Bazı insanlar gözleriyle görür, bazıları ise yüreğiyle… O akşam sahnede perde açıldığında, aslında yalnızca bir tiyatro oyunu başlamadı; hayatın içinden gelen sabrın, mücadelenin ve insanın insana tuttuğu aynanın hikâyesi de görünür oldu.
Hiç kimse diğerinden değersiz değildir… Hiç kimsenin de bir diğerine böyle hissettirmeye hakkı yoktur… Unutmayalım ki, hepimiz bir gün engelli olabiliriz.
Bakmak ile görmek arasındaki farkın en güzel örneklerden birini izledik. Görme engelli gönüllerin bakış açısıyla, yüreklerinin görüşüyle sahneledikleri oyun ile bizleri kucakladılar.

Kastamonu Görme Engelliler Derneği (KAGED) ile Kastamonu Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’nun, üstatlara saygı temasıyla hazırladığı “Bu Gözler Neler Gördü” adlı tiyatro oyunu, Kastamonu Belediyesi Nikah ve Konferan Salonu’nda izleyicilerle buluştu.
Beyin tümörü, Behçet hastalığı, kaza gibi çeşitli nedenlerle doğuştan ya da sonradan görme kaybı yaşamış olan çalışkan, azimli, üretken pırıl pırıl insanları bu kez sahnede izledik. Oyunculukları doğal, öz güvenleri tamdı, alkışlar hiç dinmedi
Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş, Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanı Kadir Yalçın, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Av. Akif Güzel, Anahtar Parti İl Başkan Yardımcısı Muzaffer Kuyucu, AK Parti Kastamonu Kadın Kolları Başkanı Gülsüme Köylü, CHP Kadın Kolları Başkanı Leyla Fatma Güney ve derneğe büyük destek veren dernek muhasebesi görevini üstlenen Satranç İl Temsilcisi, öğretmen Hilmi Böcek izleyiciler arasında yer aldılar.
Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, erişilebilirliğin önemini vurgulayarak başladığı konuşmasına, engellilik alanında yapılan çalışmalardan söz ederek devam ederken, şunlara dikkat çekti:
"Engellilikle ilgili hukuki altyapılar oluşturulmuş olsa da şehirlerimizde gerek sokaklarımızda, gerek kamu binalarımızda, içinde bulunduğumuz mekan da dahil olmak üzere hala eksiklikler var. Ama bütün bu engellere rağmen arkadaşlarımız yılmadan, bıkmadan, usanmadan gösterdikleri çabalarla çok güzel işlere imza atıyorlar. Biz de kendilerine destek vermek için var gücümüzle çalışacağız. Kendilerine bu hafta ve bu akşam göstermiş oldukları etkinlikler için teşekkür ediyoruz "

Program, Kastamonu Görme Engelliler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Necati Korkmazer’in sahneye yansıtılan görüntüsüyle başladı. Yazdığı ve birlikte sahneledikleri ‘Buz Dağı’ isimli tiyatro oyununun yanı sıra bir de kitap kaleme almış olan Korkmazer, şu konulara dikkat çekti:
“2021 yılında Kastamonu Görme Engelliler Derneği içinde tiyatro grubunu kurduk, o günden bu yana tiyatro çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evden dışarı çıkamayan arkadaşlarımız sahneye çıkabilir hale geldi. Bugünkü oyunumuzda 7 görme engelli arkadaşımız ve 3 üniversite öğrencimiz olmak üzere 10 kişilik bir ekiple sahneye çıkacağız.
Sizin gören gözleriniz mi daha güçlü, benim gören yüreğim mi? Direnebildiğin kadar güçlüsün. Direnebildiğin kadar ayaktasın.
Kendinizi bizden üstün görmeyin. Görebilmek, seni benden üstün kılmaz” sözleriyle kalplere dokunurken, yaşam dersi verdi.
Kastamonu Görme Engelliler Derneği Başkanı Cahit Kuşoğlu ise 364 gün unutulup, 365. Gün hatırlanıp, 366. Gün tekrar unutulmak istemediklerini ifade etti. Buna dikkat çekmek için de 3 Aralık Engelliler Günü yerine, ‘Biz bize biz deriz. Siz de bize biz deyin’ sloganıyla 4 Aralık 2021’de empati günü yaptıklarını hatırlattı. 2021 yılından bu yana tiyatro çalışmaları yürüttüklerini, bu kez 5. tiyatro oyunlarını sahneye koyduklarını anlatan Kuşoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Yaptığımız tiyatro, farkındalık açısından çok önemli. Hem diğer görme engelli arkadaşlara örnek olabilir, hem de maddi açıdan derneği ayakta tutmaya faydası olur. Ayrıca engelsiz bir vatandaşın da başına bir olay geldiğinde nasıl baş edebileceği, yaşam sevincini kaybetmeden nasıl devam edebileceği konusunda yol göstermek, örnek olmak istedik. Bir uzvumuzu kaybetmiş olabiliriz ama bunun bir şeyler yapabilmeye bir engel olduğunu düşünmüyoruz. Sadece sanat yapmak değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık da oluşturmak istiyoruz.
