“Kastamonu İRAP (Kastamonu İl Afet Risk Azaltma Planı) 2027-2031” hazırlamak için yapılan bilgilendirme toplantısı haberini okuduğumda elim kaleme gitti gitti geldi, “2021-2026 İRAP” hedeflerine tastamam erişilip erişilmediğini merak ediyordum, sormaya da pek gerek yok sanırım…
Cide’den al haberi.

“2021-2026 İRAP” kapsamında cemi cümle kurumların koordinasyonunda bir dünya “eylem” söz konusuydu malum olunduğu üzere…
Hafta sonu sahilimizi sel bastı.
Kastamonu’da dillerden düşmeyen bir “yol haritası” söylemi var olmasına hep var da…
Afet geldiğinde ortada “yol” kalmıyor.
Harita yapmayalım artık…
Afete dirençli yol yapalım.
Kalem-kağıt olsun da…
Taşkın koruma yapıları kağıt olmasın.
Yıkılmayan duvarlar…
Tıkanmayan mazgallar.
Su “basmamaya” meyilli zemin katlar olsun…
Riskli alanlarda halkın katılımcı olduğu “sivil savunma imecesi” de.
Afet yıkmaz…
Riski bertaraf etmeyen şehirleşme(me) yıkar.

(“Afet”…
“Affet”.
Kastamonu’nun afet riski “4” ana başlık…
“Deprem, yangın, kütle hareketleri, hidrometeoroloji.”
“Kastamonu İRAP” da doğal olarak bu “4” ana başlık üzerine konumlu…
İli 20 şehri bütününde “dirençli kılmak” hedefleniyor “İRAP” ile.
İRAP 2021-2026’da dikkat çeken bir nokta var…
Kastamonu’nun afetlere karşı “zayıf yönleri” listesinde “Kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve yazışmalarda zaman sorunlarının olması” kayıt alınmışken aynı raporun “güçlü yönler” kısmında ise “Afet esnasında kurumlar arası iletişimin iyi olması ve afet sonrası müdahalenin etkin ve hızlı olması” yer alıyor.

Afet öncesi “koordinasyon” yok…
Afet sonrası “koordinasyon” var.
Afet sonrası…
Kastamonu’da “affet” var.
Oysa tersi olmalı…
Afet öncesinde yerine göre sert tedbirler ve denetimler ile halka ve kamu yetkililerine “affet” denilmeli.
Kastamonu İRAP 2021-2026’daki eylemlerin kaçta kaçı hayata geçti?…
Yine de sorayım.)
(Kastamonu İRAP 2021-2026” der ki “sel” mevzusunda…
“Kastamonu ili büyük yüzölçümüne ve geniş coğrafyaya sahiptir. Coğrafyasında büyük miktarda dağlık ve ormanlık bulunmaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan Kızılırmak Havzası Taşkın Yönetim Planı ve Batı Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planları ilimizi de kapsamaktadır. İlimiz de Karadeniz iklimi ve karasal iklim görülmektedir. Bunun sonucunda aşırı yağış, dolu ve kuraklık vb. Meteorolojik olaylar aynı anda ya da farklı zamanlarda gerçekleşmektedir.”

DSİ…
İki ayrı “havza taşkın koruma planı”.
Ne diyeceğiz?...
“Mevsim normallerinin üstünde yağış düştü metrekareye.”
Afet oldu…
Affet Kastamonu.)
(“2021-2026 İRAP” raporundan Kastamonu’yu okumayı sürdürelim “sel” mevzusunda…
“Sel ve taşkın sonrası yıkıcı bir afetin yaralarını sarmak yerine koruma, denetleme ve geliştirme ile sel ve taşkına neden unsurları en başında engelleyerek tehlikeleri riske dönüşmesini engellemektir. Bölgemizde her ne kadar gerekli yapısal önlemler alınsa da dere yataklarına yapılan müdahaleler, iklim değişikliğinden dolayı meydana gelen aşırı yağışlar, dere yataklarında oluşan bitki örtüsü ile biriken rüsubatın temizlenmemesi, yerleşim yeri alt yapısı ile yağmur suyu drenaj sisteminin zayıf olması maalesef sel ve taşkın olaylarının meydana gelmesinin önüne geçilmesini engellemektedir.”
Görüldüğü üzere “sel baskınının” sebepleri yazılı alt alta…
“Dere yataklarına kim müdahale ediyor ve önüne neden geçilemiyor” ya da “yerleşim yeri altyapısı ile yağmur suyu drenaj sistemi neden zayıf” sorularının cevabı nerede?
“İ(stis)mar” mı var şehirlerimizde?...
Cevabı olmayan bir soru daha.)
(Kastamonu “deprem, yangın, heyelan, sel” risklerine olabildiğince açık bir il…
Deprem haricini hemen her yıl belli kayıplarla yaşıyor zaten Kastamonu.
Ortada “yol haritası” var…
Yol yok.)
