Anadolu, Selçukludan Osmanlıya oradan günümüze kadar bir vakıf cenneti olarak bilinir. Vakıf, malumunuz olduğu üzere mülkiyetteki olan bir malı hayır işlerine veya dini ve sosyal bir amaç için ebediyen tahsis etmekle ilgili hukuki bir yapılanmadır. Sosyal devlet anlayışı ve dayanışmanın en güzel örneklerini vakfiyelerde görmekteyiz.Günümüzde de vakıf ve dernekler hukuku ile aynı hizmet anlayışının devamlılığı sağlanmaktadır.
Kurulan bu vakıfların hizmetleri devlet ve insan eliyle gerçekleştirilirken özünde bir gönüllülük anlayışına dayanmaktadır. İnsana hizmet anlayışını hakka hizmet olarak telakki etmiş bir gönül sahibi insanların yetişmesi ve mevcudiyeti önemlidir. Bu öneme istinaden Diyanet gibi bir kurumun varlığının nedenli önemli olduğunu görürüz. Diyanet, İslam dininin ibadet ve ahlak esasları hakkında topluma güvenli bilgi sunarken, geliştirdikleri irşat programları ile inanca dayalı dürüst insan modelinin inşasına da gereken önemi vermektedir. Bu anlayışın alt yapısı da bizatihi diyanet eliyle gerçekleştirilmektedir. Gönlü her türlü günahın kiri ile perdelenmiş insanlar yerine, sevgiye merhamete hizmete aşina gönüller inşa etmeyi esas almaktadır. Bunun için kurslar ve okulları devreye almıştır.
Devlet yönetiminin kültürüne, dinine mukaddesatına bağlı nesil yetiştirme noktasında yürütmekte olduğu en etkin faaliyeti Diyanetin 4-6 yaş gurubu eğitimidir. Bu yaş insanın hafızasının kirlenmediği öğrenmeye yatkın bir yaş gurubudur. Atalarımız “Küçük yaşta öğrenilen taş üzerine kazı, yaşılıkta öğrenilen buz üzerine yazı” diyerek yaşın öğrenme ile bağlantısını ne güzel ifade etmişlerdir. Hz.Mevlana daha çocukken beş yaşında sokakta oynamakta iken annesi çağırır “evladım buraya gel” Mevlana koşa koşa gelir annesi elinden tutar onu kitaplığın başına götürür. Babası Bahaeddin Veled zamanın büyük alimlerinden bir olan Mevlana’ya annesi şu sözlerle nasihat eder.”Evladım baban bu kitaplığı seni sokakta oynasın diye kurmadı, bir toplumda çocuk babasını geçemiyorsa o toplum gelişmiyor demekti.” Bu nasihatten ve annelik eğitiminden dünyaya kıymetini kabul ettirmiş bir Mevlana doğmuştur.Bu bağlamda Diyanet Teşkilatı 2013-14 eğitim-öğretim yılında 4-6 yaş gurubu eğitimine başlamış oldu. Bu eğitim sadece dini içerikli olmayıp Milli Eğitimin okul öncesi eğitimi ile örtüşen bir yapıya sahiptir. Burada çocuklara dini eğitim yanında her türlü sosyal içerikli eğitimde verilmektedir. Öğrencilerin Allah ve Peygamber sevgisi, beceri ve güven kazanması,sosyal aktiviteler, geziler, filim gösterileri, edeb ve adab gibi çocuğun olgunlaşmasını sağlayacak eğitim hocalar tarafından sevgi dahilinde veli koordinasyonu ile sağlıklı bir şekilde verilmektedir.
Diyanet eğitim öğretiminin devamlılığını sağlıklı bir şekilde yürütürken, eksik fiziki yapılanmalar konusunda da hassasiyet göstermektedir. 4-6 yaş gurubu eğitim sınıfları modern günümüz teknolojisi ile de donatılmış durumdadır. Bir hocamızın bir anısını buna istinaden zikretmek istiyorum. Bir gün kursuna bir bakanımızın kızı ziyaret için uğrar. Kursu gezip görünce babasına aynen şöyle söyle “ Baba burada 4-6 yaş gurubu sınıfına uğradım, hocaları fakülte mezunu formasyonlu, sınıfları bilgisayar ve projeksiyon, tv gibi teknoloji ile donatılı çok güzel, çok hoş” diyerek kursun güzelliğini heyecanla ifade eder. Bu güzelliğin mimarı olan Diyanetin projelerini hayata geçiren hocaları tarafından arzu edilen istekleri şu şekilde ifade edilebilinir;
Hocaların çoğunluğunun fakülte mezunu, yüksek lisanslı hatta doktoralı olduğu bu kurumda bir Kuran Öğretmenliği yapısının oluşturulması, güzel bir gelişme olarak düşünülebilinir.
Milli Eğitimde uzman öğretmen kriterlerinde Yüksek Lisans baz alınırken, usta öğreticilik yaygın hale getirilip Diyanette de aynı kriterin göz önünde bulundurulması yönetmeliğin bu şekilde düzenlenmesi önemli olabilir.
Yıl içerisinde iki dönem çocuklarla çok yoğun bir dönem yaşayan hocalarımızın 4-6 yaş gurubunda üç dönem olarak uygulanmaması, hocaların gelecek döneme daha zinde girebilmelerinin sağlanması önemli olabilir.
4-6 yaş gurubu çocukların, yetişkinlerle aynı çatı altında, aynı binada eğitim almamalarının daha sağlıklı olacağı düşünülebilir.
Bir hayli sorumluluk yüklenen kurs yöneticilerinin hiçbir yetkisinin olmaması, yönetim açısından sıkıntı yaratmakta olup, en az şeflik düzeyinde bir yetkinin verilmesi kursların idari yapısı ve işlerliği için önemli olabilir.
Ülke genelinde yaygın olarak hizmet veren Diyanetin 4-6 yaş gurubu Kastamonu’muz da yaklaşık olarak il genelinde 92 sınıf 1166 öğrenci ile eğitime devam etmekte olup, yetişen nesillerimiz manayı anlama ve yaşama ve yaşatma noktasında hünerli, kültür değerlerimizi ve ecdattan miras vakıf ve mabetlerimizi gelecek kuşaklara taşıma noktasında gayretli olacaklardır. Burada yetişen her nesil, hayr işleri gönüllüler kümesinin bir elemanı olacağı aşikardır.Aynı zamanda bu nesil ülke sevdalısı nesiller olarak yaşayacaklardır. Almış oldukları eğitim, edeb ve adab bir gölge misali bir ömür yanlarında olacaktır. İbadethanelerimiz, vakıf eserlerimiz gelecekte bu nesillerin omuzlarında neşvünema bulacaktır.
Bu sistemin kuruluşundan günümüze dek, kuruluşuna, işleyişine hizmet veren idari birimleri ve hocalarımızı takdirle yad ediyor, teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
Sağlık ve esenlikte kalınız.
Next