Bu hafta ilimizin önemli girişimcilerinden biri olan Sayın Metin ÜNAL bey ile beraber olacağız.
SD: Metin bey, Merhaba. Bizleri kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğimiz için çok teşekkür ederiz. Ayrıca geçen hafta üniversitemiz İİBF İktisat öğrenci topluluğunun düzenlediği etkinlikte öğrencilerimize kıymetli bilgilerinizi paylaştığınız için de çok teşekkür ederiz.
Metin Ünal: “Bana Böyle bir fırsat verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Siz değerli akademisyenlerle ve genç kardeşlerimizle buluşmak ve yaşadığım doğru ve yanlışları iletmek çok keyifli oluyor”
SD: Metin bey! Kastamonu’da sanayi ve girişimcilik dendiğinde akla ilk gelen isimlerden birisiniz. Maalesef Kastamonu’da sanayi istediğimiz noktaya gelemedi. Ancak son dönemde İstanbul, Kocaeli, Bursa civarında yoğunlaşan sanayinin dağıtılması yönünde bir görüş ortaya çıktı. Bunun sonucunda sanayi tesislerinin gelişmesi için adı geçen 15 ilden biriyiz. Kastamonu olarak bu süreçte ne yapabiliriz?
Metin ÜNAL: “Önce şapkayı önümüze koyalım. Kastamonu Cumhuriyetimiz öncesi Osmanlı devletine ayakkabı, kumaş, Urgan vs..üretir ve satar, İnebolu limanından yurt dışına yumurta, elma Üryani gibi bir sürü ürünleri ihraç eder. İyi bir cirolar elde edildiği için Devletine ve gelir kaynaklarına şükreden ve vergi tahakkuku ile ödenen arasında çok az bir fark olur ve bununla devlet adamlarımız ve sanayici ve üreticilerimize her zaman övgüyle dile getirirlermiş.Sonra biz elma fidanlarını satmışız. Amasyayı marka yapmışız diğer bir ilimiz 400 bin ton, bir başka ilimizde 140 bin ton üreterek endüstri haline getirmişler. Bizde Ağaçları kesmişiz. Ayağımıza ve gelirimize kurşun sıkmışız. Sonra Bölge müdürlükleri şehrimiz sanayi ve üreticiliğine büyük darbe vurmuştur. Geçmişte Kayseri 3 milletvekil çıkarırken biz 10 üzerinde milletvekili çıkarırken geldiğimiz nokta meydandadır. sürekli göç veren il durumuna düşmüşüz. Köylerimizde insan kalmamış Köylerdeki kara fırınlar kapatılmış kasabadan gelen market aracındaki ekmeğe muhtaç kalınmış ve üretim ve ihracat büyük vergi mükelleflerin ihracatları dışında neredeyse yok diyecek kadar azdır. Rahmetli hacıbabam Oğlum bize Denizli’den 4 sene sonra elektrik geldi demişti. Dolayısıyla Dokumadaki makineleşmeyi kaçırmışız. Bunun gibi yüzlerce örnek gösterebilirim. Peki geç kalınma bir yere kadar. Artık Önümüze bakmalıyız. Ne yapabiliriz? Bu işin tüm Dünya’da olduğu gibi ihtisas alanlarında yerelleştirilmiş ve yan sanayileri birbirine yakın, Hammaddeye yakın, eskiden olduğu gibi unkapanı, kendir kapanı, Bal kapanı, sarımsak kapanı gibi meslek grupları bir araya toplanıp, denetimi kolay, fiyat anarşisi yaratılamayan OSB ler kurulmuştur ve kurulmaya devam etmektedir. Kastamonu’da bu zincirin içine dahil olmuştur. Evliyalar la anılan şehrimiz artık sanayiyle, endüstriyle yoğrulacak ve tersine göç alacaktır. Türkiye’nin %75 Ormanlar, bakır, pritine ve Grafitine sahip şehrimiz Rahmetli Hüseyin Eroğlu’nun dediği gibi Yeraltı zenginliklerimiz ve yer üstü zenginliklerimiz bırakın Kastamonu’yu Ortadoğu ve balkanları besleyecek şekildedir. Sadece ilk oku atmak gerekir. Ama Bu “Gofurlukla" olmaz. Tembellikle olmaz, Dedemin elde ettiği iş yeri ve meskenler kira geliri bana yeterli değil küçük atölyeler kurulup 3-5 sene içinde 500 kişi 1000 kişi çalışan ve Türkiye ekonomisine katma değer üreten şirketler, endüstriler haline gelecektir. Bu OSBlerde çalışacak insan profillerini çıkarıp şimdiden Beyaz yakalı ve mavi yakalı eğitimlerini ve işbaşı eğitimleri verecek mevzuatların ve fiziki alanların şimdiden hazırlanması gerekir. Alt yapı, Elektrik, Konut ve kişi başı tüketim planları ve tersine göç geleceğinden Kreş ve yaşlı bakım merkezlerinin çoğaltılması gerekir. Hele bir İşçi gelsin bakarız garabeti, gelen insanı kaçırır.Yer üstü zenginliklerimizden biri de Defne. Su akar bizde bakarız mantığı devam ediyor.Bozkurt’ta gerçekten su akıyor Amerika petrol alanlarını vururum dedi. İran’da Bizde Su kaynaklarını vururuz dedi. Su bu denli önemliyken niye biz başka illerden su nakliyesi ödemeye devam ediyoruz. Şişelemeyi beceremez miyiz? Sahilimizde yetişen fındık dünya çapında kaliteli Niye bir kırma eleme tesisimiz yok. Kendirin başkentine ne oldu?
