Evvel vakit Kastamonu’sunun “devlet hastanesi” ve “SSK” havasını Ankara’daki bir “devlet hastanesi” sayesinde bu devirde soludum…
Derde derman “deja vu”.
Varsın ekseriyet Başkent’in kah üniversite kah “şehir” veya özel hastanelerine kurban oladura cümbür ahali, maziden bir plak koydum pikaba, kulağımın pası silindi…
İndim gittim zaman sarkacıyla gerisingeriye.
Ciğerlerim açıldı…
Yüzüme kan geldi.
“Taş plak” letafeti…
Görüntüsü, sıcaklığı, samimiyeti.
Gediği ile…
Artısı ile.

Hastane dediğin “hastane” gibi olur, içindeki restoranları ve envai marketleri ile “fifti AVM” görünümlü hastane modellerinden nasıl bir gına gelmiş ki ihtiyaç için binanın bahçesindeki derme çatma büfeye gidip gelmek bile ne hoş, az katlı biblo binalar arasında mekik dokumak keza…
Yeraltında katlı otoparkı olmayan binaya “hastane” derim ben.
Dar koridorlar da hastanenin şanındandır vakti geçmiş mobilyalar da…
Burun direğini sızlatan tentürdiyot kokusu.
“Asistan” nüfusunun seyrek olduğu hatta hiç olmadığı hastaneler tam benlik…
Hekimin gözünün içine bakabilmek ne bahtiyarlık.
(Aslında sıkıntılı başladı ilk adım “sistem yok” arızasından dolayı, sıradaki bir kadının sıranın uzunluğunu videoya kaydetmesi ikinci arızaya meydan verdi, belli ki sosyal medya taarruzuna mevzi kazıyordu…
Hak arayışı mı algı operasyonu mu?
Hak ararken izinsiz görüntü kaydı alınan yurttaşların hakkı nerede?...
Hak mücadelesinin ülkemizde geldiği nokta bu ne yazık ki.
İsminin etimolojinden çıkardığım kadarıyla seçtiğim hekim İranlıydı…
Ne yalan söyleyeyim “Türkçesi” benden iyi, “K” harfini “G” telaffuz etmiyor en azından, içimden İran sinemasını konuşmak geçti ama ikimizin de ortak göz hastalığından mevzu açması zamanı daralttı, gözü için tavsiyede bulundum, tutar veya tutmaz kendi bileceği iş.
Aslında diğer Ortadoğulu hekim ile arasında epey bir tercih sıkıntısı yaşadım randevu oluştururken…
İsimlerinin kulağımda bıraktığı tınının lezzetine göre kararımı verdim açıkçası.
“Yabancı hekimler neden Türkiye’de kamusal görev yapıyor?” eleştirisine geldik mi geldik?...
Türk hekimler neden Avrupa’da ve sair?
Türkiye’de Alman ya da ne bileyim İngiliz hekime muayene olsa kimsenin sesi çıkmaz büyük olasılık…
Ortadoğulular mevzubahis olunca kıyametin biri bin para.
Tahlil ve sonraki randevu tarihlerine kadar tıkır tıkır yürüdü süreç…
10 üzerinden 11.
Ameliyat dahi olsa sonu…
Soyunduğum yerde giyinirim.
Hastane arsızı olmuşum nasılsa…
Cebimde bulunsun bir ameliyat da vatanımın devlet hastanesinden.
(Hastane kalibrasyonu malum olduğu üzere “iki” klasmanlı ülkemizde…
Devlet hastanelerini kapsayan “ikinci basamak” ve “eğitim-araştırma” ile “üniversite” hastanelerini bünyesinde toplayan “üçüncü basamak”.
Misal…
Evvelin Kastamonu Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi ve SSK Hastanesi “ikinci basamak” iken yerlerine istihdam edilen Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ise “üçüncü basamak”.

Ankara’daki “ikinci basamak” (devlet hastanesi) sayısı “23”…
“29 Mayıs Devlet Hastanesi, Akyurt Devlet Hastanesi, Ayaş Şehit Mehmet Çifci Devlet Hastanesi, Bala İlçe Devlet Hastanesi, Beştepe Devlet Hastanesi, Beypazarı Devlet Hastanesi, Beytepe Şehit Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi, Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi, Çubuk Halil Şıvgın Devlet Hastanesi, Elmadağ Dr. Hulusi Alataş Devlet Hastanesi, Etimesgut Şehit Sait Ertürk Devlet Hastanesi, Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi, Gölbaşı Şehit Ahmet Özsoy Devlet Hastanesi, Güdül İlçe Devlet Hastanesi, Haymana Devlet Hastanesi, KahramanKazan Devlet Hastanesi, Kalecik İlçe Devlet Hastanesi, Kızılcahamam Devlet Hastanesi, Mamak Devlet Hastanesi, Nallıhan Devlet Hastanesi, Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi, Pursaklar Devlet Hastanesi, Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi.”
Bu hastanelerden birini seçtim…
İncilerim dökülmedi.
Umutlu girdim…
Mutlu çıktım.)
(Kastamonu’da 18 “devlet hastanesi” var…
Ankara’dan “5” eksik.
Kastamonu’daki “ikinci basamak” (devlet hastaneleri)…
“İnebolu Devlet Hastanesi, Taşköprü Devlet Hastanesi, Tosya Devlet Hastanesi, Araç İlçe Devlet Hastanesi, Azdavay İlçe Devlet Hastanesi, Bozkurt İlçe Devlet Hastanesi, Cide Devlet Hastanesi, Daday İlçe Devlet Hastanesi, Devrekani İlçe Devlet Hastanesi, Abana İlçe Devlet Hastanesi, Çatalzeytin İlçe Devlet Hastanesi, İhsangazi İlçe Devlet Hastanesi, Küre İlçe Devlet Hastanesi, Doğanyurt İlçe Devlet Hastanesi, Hanönü İlçe Devlet Hastanesi, Pınarbaşı İlçe Devlet Hastanesi, Şenpazar İlçe Devlet Hastanesi.”
Kastamonu 2 ilçesinde devlet hastanesi yok…
“Ağlı” ve “Seydiler”.
Ankara’daki “devlet hastaneleri” zerre randevu sıkıntısı yaşatmıyor deneyen bilir…
Elbette Kastamonu’daki devlet hastanelerine göre “hekim varlığı” daha gelişkinAnkara’dakilerin.
İlçelerden il merkezindeki “eğitim ve araştırma” hastanesine hasta ithali olduğu gibi pekala kimi branşlarda da Kastamonu şehrinden ilin diğer ilçelerindeki devlet hastanelerine hasta ihracı olabilir…
Olmalı da.
Yer yer oluyor da…
Ki Taşköprü Devlet Hastanesi deneyimim var hem de aynı günkü randevuyla.
Toplumun “devlet hastanesi” algısı üzerine düşünmesi lazım kamu ehlinin…
Yeniden ele alınmasında fayda var.)
Next