2025 yılını kapattık ve bu durumda geçen senenin muhasebesini yapma vakti de geldi.

Enflasyon: 2024 Aralık ayında %44,38 artan Tüketici Fiyatları, 2025 Aralık ayında %30,89’a geriledi. Enflasyonda hedef %30’un altına inmesi hedefleniyordu ancak kılpayı da olsa enflasyon %30’un üstünde kaldı. Merkez Bankası tarafından yapılan 2026 yılı beklenti anketi sonuçları %23,3 çıktı. Yani enflasyon algıları kırıldı. Bunda izlenen daraltıcı para ve maliye politikalarının etkisi ve ekonomi yönetimine olan güven önemli rol oynadı. Şahsi kanaatim de enflasyon oranının %21-22 civarında gerçekleşeceği yönünde.

İşsizlik: 2024 yılı Aralık ayında %8,4 olan işsizlik oranı 2025 yılı aralık ayında %8,6 olarak gerçekleşti. Yıl içinde de bu civarda dalgalandı. Genelde daraltıcı politikaların uygulandığı ülkelerde işsizlik oranının arttığı görülür ama Türkiye işsizlik oranında önemli bir artış olmadan enflasyonu %13-14 civarında düşürmeyi başardı.

Ekonomik Büyüme: 2025 yılı ilk çeyrek %2,5; ikinci çeyrek %4,9 ve üçüncü çeyrekte %3,7 ekonomik büyüme gerçekleşti. Böylece 21 çeyrek boyunca Türkiye pozitif ekonomik büyümeyi gerçekleştirmiş oldu. Büyük ihtimalle 2024 yılı ekonomik büyümesi olan %3,3’ü 2025 yılında geçmiş olacağız. Fıtch’in Türkiye için ekonomik büyüme tahmini %3,8. Göstergeler de Türkiye’nin %3,6 ile %3,8 arasında ekonomik büyüme ile kapatacağını gösteriyor. Bu performansta inşaat sektörü ön planda yer aldı. Maraş, Adıyaman, Hatay gibi illerde gerçekleştirilen inşaat projeleri Türkiye’nin güçlü ekonomik büyüme performansı gerçekleştirmesini sağladı. 2025 yılı üçüncü çeyrekte Türkiye milli geliri 1,5 trilyon doları geçti. Kişi başına milli gelir de 17,000 Dolar seviyesini geçti ve Dünya Bankası sınıflandırmasına göre Türkiye yüksek gelirli ülkeler sınıfına girdi. Daraltıcı politikalar, tarihin gördüğü en büyük zirai don olaylarından birinin olmasına rağmen ekonomimiz büyümeye devam etti. Orta Vadeli Programa göre de 2026 yılında %3,8 ekonomik büyüme öngörülüyor.

Dış ticaret: TİM verilerine göre 2024 yılında 261,7 milyar dolar ihracat yapan Türkiye bu rakamı 2025 yılında 273,4 milyar dolar seviyesine yükseltti. TUİK verilerine göre 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde 311,8 milyar dolar olan ithalat, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde 329,7 milyar dolara yükseldi. Dış Ticaret açığı vermeye devam ettik. Avrupa ekonomisinde durgunluk devam ediyor ve bu nedenle Türkiye’nin Afrika ve Asya gibi alternatif pazarlara yönelmesi gerekiyor. Suriye’deki gelişmeler Suriye’ye olan ihracatımızın artmasını sağlayacaktır.

Teknoloji: Teknoloji açısından da Türkiye’de önemli gelişmeler meydana geldi. 5G deneme test süreci başladı. Türksat 6A uzayda ilk test yayınını gerçekleştirdi, törenle hizmete alındı. Turksat 7A yapımı için ihale hazırlıkları başladı. TOGG satışlarını artırdı ve Türkiye elektrikli otomobil piyasasında liderliğini sürdürdü. Milli Gözetim Radarı (MGR) test süreçlerini başarıyla tamamladı. Türkiye'nin ilk yerli ve milli havadan havaya görüş ötesi füzesi "Gökdoğan", atış testinde hedef uçağı tam isabetle vurdu. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile Axiom Space firması da uzay istasyonu ve diğer konularda işbirliğini içeren işbirliği mutabakatı imzaladı. Turkcell, İzmir ve Milano arasında denizaltından fiber optik kablo altyapı çalışması başlattı. Milli Banliyö tren seti Gaziantep Büyükşehir Belediyesine teslim edildi. TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen yeni nesil güdüm kiti GÖKÇE, AKINCI SİHA'dan başarıyla ateşlendi. Baykar, Piaggio Aerospace isimli İtalyan firmasını satın aldı. ALTAY Tankı Seri Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Tank Teslimat Töreni yapıldı. Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, Sinop açıklarında gerçekleştirilen testte, havacılık tarihinde görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini vuran dünyadaki ilk insansız savaş uçağı oldu.ASELSAN'ın LUNA-1 alçak yörünge IoT (nesnelerin interneti) uydusu, SpaceX Falcon-9 roketiyle yörüngeye fırlatıldı. Patent başvuruları 10.000 seviyesini aştı.

