Bir sonbahar da son güz de, Kastamonu’dan çıkmışım yola. Ağır ağır gidiyorum komşu kapısı Karabük tarafına.
Uzanıp radyoyu açıyorum, TRT Nağme de ince saz çalıyor.
Buraları bilmiyor değilim, uzun zamandır gele gide komşu kapısı yaptık. Yol da yolcu da aşinadır Demir-çelik diyarı Cumhuriyet şehrine.
Burası Karabük; Trenler için yolun sonu ve
Kastamonu’dan “İstanbul’a” gidenlerin son kez arkalarına baktıkları gurbetin kapısı, Gurbetten Sılaya dönenlerin ise artık memleketteyiz dedikleri ilk tanıdık toprakların adıdır.
Komşumuzdur, uzak diyarlarda karşılaştığımızda “toprağım” diyerek sarıldığımız hemşerimizdir.

Nice oldu? “Yenice” oldu…
Karabük-Yenice yolunda ilerliyoruz, aslında bir tünelden çıkıp diğerine giriyoruz. Tünel tünel üstüne hepsinden bir bir geçiyoruz.
En sonunda Yenice görünüyor.
Gün batmak üzere ışık çok değerli en kısa yoldan meşhur Ihlamur Terasa bungalovların oraya çıkmak istiyorum.
Ama bu o kadar kolay olmuyor.
Filyosun kenarından tepeye kadar öyle bir yol var ki giderken bir türlü bitmese de yukarıdan bakınca müthiş güzel bir yol olduğunun farkına varıyorsunuz.

Aceleyle aracı park edip, günün son ışıklarının aydınlattığı o güzelim tesisi çekmeye başlıyorum.
Terastan gördüğüm manzara bir harika.

Burasının hikâyesi de ilginç; rivayet edilir ki;
Rivayete göre, 1461'de Fatih Sultan Mehmet burayı Cenevizlilerden aldığında komutanlarına ‘Nice oldu?’ diye sormuş. ‘Yenice alındı’ demişler. İlçenin adının buradan geldiği anlatılır. Ne kadar doğru bilinmez ama halk böyle anlatmayı seviyor.”

Komşumuz dedik ya Kastamonu’ya benzeyen çok yeri var. Burası da bir orman denizinde bir ada. Devasa ve zengin biyolojik çeşitliliğe sahip blok ormanlarla kaplı, "doğa harikası" ve gerçek bir oksijen deposu olan sakin bir şehir.
Şehrin yamacında Yenice Belediyesi’ne ait her taraftan görünen ahşap bir tesisi var. Ihlamur ağaçları arasında, 70 dönümlük geniş bir arazi üzerine kurulan mükemmel Sosyal Tesis.
Dünyada koruma altına alınan 100 sıcak noktadan biri. Ormanlarıyla, vadileriyle, yürüyüş rotaları ve tertemiz havasıyla Türkiye’nin doğa cennetlerinden biri.
Şeker kanyonunda inşaat var ve çalışanlarla çay içmek…
Yenice’de ne yapılır diye sorduğumuzda ilk olarak Şeker Kanyonunu mutlaka gör diyenler çoğunluktaydı. Biz de günü Ihlamur Terasın ahşap bungalovlarının konforunda geçirdikten sonra gün doğmadan kalkıp bülbüllerin seher vakti konserini dinledikten sonra yola çıktık.
Tarif kolay, tabelalar yön gösteriyor. Ana yoldan ayrılıp birkaç km sonra birden yol bitiyor. Kanyon nerede derken yoğun bir inşaat çalışması görüyoruz.
İş Makinelerinin biri gelip diğeri gidiyor.
Şantiye çadırı önünde çay molasındaki işçilerin yanına doğru gidiyorum.
Selam verip;
-nediyonuz ağalar kolaylıklar diliyorum, hele bi söyleyin bakalım ne zaman bitiyor bu işler?
Aralarından ekip başı olduğunu tahmin ettiğim biri cevap veriyor,
-Hoş gelmişen gurban, buyur bir çayımızı içesin, işleri soruyorsan önce Allah bilir, yağmur, yağış olmazsa 1 aya biter çalışmalar.
Eyvallah diyerek çöküyorum yanlarına semaverden ince belli bardağa çay dolduruyor,
-Şeker katıyon mu?
-Hayır, ustam ben çayıma şeker kanyonunu ve tatlı muhabbetinizi katmışım yeterli diyorum.
Onlar bana, ben onlara soruyorum, “-Nerdensiniz?”
Çoğunlukla Diyarbakır, Bingöl cevabı geliyor.
Ben de Kastamonuluyum diyerek yeni bir sohbet açıyoruz. Çay molası da, semaverde demlenen çayda bitiyor.
Ustaların işi önemli, zaman değerli, kazanılan ekmek parası illa ki helal edilmeli. Çayı biten kalkıp işine devam ediyor.
Ben de onlara veda edip yol üstündeki Yenice evinin yolunu tutuyorum.
Şeker Kanyonu bundan birkaç yıl öncesine kadar buraların en güzel mesire alanı, yürüyüş rotalarından biriymiş. Hayvan ve doğa müzesi bile yapılmış. Fakat geçen yıllarda gelen sel burayı komple dağıtmış. Şimdilerde yeniden hizmete girmesi için çalışılıyormuş.
Yenice evine gitmek istiyoruz, dere kenarındayız karşı kıyıda ahşaptan güzel bir yapı görünüyor. Ama ulaşım yok. Tek yol asma bir köprü.
Tam aradığım şey, körün istediği bir göz diyerek çıkıyorum köprüye.
Hoplaya zıplaya neşeyle geçiyorum karşıya.
Burada da tamirat tadilat tam gaz devam ediyor. Tesisin sorumlusu Yenice Belediyesinden Turgay Bey bizi çok misafirperver bir şekilde karşılayıp çalışmalar hakkında bilgi veriyor.
-Yaklaşık 1 ay sonrasında burasını bambaşka bir yer olarak göreceksiniz. Eski hallerini hatırlayanlar anılarını tazeleyecekler. Burası yine o muhteşem günlerine dönecek. Belediyemiz bu konuda tüm imkânlarıyla çalışıyor diyor.
…
Komşu komşunun turistine muhtaç mıdır?

"Muhtaçtır, çünkü komşunun turisti aslında bizim de misafirimizdir"
Yenice Karabük’e 30 km. Safranbolu desen bir adım ötede.
Madem komşuya misafirliğe gittik, eli boş gidilmez ki,
Aldık elimize buranın güzel görüntüleriyle dolu hafıza kartlarını, çaldık Yenice’nin kapısını,
Sordular hele komşular hoş gelmişsiniz, “Nice oldu?”
“Yenice “ oldu diyerek uzattık çektiğimiz en yeni “Yenice” fotolarını.

