İLİ KASTAMONU
İLÇESİ TAŞKÖPRÜ
YERİ AKDOĞAN TEKKE KÖYÜ
Yavaşça sultan Taşköprü ye 8 km mesafede Akdoğantekke köyü Tekke mahallesindedir. Tekke köyünün köy içinde Tekke Camisinin hemen yanında dik dörtken şeklinde yapılan ve bir yapının içindeki türbenin çevresi büyük bir köy mezarlığı vardır. Çok eskilerden kalma mezarlar ilk bakışta dikkati çekmekte olup bu mezarlığın çevresi de taş duvar ile çevrilmiştir. Türbe içinde iki sanduka vardır. Bunlardan birisi Yavaşça Sultan denilen zata aittir. Yavaşça Sultanın esas adı İshak horasanidir. Diğer sandukada sanduka Yavaşça Sultanın sandukasından daha küçük olup içindeki zat ile ilgili bir bilgi henüz elde edilememiştir.
Bu köy daha sonra ayrı bir muhtarlık olarak olmuştur. Taşköprü nün büyük ve zengin köylerinden birisidir.
Yavaşça Sultan Horasan Erenlerindendir. 1074 Yılında Taşköprü ye gelmiş ve önemli bir kavşak noktasında bulunan yere yerleşmiştir. Daha önceden de burada bir yerleşimin olduğu zannedilmektedir. Köy hem ipek yolu üzerinde bir durak olup hem de Süleyman köyündeki ev kaya mezarları ile Kızlar kalesine giden yol üzerindedir. Bir vadide ve bir akarsu kenarında kurulan bu köy çok az göç veren köylerdendir.
İshak Horasani Tekkesini bu köye kurmuş ve birde güzel cami yaptırmış ve ilim sofrasını burada açmıştır. Halk arasında yaygın olan bir geleneğe göre türbedeki sandukanın altından toprak alınması uygulaması bu türbede de yapılmaktadır. Son zamanlarda Türbenin kapısı daha çok kilitli tutulmaktadır. Eskiden civar köylerden çok sayıda ziyaretçi alan türbede adak kurbanları kesilip köy halkına ikramlar yapılırken yeni yolun türbenin 2 km kadar güneyinden geçmesi ile ana yoldan uzak kalması ve değişik nedenlerle bu gelenek bile eskisi kadar ilgi görmemektedir. Köydeki ahşap minareli tekke camisi de köy halkı tarafından yıkılarak yerine daha büyük ve betonarme bir cami yapılmıştır. Yıkılan bu eski caminin en az 800 yıllık olduğu anlatılmaktadır. Köyün yukarısında eski bir yerleşim yerine daha önce İshak horasani gelmiş ve buradaki tepeden 7 tane taş atmış diğer taşlar çok uzaklara düştüğü halde onun attığı bir taş bu köyün bulunduğu yere düşmüş ve taşı yavaş attığı bu yere yerleştiğinden de adı Yavaşça Sultan olarak kalmıştır.
Yavaşça Sultan daha yağın olarak halk arasında kullanılırken esas adı olan İshak Horasani unutulmuştur. Hem köy halkından çoğu hem de Civar köylerdeki halk İshak Horasani Türbesi ifadesini az bilmekte veya hiç bilmemektedirler. Taşköprü merkezinde İshak Horasani nin Türbesine gitmek istiyorum nerededir diye sorduğumda sorduğum zaman böyle bir türbe bu civarda yok demişlerdir. Taşköprü ilçesi aynı zamanda Anadolu da muhtarlık yönetim şeklinin ilk kurulduğu yerdir. Bu yönetim şekli de dünyada ilk olarak burada uygulanmıştır. Köyün hemen yakınlarında bulunan 4 adet Tümülüs de dikkati çeken başka bir konudur.
Şeyh Şaban ı Veli Taşköprü den Kastamonu ya gelirken bu tekke de misafir olmuş ve tekke Şeyleri ile de sohbetlerde bulunmuştur. Burada ne kadar kaldığı ve kaç gün Şeyh Şaban ı Velinin burada misafir edildiği konusunda farklı şeyler söylenmektedir.
Sohbet sırasında Şeyhlerden birisi Şeyh Şaban ı Veli ye Senin İlmin benden daha fazla. Sen Kastamonu ya gidesin ve orada benim bildiğim İlim ehli bir Veli var. Adı da Veli bin Osman dır. Gidip orada kemale ermelisin diyerek yolcu etmiştir. Yavaşça Sultan Türbesinin hemen yanında çok büyük ve iri gövdeli bir meşe ağacı olduğu anlatılmaktadır. Her kim bu meşe ağacından dal keserse dalın gittiği her yerde Işık yandığı inancı vardır. Ancak günümüzde bu türbenin yanında böyle bir meşe ağacı yoktur. Ağacın kendiliğinden yıkıldığı rivayet edilmektedir.
Türbenin yanındaki taş duvar içinde kalan mezarlar çok bakımsızdır. Bazılarının mezar taşları ya kırılmış ya da yan yatmış durumdadır. Hem bu mezarların hem de türbenin bakımının yapılması ve hem köy içi yolların temizlenmesi gerekmektedir. Köyde Çok sayıda ahır olup bu ahırların atıkları da bu yolları kirletmekte ve Mezarları çevreleyen duvarın dışından köyün aşağısındaki dereye doğru açıktan akmaktadır. Ayrıca Caminin hemen yanındaki tarihi çeşme de bu akıntıların arasında kalmaktadır. İlgililerin biraz daha bu alanda dikkatli ve duyarlı olması gerektiğine inanıyorum.
Bu türbe de yatan Horasan Erenlerinden olan İsa Bey’in Yusuf Horasani ile birlikte geldiği anlatılmakta ancak ne zaman öldüğü bilinmemektedir. Zaten Türbenin ilk yapılış tarihi de bilinmemektedir. Buradaki çok eski bir meşe ağacının dibinde yattığı da rivayet edilmektedir. Yavaşça Sultanın ise Adının Mehmet olduğu ve miladi 1484 yılında öldüğü bilinmektedir.
Hem bu türbede yatan zatlar hem de türbenin yanındaki bakımsız köy mezarlığındaki zatların mekanı cennet ruhları şad olsun.