Siyezi başka illerdeki çiftçilere öğretmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Sarımsak üreticisi para kazanırken sesi çıkmayıp fiyat düşük çıkınca veryansın etmesini de anlamıyorum?
İnanç turizmi
Sağlık Turizmi
Eğitim Turizmi
Kültür Turizmi
Kruvazör turizmi
Kış Turizmi
Kongre/iş Turizmi
Gastronomi turizmi (180 çeşit yemeğimizin kaçı yapılıyor ticari olarak.Y apılanlarında standardı yok. Banduma mı ganduma mı? Diye soruyorlar )
Daha bunun gibi bir sürü proje yapılabilir.
Yapılacak iş çok.Y apacaklar?????
Tek elin nesi var? Sermayeleri eritmeyelim. ”
SD: Gençlerimize kariyer planı yaparken ne gibi önerilerde bulunursunuz?
Metin ÜNAL: “ Bu ülkenin veri bilimci, Robotik mühendis, Otonom sistemleri mühendisi, Siber güvenlik analisti, Etik Hacker, Biyoinformatik uzmanı, Genetik veri analisti kadar, Kaynakçı, bulaşıkçı, Sporcu, Sanatçı, Müzisyen, Ressam, Marangoz, Aşçı, Aşçı yardımcısı, Çocuk veya yaşlı bakıcısı gibi bir sürü işlere insan kaynağı lazım. Büyüklerimiz Artık Prens ve prensesler yetiştirmeden vazgeçmeli. Bu sene geçmezsen sanayiye veririm diye tehdit etmeden törenle ve alkışlarla sanayiye götürmelidir. İlkokul da meslekler belirlenmeli ve bu ülke ihtiyaçlarına göre sistematik planlanmalıdır.”
SD: Sizleri bulmuşken Eğşi suyu demeden olmaz. Kastamonu kendi değerlerini (sarımsak, pastırma, eğşi suyu vb) pazarlarken ne gibi şeylere dikkat etmeli? Neler yapmalıyız?
Metin ÜNAL: “Önce iyi analiz yapılmalı biz Eğşi Suyunda 2 yıl araştırdık ve Arge yaptık.Sarımsak reçelinde 11 ay Arge ve piyasa araştırması yaptık. Sarımsağı hap tableti, kapsül yapılabilir. Katma değeri yüksek haline getirmek önemli, mermeri kütük halinde satmak tembelliği olmamalı, Bakırı öğütüp işlediğimizde değerinin 100 katı hale getirebilmek önemli.Pastırmalı ekmeğimiz yılda 150 bin adet civarında satılıyor. Diyoruz ya HAFIZ MİNDERİ gibi olmalı. Hafız minderi gibi yapıp buzdolaplarına koymayı akıl edemiyoruz.İl dışında 2 milyon Kastamonu’lu var diyoruz. Onlara en yakın marketten alımını gerçekleştiremiyoruz. Devam edebilirim ama okuyucuyu sıkmamak gerekiyor.”
SD: Araç-İhsangazi Organize Sanayi bölgesi hakkında okuyucularımıza son bilgileri paylaşır mısınız? Gelişmeler nasıl gidiyor?
Metin ÜNAL: “Bana Son gelen bilgi 87 şirket 9.300 civarında çalışan taahhüdünde bulunmuş. Bunun 20 Bin civarına çıkacağı söyleniyor. Bu işte Kervan yolda dizilmez. Şimdiden bütün hazırlıklar tamamlanmalı. Konuta varana kadar hesaplanmalı. Devletimiz ilgili kurumlarla devamlı irtibat halinde İnşallah en kısa sürede alt yapı konusu biter. Ben çok ümitliyim.”
SD: Bizlerle birlikte olduğunuz, okuyucularımıza değerli deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz. Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?
Metin ÜNAL: “Üretim, Üretim, Üretim.
Orman dan yeraltı zenginlerimiz, Yerüstü zenginliklerimize kadar olanı seyretmekle yetinmeyelim. Birilerini küpünü dolduruyor. Benim oğlanı güvenliğe alıversinler den çok, Köye büyükbaş ve küçükbaş ve tarla da bilinçli ekim ve ürün elde etme çalışmalarını başlatmamız gerekiyor. Süt yemi, et yemi, yumurta yemi gerçeğinden çıkmamız gerekiyor. Rasyonlarımızı tarlamızdan elde eder hale gelmemiz gerekiyor. Daha Bu konuyu derinleştirebilirim. Ama Sizleri ve okuyucuyu sıkmamak lazım. Yazma hakkı verdiğiniz ve okuduğunuz için teşekkür eder Eğşi Suyu içmeye, Tarhana Çöreği yemeğe beklerim.:)) ”
SD: Metin Bey’e hem Kastamonu’ya olan katkıları hem de röportaj isteğimizi kırmadığı için çok teşekkür ederiz.


