Bir “nisan ayı” daha geçiyor yaşamımızdan. Güneş altın saçlarını ahşap yapılarla güzelleşen kentin üstüne dökerken, gökyüzü bulutlanıyor. Yağmur damlaları tarihi kenti yıkarken, gökyüzü şimşekler ile aydınlanıyor.

Mi̇ne Özgür Köşe (2).Jpg (1)
Hava; Kastamonu turizminin bir türlü açmayan güneşi gibi, parçalı bulutlu durumuyla kente eşlik ediyor.
“Yürürsen yakındır, bakarsan uzak” demiş şair. Uzağa bakıp hayıflanmak yerine yürüyerek yakın etme çabasında olursak; bizden sonraki kuşaklar, o ruhu hissederek geleceğe taşırlar.
Turizmde söz sahibi olma konusunda beklenen yere gelmek için, yerel dinamiklere çok iş düşüyor.
Bürokratlarla birlikte, sivil toplum örgütlerinin, turizm ile ilgilenenlerin ve tüm halkın yürekten sahiplenmesi ve emek vermesi gerekiyor.
Turizmde başarılı olmak için; konuklara bir sıkıntı yaşatmamak için, hizmet kalitesi standartlarını eksiksiz uygulamak da lazım. Kentin alt yapısının yanı sıra, şoföründen berberine, garsonundan yöneticisine, kat görevlisinden işletme sahibine bilgiye, eğitime açık olması, işine gönülden bağlı olması gerekiyor. Sorunların tespit edildiği, konuşulabildiği tartışıldığı meslek örgütleri ve bu konuda destek olanlar çok önemli.

Mine Özgür Köşe Yazısı 7 Nisan (3)
Beş bin yılın anılarını biriktirmiş Kastamonu, geçmişin hatıraları ve geleceğin hayallerini taşıyor. Anadolu’da var olmuş nice uygarlıkların, kültürlerin topraklarımızda kat kat birikerek günümüze kadar gelen zenginliği; kentin değerlerine katkıda bulunuyor.
Etnografya, Arkeoloji, Kent Tarihi ve Şapka Müzelerindeki eserlerle, sergilenen görsellerle, ayağa kaldırılmış medreseleriyle, külliyeleriyle, korunmuş camileriyle, yaşayan konaklarıyla betonun soğuk yüzüne uzak, sıcacık bir yuva gibi bu şehir.
Gözlerini kapatıp iç sesini dinleyenler, çocukluk evlerini bulmanın sevincini yaşıyorlar. Ahşap yapılara sinmiş ağaç kokusunu, geçmişten süzülen anıların izlerini taşıyan, büyük ailelerin tadını duyumsatan Kastamonu’da kent dokusu öne çıkıyor.

Mine Özgür Köşe Yazısı 7 Nisan (5)
Betonlaşmanın gölgesinde kalan metropollerde, yalnızca yeşil alan değil, insanın payına düşen gökyüzü de küçülüyor. Binaların arasından gözünüze ilişen minik maviliklerle yetinmek yerine, burada uçsuz bucaksız gökyüzünde bulutların dansını izlemek ruhu özgür kılıyor.
Üretimden uzaklaşıp, tümüyle tüketime yönelen, betona boyanan kentlerden farklı, Dünya düzenindeki savruluştan daha az etkilenmeyi başaran Kastamonu ile ilgili söyleyecek çok söz var. Yaşlı ama yorgun değil bu kent. Göz ucuyla bakıp geçmek, soluk soluğa gezmek haksızlık olur.

Mine Özgür Köşe Yazısı 7 Nisan (4)
Birbirinden farklı, özgün 19 ilçesi ile Kastamonu’da yollar bazen aşı boyalı İnebolu evlerine doğru gidiyor. Karadeniz’in koyu mavisiyle, ormanların muhteşem yeşili birbirine değiyor. Bazen de dağlara, yaylalara koşan yollar, kimi yerde kanyona, mağaraya açılıyor.
Kastamonu, hırçın denizinden fışkıran balık bereketi ile kızılcık, kuşburnu, böğürtlen, salep, kestane, ceviz meyvelerini barındıran ormanları, şelaleler ile taçlanıyor.

Mi̇ne Özgür Köşe (1).Jpg (1)
Barındırdığı yaşam ile birlikte orman havasının tazeliği; yaşam sevincini, yüreklerdeki umutları çoğaltıyor. Nadir ve endemik bitkiler ile türü tükenmekte olan yaban hayvanlarını barındıran ormanlarıyla, Dünya Doğa’yı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Avrupa’da korunması gereken en sıcak 20 nokta arasında gösterilen Küre
Dağları Milli Parkı ve kış turizminde önemli bir yere sahip olan Ilgaz Dağı doğa sporları tutkunlarına kucak açıyor.

Mi̇ne Özgür Köşe (4).Jpg (1)
Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşınan İstiklal Yolu, Şerife Bacı, Halime Çavuş ve nice isimsiz kahramanın izlerini taşıyor. Zamanın yavaş aktığı, kimsenin de zamanı kovalamadığı Kastamonu; arzu edenlere huzurlu bir tatil sunarken, adrenalin tutkunlarını da doğa sporları ile macera dolu yanıyla selamlıyor. Her kes için, her mevsim gitmek için bir sebep var, Kastamonu’ya.
Bağrından sular akan, su değirmenlerinde buğday öğüten ilçeleri, 135 km sahili olan kent; deniz, kumsal birlikteliğinde yapılan tatillerin yanı sıra kayak ve at binmenin de yer aldığı doğa sporları, tarihi derinliği, camileri, külliyeleri, yatırları ile din turizmi açısından bütünsel bir güzelliğe sahip.

Mine Özgür Köşe Yazısı 7 Nisan (6)
Unutmamak gerekir ki, bugün yaşadıklarımızın ipuçları dündedir. Bizim izlerimiz de yarınlarda olursa ne mutlu. Bu umudu öncelikle kendi, daha sonra da yakınlarımızın yüreğine tutundurmalıyız.

Mi̇ne Özgür Köşe (3).Jpg (1)
Deniz, yayla, mağara, kış, inanç, kültür, eko turizm, dinlence ve macera turizmine birlikte kucak açan kentimizin, yöremizin hatta bölgemizin turizm geleceğini de bu farkındalık ile inşa etmeyi sürdürmek çok değerli.
Bu kadim şehir; sesini kaybetmemeli, durup bakmak yerine yürüyüp uzakları yakın etmeli.

Mine Özgür Köşe Yazısı 7 Nisan (2)
NOT: Kastamonu Valiliği himayelerinde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından “Akran Nezaketi Paneli” gerçekleştirilmesi çok değerli. Şehir dışında olduğum için izleyemesem de, basından takip ettim “Bir Dolmuş, İki Çocuk… Akran Zorbalığına Dair” başlıklı, 11 Şubat 2026 tarihli yazımda da yer verdiğim toplumsal açıdan yüreğimi acıtan konular bu panelde çok güzel irdelenmiş.


Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar'ın; "Biz, birbirimize iyi olalım. Çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler, önemli." Değerlendirmesi öğrenci, veli ve öğretmenler için çok değerli.
Tüm emeği geçenlere teşekkürlerimle…