Tarım: 2025 yılında tarihin en büyük zirai don olaylarından biri gerçekleşti. Ancak hububat, baklagil ve yağlı tohumlar gibi stratejik ürünler zirai dondan minimum düzeyde etkilendi. Bu zirai don olayına rağmen Türkiye, tarımsal hasılada rekor kırarak 2024'te dünyada ilk 7 ülke arasına girdi. Hemşehrimiz İbrahim Yumaklı’nın başarısından Kastamonu olarak gurur duyduk. "Türkiye Taşkın ve Kuraklık Yönetimi” Projesinin başlatılması, Küre dağlarındaki "Tüylü Kekreçiçeği"nin, Türkiye bitki florasına kaydedilmesi gibi icraat ile başarılarına devam etti.

Yolsuzlukla Mücadele: Yolsuzlukla mücadele hızlı biçimde devam etti. Bazı önemli belediye başkanları, medya çalışanları dahil olmak üzere çok sayıda kişi tutuklandı. Haklarındaki soruşturmalar ve davalar devam ediyor. Artık eski Türkiye yok. Yolsuzluk yapan yargılanıyor. Beyaz Türk- Siyah Türk ayrımı yok. Bu da ekonomi açısından önemli ve olumlu bir gelişme.

2026 yılı için Fırsatlar: Türkiye ekonomisi açısından fırsatlarda ise birinci sırayı Suriye alıyor. Suriye’de özellikle inşaat projeleri ihalelerini Türk firmalarının alması, Suriye’ye olası ihracatımızın artması önemli fırsatlar olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca Ukrayna’da savaşın bitmesi de benzer fırsatların karşımıza çıkmasına neden olabilir. Kalkınma Yolu projesi de Irak ve Körfez ülkeleri ile olan dış ticaretimizi olumlu etkileyecek olan önemli bir fırsattır. Trump ile beraber Türkiye-ABD ilişkilerinin geliştiği görülüyor. Bunun Türkiye-ABD dış ticaretine de yansıması bekleniyor. ABD’nin bazı ürünleri Çin yerine farklı ülkelerden tedarik etmeye çalışması Türk sanayisi için fırsat oluşturuyor. Son 12 ayda ABD’ne ihracatımız 14,7 milyar dolar ama bunun artma ihtimali yüksek görülüyor. Ama şu ana kadar Trump, güvenilir bir imaj çizmediği için kesin bir şey söylemek mümkün değil.

2026 yılı için tehditler: Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, İsrail’in saldırganlıklarına devam etmesi de Türkiye ekonomisi açısından risk. İnşallah olmaz ama havada üçüncü Dünya savaşı kokusu var. Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin toparlanamaması da Türkiye için risk çünkü en büyük ihracat pazarımız Avrupa. Eğer Avrupa ekonomisi toparlanamazsa onlara ihracatımızı istediğimiz kadar artıramayız.

Sonuç olarak 2025 yılının Türkiye açısından olumlu geçtiğini söyleyebiliriz. 2026 yılı için de iyimser olmak için yeterince nedenimiz var. Elbette ekonominin geliştirilmesi gereken yönleri de var. Öncelikle emekliler ve ücretlilerin refahının artırılması gerekli. 2026 yılı için tahminlerimi de yazının sonunda yazayım. Enflasyon %21.5, Ekonomik Büyüme: %3,7; işsizlik: %8,6; İhracat: 290 milyar dolar, ithalat: 340 milyar dolar.