‘Buz Dağı’ isimli tiyatro oyunu arkadaşımız Necati Korkmazer’in yazdığı bir eserdi. Sonrasında sahnelediğimiz 3 oyun; yaşadığımız, dernekte konuştuğumuz olaylardan oluşuyordu, doğaçlama da yapıyorduk. İlgi çok güzel, geri dönüşümler çok iyi.
Bu gün de 2 usta sanatçı Nejat Uygur ve Metin Akpınar’ın oyunlarından uyarladığımız ‘Bu Gözler Neler Gördü’ ile karşınızdayız.
Kastamonu Üniversitesi Tiyatro Topluluğu oyunumuza katkı sunarken, Başkanları Aslı Kaya hem yönetmen hem oyuncu olarak bizi destekledi. Kastamonu Belediyesi bu salonda oyunu sergilememizi ve oyuncularımızın ulaşımını sağladı. Teşekkür ediyoruz.”
Ve sonra sahne, hayatın yükünü mizahla hafifleten insanların sıcaklığıyla doldu. Çünkü kimi zaman en güçlü insanlar, acısını gülümseyerek taşıyanlardır.
Birinci bölümde Nejat Uygur’un parodileriyle başlarken, 2 üniversite (Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ve Sosyal Hizmetler bölümü) mezunu Merve Baltacı’yı hemşire, Avukat Nihat Bozok’u ise Doktor rolünde izledik. Hasta olarak sahneye giriş yapan Ahmet Kökmen güzel sesiyle söylediği şarkılarla beğeni aldı. İkinci hasta rolündeki Ahmet Karaoğlu’nun ise oyun havasındaki başarılı performansı izleyicilerin bol alkışıyla karşılık buldu.
İkinci bölümde Dernek Başkanı Cahit Kuşoğlu evin babasını, Kastamonu Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Başkanı ve bu oyunun yönetmeni Aslı Kaya anneyi, Merve Baltacı ise kızlarını canlandırdı. Yönetim Kurulu Üyesi Necati Korkmazer misafir gelen aile babası, doğuştan görme engelli olmasına rağmen, kendi yaşamında ince işçilikli kazaklar, yelekler ören 72 yaşındaki Müzeyyen Karakoca anne ve Kastamonu Üniversitesi öğrencisi Eren Karaca ise oğulları olarak rol aldı.
Sahneye oyuncuların çıkması veya dekor değişimi gibi konularda yine Kastamonu Üniversitesi öğrencisi Ali Rıza Zakarya yardımcı oldu. Salonda zaman zaman kahkahalar yükseldi, zaman zaman derin bir sessizlik oldu. Çünkü bazı cümleler yalnızca kulağa değil, insanın vicdanına da dokunuyordu.
Profesyonel sanatçıları izlediğimizi düşündürecek derece oyuncular rahat, oyunculuklar çok başarılıydı.
Kahkahalarla, müziklere tutulan tempolarla neşeli geçen gecede, Nejat Uygur ve Metin Akpınar’a özgü hicivli şarkılar da destek aldı.
Ankara’nın Taşına Bak, Emekli’nin Göz Yaşına Bak” ve “Hani de Benim %15 Zamlarım” gibi şarkılara izleyiciler alkışlarla eşlik ettiler. Yanlış anlaşılmalarla örülü durum komedisi oyunlar aynı zamanda müzikal tadında ilerledi.
Engelsiz görünen ama yaşama sevinci engeline takılmışlara ders verdiler. Üreterek, birlik olarak neler başarılabildiklerini gösterdiler. O gece sahnede alkışlanan yalnızca bir tiyatro oyunu değil, vazgeçmeyen insanların hayata karşı dimdik duran iradesiydi
Kastamonu Görme Engelliler Derneği Başkanı Cahit Kuşoğlu rahatsız oldukları bir konuyu da şu sözlerle dile getirdi
“Dernek olarak muzdarip olduğumuz bir konu var. Derneğin adına para toplayan kişiler var. Kuruluşumuzdan beri biz, elimize makbuz alıp, ev ev, sokak sokak gezmedik. Bizim adımızı verip, böyle davrananlara kesinlikle itibar etmeyin.”
Sözü, çok sevdiğini söylediği bir şiirle tamamlıyor Kuşoğlu:
“Yüzde ısrar etme, 90 da olur.
İnsan dediğinde, noksan da olur.
Sakın büyüklenme, elde neler var,
Bir ben varım deme, yoksan da olur.
Hatasız dost arayan dosttan da olur.”
(Mevlana Celaleddin-i Rumi)
İnsan bazen bir salondan yalnızca bir oyun izlemiş olarak çıkmaz. O gece birçok kişi, eksikliğin bedende değil; sevgisizlikte, empatisizlikte ve önyargıda başladığını düşünerek ayrıldı salondan. Çünkü insan dediğin gerçekten de noksan olur… Ama birbirini anlayabildiği ölçüde tamamlar.
Kişiyi güçlü yapan, kusursuz olması değil; eksildiği yerden yeniden ayağa kalkabilmesiydi… Ve bazen gören gözlerden daha ileriyi, yalnızca kalbiyle bakabilenler görebiliyordu….