Kastamonu'nun “turizm” derdi yok ki bir de üstüne daha da emek isteyen "hikayesi olan turizm" gayreti ola, sahada “emek(li)” işi turizm, nihayetinde “hikaye turizm”...
Kastamonu'da ey(vah) turizm.

“Sürdürülebilir plan”, “koordinasyon”, “bilim”, “ölçme” nerede Kastamonu’da vay vay…
“Ütopya” yok.

Ahşap konağın kapı sövesinden "hikayesi olan turizm" vücuda gelir mi gelir...
Kapı var da konağın hikayesi yok.

Şimşir kaşığın sapını denk getiriyoruz da...
Şimşirin hikayesi yok.

İlmek ilmek dokuma var da…
Dokumanın hikayesi yok.

Kastamonu “edebiyatçılar ili”…
Edebiyatçının hikayesi yok.

“İstiklal Yolu” var…
Hikayesi yok.

Mustafa Afacan Küşe Yazısı 30 Temmuz (3)

(Kastamonu’nun turizmde Kars’tan fersah fersah geri düştüğü itiraz kabul etmez bir gerçek…
Dillerde “Kars”.

Kastamonu’yu da yakından tanıyan ve vakit vakit satırlarında yer veren Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Bayer’den Kars’ı okuyalım…
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/karsta-turizm-patladi-dogasi-cevresi-ve-film-sektoru-ile-hareketlenen-karsta-10-otel-hizmete-girdi-43178892

“Kars’ta turizm patladı… Doğası, çevresi ve film sektörü ile hareketlenen Kars’ta 10 otel hizmete girdi”…
“Son yıllarda tarihi, mimarisi, şehir hayatı ile yükselişini sürdüren Kars, doğa ve kültür turizminde de önemli adımlar atıyor. Son bir yılda ondan fazla otel açılışı ile konaklama sorununu çözmekte olan Kars aslında Ardahan, Iğdır, Ağrı, Artvin’i de içine alan bir platonun merkezidir. Ardahan ve Iğdır da hızla kış ve yaz turizminde mesafe alıyor. Yazın pamuk yetişen Iğdır bir yandan da Ağrı Dağı ile dağcıların cazibe merkezi konumunda. Ardahan ve Kars illeri sınırındaki Çıldır Gölü ve Çıldır, Arpaçay ilçeleri de doğa turizminde Türkiye’nin ilgisini çekiyor. Buzlarla kaplı Çıldır Gölü manzaraları yazın da kano ve yelkenliler ile başka renge bürünüyor. Türklerin Anadolu’ya ilk girdiği tarihi Ani şehri (Harabeleri), 20 bin öğrencisi ile gelişen Kafkas Üniversitesi de kültür merkezi konumunda. Dizi ve film sektörü de Kars’ı doğal plato olarak kullanıyor.”

Mustafa Afacan Küşe Yazısı 30 Temmuz (4)

Yukarıdaki pasajda bir “mevzu” daha var…
“Entegre turizm”.

Bölge illerinin birbirlerini desteklemeleri ve bu sayede pastayı büyütmeleri…
Kastamonu ve çevre iller “plan” dahilinde bu meziyete hiç ama hiç eremedi.)

(Keza…
“Çankırı”.

Mustafa Afacan Küşe Yazısı 30 Temmuz (2)

Kastamonu’nun “hikayesi olan turizm” alanında Çankırı’dan fersah fersah geride kaldığı da tartışma götürmez…
“Tuz mağarası”.

Sadece “tuz” üzerinden…
“İl turizmi”.

Ülkenin dört bir yanından “ziyaretçi”…
“Tuz mağarası” önü “kilit”.

“Hikayesi” var çünkü…
Kimsenin “tuz” ile işi yok.

Çankırı’nın “tuz” hikayesi…
Kastamonu’nun turizm çorbasına “fikren” tuz olur mu?

Olmaz…
Kastamonu mevcudiyetinin farkında değil çünkü.)

(“Hikaye” için “vizyon” lazım…
“Bilimsel yaklaşım”.

Misal…
Gökdere sokağın batı ucundaki “peribaca(msı)” kaya kütleler dahi “hikayesi olan turizm” envanteri olabilir Kastamonu’ya.

“Bordo”…
Kalıt.

Yahut…
“Edebiyat şehri Kastamonu” için “yazarımız-çizerimiz” az mı?

Edebiyatçılarımızın vaktiyle ikamet ettikleri mekanlar dahi…
Buyurun size “hikayesi olan turizm”.

“Konak turizmi” demek yetmiyor…
Her konağın ayrı “hikayesi”.

Kim yaşamış?...
Kim ne eylemiş?

Konağın tek kiremidi dahi…
“Hikayesi olan turizm”.)

(“Turizm yolu”…
Batı Çevre Yolu’ndan ayrılan sapak ile “Gökdere-Kızılbayır” üzerine inen “asfalt yol”.

2000’li yılların ilk 10 yılında ortaya atılan fikir ile…
Jilet gibi asfalt döşendi.

Tur kafileleri bu yolu kullanacak, araçlar şimdilerde “Seyrangah” olarak isimlendirilen alana konaklatılacak, yaya yahut küçük araçlarla turist şehre inecek(ti)…
Doğru ya da yanlıştı ama bir fikirdi.

O yıllarda Kastamonu’nun ciddi ve takdire şayan turizm emeği ve hedefi vardı…
İştahı vardı en azından.

Geçtiğimiz bir akşam “turizm yolu” güzergahından şehre inerken hafızam “debertlendi”…
Mazi gözümde canlandı.

Yine kafileler vardı ağaç diplerinde…
Turist değildi ama.

“Sayfiye yolu”…
Neye niyet neye kısmet.”)

Mustafa Afacan Küşe Yazısı 30 Temmuz (1)