“Panel, konferans, çalıştay, sergi” ve sair “dinlentay” işlerinde Kastamonu’nun üstünde yok, “oturma” olsun da, hele salon ısısında tatlı tatlı “şekerleme”…

Üstüne bir de “kır belini hamasetin”.

“Kravatlı” adetleri bunların hepsi…

Beyaz yakası kir görmemiş “idareyi maslahat işleri”.

Çıkartılan hengameye bakılırsa dağlar yerinden söküle…

Folluğa bak yumurta yok.

Konuşmakla peynir gemisi yürütmeye de kalka Kastamonu…

Değirmen taşı döndürmeye de.

Dilden çıkan varmaz kulaktan kulağa dolaşmaya…

Çakılır zemine.

Ha bir de “kurs” var…

Sanata ve ekonomiye gark olmaya meyletmeden bolca ve sadece vakit eğlete.

Hayatın doğal akışı “beyin ve kol emeği bileşkesi sahada ürüne döne”…

Kastamonu’nun tek düsturu “otur, dinle, uyu” düsturunda.

(17 Ocak 2025 tarihli https://www.kastamonuistiklal.com/milyar-milyar-odenek yazımda “ahşap” mevzusuna değinmiştim yine kıssadan hisse…

O vakit de “konuş, konuş, konuş” halleri sürgitti.

Geçen bir yılda ne değişti?...

“Panelist” huy yerli yerinde.

“Panelizm ideolojisi”…

Söküp atılmadıktan sonra Kastamonu’da her vakit ve mekan “dur dura”

Bir sene önce bakın nasıldı Kastamonu’da “ahşap”…

“Kastamonu ‘ahşap merkezi’ öyle mi!... ‘Fuar’ bile var! ‘Kastamonu Meslek Eğitim Merkezi’ veya ‘bilinen’ ismi ile ‘Çıraklık Eğitim Merkezi’… Düşündüm ki sahaya doğrudan kalifiye eleman yetiştiren bu kurumda ‘ahşap’ üzerine daha doğru ifade ile ‘marangozluk’ üzerine kim bilir ne envai donanım vardır. Atölye ‘yok’… İnanılır gibi değil. Müracaat alıyor, meslek lisesine yönlendiriyor, sınav vesaire orada yapılıyor… Bünyesinde ‘atölye’ yok ama. Kastamonu Meslek Eğitim Merkezi’nin web sayfasına baktım… ‘Elektrik-elektronik teknolojisi’, ‘giyim üretim teknolojisi’, ‘yiyecek içecek hizmetleri’, ‘motorlu araçlar’ bölümleri var. ‘Din Kültür ve Ahlak Bilgisi’ öğretmeni düşünülmüş… ‘Ahşap öğretmeni’ yok. Meslek lisesine yönlendiriliyor ahşap taliplisi… Atölyesi neden yok kurumda? Küçük sanayi sitelerimizdeki marangoz sayısı… Kayda değer değil anlaşılan? ‘Maslak’ ismiyle dev sanayi sitesi yapmaya niyet etmek elbette kıymetli… ‘Mekan’ olmazsa olmaz. İyi de… İçi nasıl doğacak? ‘Çırak-kalfa-usta’ zincirinin sürdürülür olmasına bina dikmek kadar kafa yoruyor muyuz?... Yormuyoruz bence. ‘Memuriyet’ başka… Saha başka.”

“Kastamonu Meslek Eğitim Merkezi” veya bilinen ismi ile “Çıraklık Eğitim Merkezi” organizasyon şemasına bu yıl da baktım web sitesinden…

“Ahşap öğretmeni” yine yok.)

(Kastamonu küçük sanayi sitelerindeki “ahşap” işletmeleri ne durumda?...

Ahşabın tarihini konuşmaktan sıra ne gelsin emeğin ve emekçinin haline merak salmaya, en azından sormaya, “vah etmeye”.

Ustanın ne kalfası var ne çırağı…

Tek kişilik “atölye”.

“Ekmek çıkıyor mu?”…

Kim sora?

Şen mi?...

Yoksa şenlik dağıldı da bir acı yel mi kaldı bahçede yalnız?

Ahşabı zengin…

Ahşapçısı yoksul.

Ormanı zengin…

Orman köylüsü yoksul.)

(“Kastamonu Ahşap Fuarı” konusuna girmek sadece can acıtıyor…

Fuarını kaybetmiş Kastamonu atide ne arıyor?

Fuarına sahip çıkamayan Kastamonu…

Salonlarda ne bulmayı uma?

Ahşap emekçisi kalmayan ve yetiştirmek için de yol aramayan Kastamonu…

“Panelizm” ideolojisinde havanda su döve.

“Havanda su dövmek” de “emek” gerçi…

“Hava’i emek”.)

(Kastamonu’yu boydan boya ahşap kokusunun saracağını sandık…

Aslında kendi söylediğimize kendimiz kandık.

Kastamonu’yu “ahşabın başkenti” ilan ettik…

Diktiğimiz fidanları sonra yerle bir ettik.

Kastamonu’da bir türlü “sivil inisiyatif” kemale ermedi…

Emeğin kadrini emekçi bilmedi.

İdareyi maslahata kaldı ocak…

Yandı gülüm keten helva.)