Şehri Kastamonu’nun kadim yerleşimi “Gökdere”, Kastamonu Kalesi eteğinde “halk mahallesi”, günümüzde “Kastamonulu kimdir?” sorusunun ilk cevabı “Gökderelilerdir”…

Gelenekselliğin yitmediği mekan.

İlk vakitlerden beri kültürel sürekliliğini araya “pop” ögeler almadan sürdürüyor “Gökdere”…

Yemeklerini şahit tutarım.

“Çöz” misal…

Modernlerin deyimi ile “kokoreç”.

Yıllardır o kadar “Kastamonu Mutfağı” konuşulur/yazılır işkembeyi kübradan sallamasyon…

“Çöz” yoktur kelimede/sözde.

Neden yoktur?...

Fiyakayı mı bozar?

“Çöz”…

Geleneksel Kastamonu yemeğidir.

Gökdereli yurttaşların Kastamonu’ya hediyesidir…

“Gök” ile “dere” arasındadır mekanları.

Mustafa Afacan Köşe (4)-57

(“Gökdere Çözü” nasıl yapılır?...

Erbabı Honsalar Muhtarı Ramazan Boyacı’dan “Çöz” tarifi.

Kuzu ya da düve bağırsağı…

İkisi de makbul.

Bağırsağın evvela “kaba” temizliği yapıla…

Ilık suya konula ve kısık ateşte 45 dakika pişirile, maksat bakteriler kırıla ve olabildiğince yumuşaya, “kulak memesi” haline geldiğinde tencereden kevgire alına ki suyu süzüle ve harlı ateşe hazır ola.

Mustafa Afacan Köşe (1)-104

O günün iştahına bağlı…

Ya ızgara ya sac kavurma.

Baharatları üstüne eklenir yenirken…

Karabiber, pul biber, kekik.

Kimyon istemez…

Kalabalığa gerek yok.

Izgarada ise çöz…

Tam ekmeğe döşenir.

Sacda ise…

Baş, işaret, orta parmak bükümünde serme ile götürülür.

Çatal asla…

Çöze çatal vurulmaz.)

Mustafa Afacan Köşe (3)-71

Not: Şehirlerin hüzünlü yüzüdür “kadim sokaklar”, boylu apartman rantına maruf olamadıklarından kalamazlar geleceğin hanesine, bir bir bitip giderler kum saatinde…

Arkalarından su dökmektir konferanslarla, yazılarla, fotoğraflarla hamasi laflar eylemek.

“Tescil” rütbesi alamayıp da “eski yapı stoku” envanterine düşenlerin vay haline…

Ne kamu ne yerel yönetim ne meslek odaları ne de sivil toplum ne hal sorar ne derman olur.

Kastamonu’nun başındaki haldir, projeksiyonu “tescilli” yapılara çevirip de hariçte kalan “dönem” yapılarını karanlıkta bırakmak, tek tek elden çıkmalarını beklemek…

Gerçi tescillilerin hali de ortada.

Yıkıla gide…

Toz ola.

Şehrin sırtına yükmüşçesine “kültürel miras”…

“Kaçır gözünü kaçır” ile “kapa vicdanını kapa” ile “ört aklını ört” ile kendini sorumlu kılan kamu, yerel yönetim, meslek odaları.

Lime lime dökülüyor şehir “dönem” mahallelerinde doğu cephesinden batı cephesine…

Göz bakıyor, dil susuyor, akıl duruyor.

Eski(yen) şehrin “kaşı destan, gözü destan” mahalleleri…

İnci dizisi evleri.

“Kastamonu kimliği” yitiyor mekanları ile…

Vefasızlık almış başını gelmiş.

Mustafa Afacan Köşe (2)-107

Not 2: Geçtiğimiz hafta duyurmuştum Kastamonu kamuoyuna Afyonkarahisar Uluslararası Fuar Kongre ve Gösteri Alanı’nda 17-20 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 2. Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı'nı…

Fuarın ardından kalanları da duyurayım.

İmam Güneş’in https://www.ekonomim.com/ekonomi/mermerde-kuresel-fiyati-afyonkarahisar-belirliyor-haberi-901288 haberinden okuyalım, ders alalım bir fuarın şehre getirdiği selameti, Kastamonu’nun kaçırdığı trenlere yanalım...

“38 ülkeden 350’nin üzerinde yabancı alıcı Afyonkarahisar’a geldi, Türkiye’nin 42 farklı bölgesinden yaklaşık 2 bin doğal taş bloğu fuar alanında sergilendi, organizasyon sonunda 25 milyon dolarlık ticaret hacmi oluşması bekleniyor, orta ve uzun vadeli iş birlikleriyle hacmin 100 milyon doları bulacağı öngörülüyor, yeni bir fuar merkezi yatırımı için çalışmalar başladı, kentte yaklaşık 25 bin yatak kapasiteli konaklama altyapısına ulaşıldı, mermer makinelerinde ithalatçı konumdan ihracatçı konuma geçildiği vurgulandı, İtalyan firmalar Türk üreticilere ortak yatırım teklifleri yapıyor.”