbesi olarak bilinmektedir.
Bu mezarın baş şehade taşındaki 567 tarihi halen okunabilmektedir. Bu tarih miladi 1166 yılına karşılık gelmektedir.
Çobanoğulları dönemine rastlayan bu tarih Emir-Ül Ümera olan Hüsamettin Çoban Beyin Cide civarında Donanma yaptırdığı tarihten 50 yıl kadar sonradır. Çobanoğullarının Cide ve Çevresinde bazı fetihler yaptığı bilinmektedir. Onların Muzafeereddinleri yani askerlerinin başında bulunan komutanları ne pahasına olursa olsun bu fetihlerde önemli roller oynamıştır.
Abdül Kadir köyünün Türk topraklarına katılması da bu yıllarda olmuştur. Bilinen bir konu da şudur. Kadiri dervişlerinin miladi 1273 tarihinden beri Kastamonu ve civarlarında da bu tarikatın müritleri olarak Kastamonu ve civarlarında da görev yaptıkları bilinmektedir. Ancak bu köydeki Abdülkadir Dede ile ilgili sadece bir bilgi bizleri bu tarihten önce de bu tarikat ehli kişilerin Çobanoğulları beyliği içinde de olduğudur. Bunlar Muzaffereddin makamına kadar da yükselmişlerdir. Bu türbede yatan zatın da Bağdat’tan geldiğini anlatanlar bu bilgiyi doğrular niteliktedir.
Köyün eskiden beri bu ad ile geldiği bilinmektedir. Cide Köylerinin çoğunun adının değiştirilmiş olduğunu biliyoruz. Bu köyün adı Türk Tarihi boyunca hiç değişmemiştir.
Ancak bilinen gerçek de şudur. Bu köy ve civarında bu güne kadar bilimsel bir kazı veya çalışma yapılmamış olmasıdır. Burada şunu da belirtmekte yarar vardır ki o da Abdülkadir Vadisi denilen yerde dağınık bulunan ve kaçak kazılar ile yıpratılan Kaya yerleşkesi kalıntılarıdır. Bu antik kaya yerleşkelerinin milattan önce en azından on binli yıllara uzanan bir geçmişe sahip olmasıdır. Bu kaya yerleşkesinin de bu güne kadar uzmanlarca bir incelemesi yapılmamıştır. Tarihlendirilmesi de hiç yapılmamıştır. Tamamen bu kaya yerleşkesinin yok edilmeden burasının koruma altına alınması ve Abdülkadir Vadisi denilen bu alanın da belki de sit alanı olarak ilan edilmesi gerekmektedir. Buradaki bir başka kaçak kazı yeri Ballıcı İni mağarasıdır ki bu mağara tarihi açıdan oldukça önemlidir. Mağara girişinde kabartmalar ve içinde de duvar resimleri vardır.
Bir konu daha dikkati çekmektedir. Bu köyden mermer işi için Afyon civarına gidip yerleşen kişilerin de olduğu bilgisidir. Abdülkadir Geylan Türbesinin Bağdat’ta olduğunu biliyoruz. Ancak Hem Kastamonu’da Abdülkadir Geylani’nin oğlu veya torununun türbesi var. Hem de Bolvadin de eski adı Şıhlar Köyü olan yeni adı Ağılönü denilen yerde Abdülkadir Geylani türbesi var. Burada yatan zatın Abdülkadir Geylani adını taşıması ile ilgili bilgi de bu zatın onun torunu olması ile ilgilidir.
Muzaffereddin Abdül Kadir’in, Daday, Azdavay, Şehribani üzerinden bu köye geldiği ve okçuluk konusunda da mahir bir zat olduğu da anlatılmaktadır. Eski Cide kayıtlarında ise Hace Abdül Kadir denilen bir zatın ismi geçmektedir. Bunun da araştırılması gerekir. Hace kelimesi, alim veya ilim sahibi kimseler için Selçuklularda kullanılan bir Unvanın adıdır. Bu ifadenin Çobanoğulları Beyliği döneminde de komutanın akıl danıştığı kişiler için kullanıldığı da bilinmektedir.
Kanımca Cide Abdülkadir Köyü eski mezarlık denilen yerdeki eski mezar veya türbede yatan zat ile bir bağlantısı veya gönül bağı olabilir.
Kastamonu ve Cide turizmi için bu bilgiyi değerlendirmek önemlidir. Çünkü Geylani silsilesi ile bir bağı bulunabilir ise bu tarikat mensuplarının da önemli bir ziyaret yeri olabilir.
Kaya yerleşkesindeki eski yapı kalıntılarının bir sunak olma durumu da göz önüne alınarak mutlaka bilimsel veriler elde edilmelidir.
Abdülkadir Köyündeki, bu köye ismini veren zatın mekanı cennet ruhu şad olsun.