İkinci İstiklâl madalyasına sahip bir ilçe olduğumuzu öğrendik bir kaç gün önce...

Onuru ve gururu bir kez daha yaşadık, ne mutlu bize !

Kahraman ecdadımızın bizlere bıraktığı mirasa sahip çıkıp, unutturmamak ve gelecek nesillere aktarmak adına sorumluluk bilincimizin bir kat daha arttığını hissettik ahalice...

Pek çok il ve ilçede bir tanesi yokken, iki İstiklâl madalyalı ilk ve tek ilçe unvanımızın bir yüz yıl daha ekmeğini yeriz zevkle...!

Kimse beni yanlış anlamasın...

Mavnacılar Loncasının yanı sıra piyade Loncasına da İstiklâl madalyası verilmesi bizi ziyadesiyle gururlandırıyor...

Ecdadımızın kahramanlıklarını taçlandıran ve Türkiye'de hiç bir yere nasip olmayan onur nişanesi tescilleniyor...

İstiklâl Madalyasının açlığa, yokluğa, mermiye ve ölüme meydan okuyan bir iradenin sembolü olduğu bizler tarafından çok iyi biliniyor...

Bugün özgürce yaşadığımız topraklar, bağımsızlık uğruna canını ortaya koyan ecdadımızın emaneti olarak görülüyor...

Bunda sıkıntı yok.!

Lâkin bir gerçek var ki; madalya karın doyurmuyor !

İlçemizde doğan fakat iş imkânı bulamayan insanımız İnebolu'da durmuyor !

Gençlerimiz küçük yaşta eğitim için çıkmak zorunda kaldığı gurbetten bir daha geri dönmüyor...

İnebolu'da ekmek parasını kazanamayacağına kanaat getiren herkes arkasına bile bakmadan kaçıyor...

Bu göç uzun yıllardır devam ediyor...

"Dur" diyen bir babayiğit çıkıpta nereye gidiyorsunuz demiyor ...!

Kaderine terk edilmiş, ya da kaderiyle baş başa bırakılmış ilçe konumumuz aynen korunuyor !

Kurtuluşun kapısı, bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı, İstiklâlin yolu, Çılgın Türkler diyarı, İki İstiklâl madalyalı tek ilçe olmak "demek ki" yetmiyor...!

İnebolu her geçen gün eridikçe eriyor, kan kaybediyor...

İnebolu hak ettiği hizmeti öncelikle devletten istiyor...

Özel sektör yatırımları için İnebolu sevdalılarından ahde vefa bekliyor...

"Yatırım yoksunu şehir" olarak anılmak istemiyor artık...

Yıllardır kendi yağıyla kavruluyor...

Binlerce insanın çalışabileceği iş imkânlarıyla konuşulmak, yüz yıl önceki ticari canlılığın geri dönüşüyle anılmak istiyor.

İnebolu'da doğmuş, sektöründe Türkiye markası olmuş hemşehrilerimizin yatırım yapacağı günleri arzuluyor...

Ayancık ile Cide arasının Karadeniz otoyoluna bağlanacağı, Küre-İnebolu yolunun iyileştirileceği günler için sabırsızlanıyor...

Velhasıl kelam;

İnebolu can çekişiyor...

Avazı çıktığı kadar bağırmak istiyor...

Ne hikmetse sesini duyan olmuyor...!