İLİ KASTAMONU
İLÇESİ DEVREKANİ
YERİ HİCAZ
Ahmet Hamdi Efeni, Devrekani İlçe Merkezine bağlı Elmalı Tekke Köyünde doğmuştur. Eğitimine bu köyde başlayıp, İnebolu Sibyan mektebinde devam etmiştir.
Daha sonra İstanbul’a gitmiş ve burada, Ayasofya Camii İmamı olan, Abdül Reşit Efendi Hazretlerinden ders almıştır.
Abdül Reşit Efendi Hazretlerinden İcazet, yani Diploma aldıktan kısa bir süre sonra da, Miladi 1906 yılında, İnebolu İlçe Merkezine müftü olarak atanmıştır.
İnebolu’da, Müftülük yaptığı sırada ise, Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Kurucuları arasında yer almış olan Ahmet Hamdi Efendi, bu cemiyetin de başkanlığını yapmıştır.
Ahmet Hamdi Efendi, Müftülüğü sırasında, Vatanın kurtuluşuna yönelik vaaz ve sohbetleri ile de tanınmış olan, ileri görüşlü ve alim bir zat olarak da, İnebolu Halkının gönlünü kazanmış olan bir zat olarak kendini tanıtmış ve sevgi ile saygı da görmüştür.
Birinci Dünya Savaşı sırasında ise, bir çok askerin savaşa katılmasında onlara dualar etmiş ve onların da moral kaynağı olmuştur.
Kurtuluş Savaşı yıllarında ise, İnebolu’ya deniz yolu ile gelen Cephane ve İaşe malzemelerinin, Ankara’ya taşınmasında hem manen hem de fiziken, bizzat görev almıştır.
Yunan savaş gemilerinin, İnebolu’yu top ateşine tuttuğu sırada da, İnebolu halkının moralini yüksek tutmaya çalışmış olan Ahmet Hamdi Efendi, eli silah tutan herkesin cepheye koşmasında da büyük emekler sarf etmiştir.
İnebolulu kadınların, yaşlıların ve çocukları, İnebolu’ya gelen cephane ve İaşenin, denk kayıkları ile karaya çıkartıldıktan sonra da, Yar Dibi denilen yeden, iç kısımlara doğru hızla sevk edilmesinde de fiilen görevler almıştır.
Bu sırada da, coşkulu ve heyecanlı konuşmalar yapmış ve halkın moral gücünün de yüksek tutulmasında katkılar sağlamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında İnebolu’ya geldiği sırada, onu karşılayanlar arasında da yer alan Ahmet Hamdi Efendi, kılık kıyafet inkılabı sırasında da, Atatürk’ün, İnebolu’da ilk defa giydiği Şapka, Yani Sepuş’u da halk ile birlikte giymiş olan şahsiyetlerden bir tanesidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kılık kıyafet inkılabı ile ilgili olarak, İnebolu nutkunu, baştan sona dinlemiş olan Ahmet Hamdi Efendi, bu kıyafetin de dinen bir sakıncası olmadığına dair vaazlar de vermiştir.
1928 yılında, hac vazifesini yapmak üzere Hicaz’a giden Ahmet Hamdi Efendi, Hac vazifesini tamamladıktan kısa bir süre sonra da, burada vefat etmiştir.
Hicaz’da, ebedi mekanına uğurlanan Ahmet Hamdi Efeni ile ilgili olarak, günümüzde, bilimsel bir çalışma da henüz yapılmamıştır.
Ahmet Hamdi Efendi, Müftülük makamında ve vaazı sırasında başındaki sarık ile görev yaparken, diğer zamanlarda Atatürk’ün İnebolu’da giydiği kıyafete benzer bir kıyafetine, halkın arasında gezip dolaşması ile de bilinen bir zattır.
Ahmet Hamdi Efeni Hazretlerinin kabri Mekke şehrindedir. Cennet- Ül Mualla Kabristanlığındaki Kabrinin yeri hakkında da elimizde fazla bir bilgi yoktur.
Bana düşen görev, Ahmet Hamdi Efendi Hazretlerinin, mekanı cennet, ruhu şad olsun demektir.