İşçi çocuğu olmamdan dolayı hastane güzergahım “Sigorta” idi, o kıvrımlı yokuşu kaç kez hasta hasta çıktığımı kim bilir, her defasında derman bulup indiğimi ben bilirim…

Fedakar hekimleri, şefkatli hemşireleri, cümle emekçileri unutmam ne mümkün.

İsmi anlamlıydı en başta…

Hem “sosyal” hem de “sigorta”, gönül başka ne arar, dört başı tam tekmil.

Eczane kuyruğunu hatırlayın misal…

Dakikalarca sıra gelmezdi, kimi ilaçlar olmazdı, bu bile aranmıyor değil hani.

İşçi hastanesiydi bir kere…

Bu özellik bile başlı başına bir “tarih”.

Gün gelip de hastanenin tabelası indirildiğinde yüreğim “cız” etmedi mi?..

“Deprem” demeyeyim de “heyelan” oldu.

Toprak doldu anılarımın üstüne…

İnsani bir isyandı yaşadığım.

Evvela devlet hastanesine “ek bina” olması reva görüldü…

Ardından külliyen taş üstünde taş kalmadı.

Hastaneydi…

Spor salonu oldu.

E binası yıkıldı da “Sigorta Hastanesi” öldü mü?..

Dipdiri yaşıyor anılarda.

“Emek” vardı temelinde…

“Emek” silinir mi zihinlerden?

1972 yılında, ilimizdeki işçi sendikalarının bastırması ile kuruldu… Şehre hakim bir tepeydi, öncesinde mezarlıktı, can veren hastane yapıldı yerine

Yeri geldi “sürgün hekimler” mekanı oldu…

Oldu da kötü mü oldu, “Ali İhsan Tuluk” misal, kurduğu laboratuvarda tahliller yapılmaya başlandı.  

1981 yılında idealist bir genç hekim başhekim olarak atandı…

“Dr. Ahmet Zafer Ergün”.

1973 yılında tıp fakültesinden mezun olan Dr. Ergün, il dışından gelen ışıltılı tüm teklifleri ret ederek baba ocağı Kastamonu’da görev yapmayı tercih etmişti, bu sevdasını hiç kaybetmedi…

Dispanserde başlayan görevi Kastamonu Devlet Hastanesi ve SSK Hastanesi ile devam etti.

2004 yılına kadar başhekim olarak görev yaptı…

Kaç yıl olduğunu hesap edin.

SSK Hastanesi’nde “demokrat” bir idari yapı kurdu…

Çalışanlar için “aile ortamı” şartlar oluşturdu.

Öyle bir “demirbaş” ekip doğdu ki yıllar içinde…

Emekli de olsalar “Sigorta Hastanesi” kültürünü yaşattılar ve yaşatmayı sürdürüyorlar.

Hayata aydınlık gözlerle bakıyorlar…

Kalpleri aynı “vatan sevdası” heyecanı ile çarpıyor.

Altını özellikle çizmek lazım…

Çok da “eğlenceliler”.

Önceki akşam bir araya geldiler yine Dr. Ahmet Zafer Ergün’ün liderliğinde…

Sadece eski günler yad edilmedi, Haziran ayındaki “İstiklal Yolu” yürüyüşüne tam takım katılmayı kararlaştırdılar, Mart ayında Dr. Handan Doyum komutasında yürüme antrenmanları başlıyor.

Dr. Doyum “sürekli” bir sporcudur…

Antrenmanı zorludur.

Kimler vardı toplantıda?..  

“Ahmet Zafer Ergün, Latife Ergün, Handan Doyum, Ferhan Çelen,  Rabia Ertürk, Şükran Kırkbeşoğlu, Satiye Afacan, Zeliha Abacı, Sevim Özdemir, Perihan Kızılkaya, Fehime Koç, Hatice Ergüven, Öznur Karahasan, Nebahat Kaymakçıoğlu, Tuncay Öztürk, Senem Yetgin.”

Hekimler, hemşireler, idari kadro…

Her birini tanıyorsunuz zaten.

Şifa buldunuz…

Derdinize ortak oldular.

Dr. Ahmet Zafer Ergün toplantının bitiminde “İstiklal Yolu” yürüyüşünü yeniden gündeme getirdi…

“Sigorta Hastanesi’nin ölmediğini göstereceksiniz” dedi.

Şart koştu…

Emir verdi.

“Sigorta Hastanesi” ölmedi…

O aziz emek hep hatırlanacak.