Kastamonu mazinin “eğitim” iliydi ama bugünün değil, korkarım ahirin de olmayacak mevcut zihin istikametiyle, eğitim cüzünü toplumsal külliyatından atmanın elbette kabarık faturasını halk ödüyor…
Eğitim(li) yoksa ne ekonomi kalkınır ne sosyal hayat gelişir, anlayamadı(k) gitti, umudu kah asfalta kah raya kah limana döke döke heybeyi boşaltıyoruz.
Eğitim “matematik” demek, “sosyoloji” demek, “hak ve hürriyet” demek…
Eğitim “emek” demek nihayetinde.
Elinde Kastamonu’nun “eğitim” somut verisi olmadan kürsüye çıkmanın, söz söylemenin, fikir eyleminin elekte su taşımaktan ne farkı var?...
Akan ter boşa.
Lafla değirmen döner mi?...
Özne olmadan ne taş fonksiyonunun farkına varır ne su üretken enerjiye döner?

Hele ki günümüzde üretim/imalat ve tüketim plakları başka telden çalmaya başlamışken…
“Kod, yapay zeka, robot…” eksenine girmişken ekonomi ve sosyal hayat.
Velhasıl “gerek” halini evvele göre katbekat artırmışken “eğitim”…
Toplumsal düzlemde “yeter” seviyesinin dahi çok ama çok altında Kastamonu.
(Kastamonu’nun 19’uncu yüzyıl sonlarından itibaren “kalkınmışlık” ve “gelişmişlik” seyrinde şaftının kaymış olması coğrafik ironi ile “Batının doğusu Kastamonu” kelamı ile ifade edilegeldi…
“Eğitim” seviyesinin geldiği nokta kayda alındığında “Batının doğusu” bile değil, “Doğu ili” Kastamonu, hatta “Doğunun doğusu”.

Dikkat buyurun TÜİK’in “Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025” araştırmasına…
“25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025 yılında en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.”

Kastamonu’nun “ortalama eğitim süresi” liginde “küme düşmüş” halini görüyorsunuz…
81 illi ligde 80’inci.
Türkiye’nin ortalama eğitim süresi “en düşük” il olma yarışında Van ile yarışıyor Kastamonu…
Ha gayret!
TÜİK’in aynı başlıklı “2022” yılı araştırmasında “25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2022 yılında en yüksek olduğu il 10,6 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,2 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Van, Muş ve Kastamonu izledi” tablosu vardı…
Kastamonu’nun 2022’deki sonunculuktan 2025’te sondan bir önceki sırasına çıkmasının hikmeti sebebi büyük olasılık “pandemi” olsa gerek.

Kastamonu(lu)nun kafası “eğitimde” değil çünkü…
Talebi asla “eğitim” değil.)
(Kastamonu’nun eğitim havuzundaki “359 bin 519” nüfusunun “2024-2025” dönemi itibarı ile yüzde 3.70’i “okumaz yazmaz”, yüzde 9.09’u okul bitirmemesine rağmen “okuryazar”, yüzde 28.73’ü “ilkokul mezunu”…
Yüzde 41.52’lik dilim “ortaöğretim” hattını bırakın “ortaokul” eğitimine ulaşamamış halde.
“Cinsiyete göre ortalama eğitim süresinin en yüksek ve en düşük olduğu beş il, 2025” klasmanında da Kastamonu’nun hali pür melal…
Iğdır ve Şanlıurfa’nın ardından 81 il içinde sondan üçüncü.
Elbette kusur direkt olarak “kırsal yerleşim” varlığına bağlanacak ve eller bele konulacak…
Köylere cümle ağızdan “yol” talep ederken yanında “eğitim” (de) talep etmemenin faturasını görüyor musunuz?
Devamında da “göç” olgusu…
Kastamonu’nun önceki yıllarına gitmektense en yakın 1990’lı yıllardaki göç dalgasının gelişini süzemeyen Kastamonu(lu) aklının faturasıdır günümüzdeki “Doğulu” Kastamonu.
Eğitimle el bulmuş üretim/imalat ve sosyal gelişim üzerine tek kelam talepte bulunmamak hastalığı münzevi imiş Kastamonu’da…
21’inci yüzyılın ilk çeyreği bitti aynı kafa tedavülde.)
(Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi Mayıs 2027…
Kastamonu aradaki bir yıllık süreyi ne oranda pozitif kullanır?
TÜİK’in mevcut bu araştırmasının ilin kamu ve sivil otoritelerinin dikkatini milyonda bir oranında dahi celp ettiğine ihtimal vermiyorum...
Kastamonu’nun “eğitim” alanında niçin “Doğu” ili olduğuna az bir kederlenmenin berisinde meraklanan var mı ola koskoca Kastamonu’da?
Kamu ve sivil otoritelerin aksine eğitim seferberi yurttaş…
Ancak tabana yayılmayan “yönetim kurumsallaşması” olmadığı için Kastamonu’da ne hazin ki, yurttaşın sesi duyulmuyor, hissedilmiyor dahi.
Kastamonu’nun kamu ve sivil kurumları “pop” tahayyül içinde yitmiş halde…
Ne aşılması gereken sıradağın ön yüzünü ne de son yüzünü görmeye ehliyetli.)

Next