Mart ayı sonu itibarıyla Kastamonu mudisinin toplam banka mevduatı “69 milyar 366 milyon 866 bin TL” idi, Haziran ayı sonunda “kasa” “58 milyar 751 bin 907 TL” oldu, “10 milyar 614 milyon 959 TL” eksildi 3 ayda…
Kesin fabrika kurdu mudiler.

Rahat 20 fabrika sığar o mevduata…
Yüzlerce istihdam.
“Orta ölçekli kobi” olsun ilin yerli kimliğine uygun…
40 işletme.
“Küçük işletme”…
100 bacası tüten ocak.
“Bin girişim” ya da…
Garajdan teknokente.

Kastamonu’da Mart’tan Haziran’a “10 milyar 614 milyon 959 TL” banka kasasından çıktı…
Özel sektör yatırımına aktı!
Kastamonu’nun ekonomik kalkınması ve dolayısıyla sosyal gelişmesi katbekat arttı!...
Nihayet akıl başa geldi!
(Elbette yukarıda cümleler sadece “temenni”…
Bir umut.
Aradaki eksik meblağın sahiplerince bankadan çekilip “gerçek” yatırıma döndürüldüğüne dair ortada bir emare yok…
Ne fabrika temeli ne atölye kapısı gıcırtısı.
Bir de “huylu huyundan vazgeçmez” meselesi var…
Kim uğraşacak “kemikli et” ile.
İşçi ile…
Vergi ile.
Gerçek sektör dibi görünmez umman…
Kim dalacak?
Cesaret ötesinde…
Girişimci ister.
Mevduat “lop et”…
Altın inse de çıkar.
Döviz “garanti”…
Bir gün elbet sürpriz yapar.
Gümüş…
Pırlanta.)
(Kastamonu mudisinin “rallisini” kısaca özetleyeyim…
Kastamonu mudisinin 2024 31 Aralık’ında bankadaki mevduatı “58 milyar 953 milyon 393 bin TL” idi, 2025’in 31 Mart’ında “66 milyar 767 milyon 461 TL” oldu, Haziran 30’da “75 milyar 868 milyon 492 bin TL” rakamını vurdu.
6 aylık sürede mudinin cebine giren faiz tutarı tamı tamına “16 milyar 915 milyon 99 bin TL”…
“Çık et”.
Devlet mevduatın suyunu kesti…
2025 Eylül 30’da Kastamonu mudisinin mevduatı “67 milyar 402 milyon 7 bin TL” tutarına indi, “8 milyar 466 milyon 485 bin TL” eksildi, vah vah.
2025’in Aralık 31’inde Kastamonu mudisinin bankadaki mevduat tutarı “68 milyar 986 milyon 468 bin TL” idi…
2026 Mart'ında ola gele “69 milyar 366 milyon 866 bin TL” oldu.
2026 Haziran…
“58 milyar 751 bin 907 TL”.)

(Meraklıları için…
https://www.bddk.org.tr/bultenfinturk)
Not: “Sürdürülebilir şehir”…
Kastamonu’da pek hatta hiç de “bir cümle içinde geçmeyen” kavram.
“Şehir” kavramı da…
Çok revaçta değil.
“Toz duman” içinde…
“Tozpembe”.
“Hayal”…
“Hamaset”.
Başka şehirlerin gündemleri Kastamonu’dan apayrı…
“Zerre benzemez”.
Misal mi?...
“Konya”.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır “Konya” temaslarında duyurdu…
“Sürdürülebilir Şehir Araştırma ve İnovasyon Merkezi”.

Okuyalım ilgili pasajı…
“Bu vesileyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. TÜBİTAK eliyle Konya’mıza Sürdürülebilir Şehir Araştırma ve İnovasyon Merkezi kuruyoruz. Bu merkezle, TÜBİTAK enstitülerimizde ve desteklediğimiz Ar-Ge projelerinde geliştirilen teknolojileri şehirlerimizin ihtiyaçlarıyla doğrudan buluşturacağız. Yenilikçi çözümleri gerçek yaşam koşullarında test edecek, doğrulayacak ve farklı şehirlerde uygulanabilecek ölçeklenebilir modellere dönüştüreceğiz. Üniversitelerimizi, yerel yönetimlerimizi, sanayicilerimizi ve teknoloji girişimlerimizi aynı hedef etrafında buluşturacak bu yapı; ilimiz Ar-ge ve yenilik ekosistemi aktörlerinin TÜBİTAK desteklerine ve uluslararası fonlara erişimini de kolaylaştıracak. Sürdürülebilir, dirençli ve akıllı şehirler vizyonumuza ivme kazandıracak bu merkezi en kısa sürede özellikle Konya Büyükşehir Belediyemizle birlikte şehrimizin hizmetine sunacağız. Ümit ediyorum ki bu ilk adım diğer şehirlerimizde yine TÜBİTAK’la birlikte atacağımız adımların da öncüsü ilham kaynağı olacak. İlk adım için Konya’yı tercih ettik. Çünkü Konya’da gerçekten çok güçlü bir yerel yönetim kapasitesi var. Çok güçlü üniversitelerimiz, çok güçlü sanayi kuruluşlarımız var. Çok başarılı teknoloji girişimlerimiz var. İnşallah el birliği ile özellikle akıllı şehir teknolojileri ve yeşil teknoloji alanlarında önemli projeler Konya’da filizlenecek, doğacak ve küresel ölçeğe taşınacak diye ümit ediyoruz.”
“Konya neden kalkınmış ve gelişmiş?”...
Bu sebepten.
“Kastamonu neden kalkınamamış ve gelişememiş?”…
Bu sebepten.