3 Temmuz 1991’de vefat eden Kastamonu ve Türkiye'nin harika İslam alimlerinden Muhammed İhsan Oğuz beyefendiyi 35.vefat yılında rahmet ve büyük özlemle anıyorum.

Kendisi ile 1980 yılındaki kısa Kastamonu’daki görevimde tanışamadım ,ama 1992 yılındaki ikinci Kastamonu görevimde kitapları ile tanıştım .Bütün sorularımın cevaplarını eserlerinden aldım. Bugüne kadar ilmi ile ilgili pekçok makalem Kastamonu Gazetesi ile Facebook'da yayınlandı.

Bugün kendisini, 70 yıl önce yazdığı İSLAMDA KAZA KADER KİTABI NIN ÖN SