Tamı tamına 126 sene evvelde “modern tıp” hastanesine ev sahipliği yapmaya başlayan Kastamonu’nun geçen sürede temelin üzerine çok daha taş üstüne taş koyması gerekirdi, neylersin ki ol(durul)madı, “kitlesel hastane” kulvarından bir türlü çıkılamadı…
Oysa “özgül” bir alanda aranan ve bulunan bir tıp şehri olabilirdi, olmalıydı, oldurulmalıydı Kastamonu.
Hiç de nikbin olacak haletiruhiyem yok…
Bugüne kadar olmadığı gibi mevcut zihniyetle bundan sonrasında da olacağı yok.
Fizik tedaviden onkolojiye ve geriatriden ateroskleroza kadar envai alanda Kastamonu’nun tedavi merkezi olma olasılığı yok muydu?...
Gerek coğrafya gerek eldeki tesisler gerekse de hekimlerin “elini sıcak tutacak” hasta yoğunluğu göz önüne alındığında Kastamonu “biçilmiş kaftan” hatta “bulunmaz Hint kumaşı” (idi).
“Özel Royal Uğurlu Hospital” son kurbanı oldu Kastamonu’nun kadrini bilemediklerinin…
“Hasta ithali” sayesinde Kastamonu ekonomisine ve hekim kadrosuyla sosyal gelişmeye (de) kaynak olacaktı.
Kastamonu Tıp Fakültesi’nin “karakterist” bir alanda “özelleşmek” gibi bir iddiası/niyeti aslına balarsanız vizyonu var mı?...
Bilmiyoruz.
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin keza bu yönde bir gayreti var mı?...
Meçhul kamuoyunca.
Aslında bu mevzu şehrin gazeteci makulesine kalan bir konu değil…
İlin kalkınması ve gelişmesinden (kim) sorumlular ve yetkililerce üzerinde yıllara sari planlamanın yapılması gerekli bir mesele.
Mülki idare…
Yerel yönetim.
Üniversite…
Meslek odaları.
Gel zaman git zaman “geriatri” meselesi konuşulmadı değil çok konuşuldu saman alevince…
Çoban ateşi dahi olamadı.
Devlet destek veriyor şimdi…
Buralı olan çıkar mı?
İllerin “tıp” sayesinde ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme sağlayabildiğini akla aldırmak zor değil mi?...
Hele Kastamonu zihninde.
Yapan (il) yapıyor…
Kastamonu hariç.
(Misal…
“Malatya”.
Karaciğer naklinde değil Türkiye’nin dünyanın önde gelen merkezlerinden biri oldu Malatya…
Hikayesi aşağıda.

Emeğe selam…
“İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi 1990 yılında Devlet Hastanesi´ne ait barakalarda geçici olarak hizmete başlamıştır. Sağlık alanında ülkemizin en önemli ve en modern hastane projesi olan Turgut Özal Tıp Merkezinin temeli 1991 yılında atılmış ve 5 yıl içerisinde tamamlanarak 1996 yılında hizmete girmiştir. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, Malatya´nın 10 km. doğusunda 309 nolu karayolu üzerinde 7.000 dönüm alana kurulmuş İnönü Üniversitesi kampüsü içinde yer almaktadır. Binanın dışı ısı yalıtımlı, yüksek reflektif özellikli camlar ile bariyerli giydirme cephelidir. Dışarı açılan penceresi bulunmamaktadır. Tüm kapalı alanlarda ısıtma, ameliyathane ile yoğun bakımlarda hijyenik klimatizasyon, soğutma ve havalandırma klima santralleri, soğutma grupları ve aspiratörlerden oluşan iklimlendirme ile sağlanmaktadır… Hastanemiz sağladığı sağlık hizmetleri ile bölge hastanesi olup komşu ülkelerden de hasta kabul etmektedir. Karaciğer naklinde dünyada ilk üçe giren hastanemiz, böbrek nakli, kemik iliği transplantasyonu, yanık merkezi ile geniş kapsamlı hizmetler vermektedir. Hasta odalarımızın büyük bir bölümü ikişer kişilik olup müstakil tuvalet ve banyosu mevcuttur. Merkezi oksijen ve vakum sistemleri, her odada bulunmaktadır. İl dışından gelen hastalarımızın yakınları için konuk evi bulunmakta olup, çocukları yoğun bakımda olan anneler için refakatçi anne ünitesi bulunmaktadır.”

Barakada başlayan yolculuk nereye geldi?...
Toplam kapalı alan185 bin metrekare, 16 katlı kulede 27 ve Karaciğer Nakil Hastanesinde 12 olmak üzere toplam 39 ameliyathane, ana binada 265 ve Karaciğer Nakil Hastanesinde 36 ve Onkoloji Hastanesinde 16 olmak üzere toplam 317 yoğun bakım yatağı, Onkoloji Hastanesinde 217, Karaciğer Nakil Hastanesinde 152 ve ana binada günübirlik yataklar dahil olmak üzere yoğun bakımlar dahil toplam bin 585 yatak kapasitesi.)

(Bir diğer misal şehir…
“Samsun”.

11 Mayıs tarihli “Ekonomim” gazetesinde Ruhi Sanyer’in “Samsun, Türkiye’nin ‘Estetik Merkezi’ Olabilecek mi?” başlıklı yazısı yayımlandı…
https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/samsun-turkiyenin-estetik-merkezi-olabilecek-mi-79031
Kastamonu namına ne anlatmak istediğimin özü yazıda gizli…
Lütfen okuyun.
Hele ki Sanyer’in son cümlesi…
“Bakalım belki de Samsun’u tanıtma ve estetik merkezi yapma çalışmaları, bugün Malatya’nın karaciğeri naklinde önemli bir merkez haline gelmesi gibi bir sonuca ulaşır.”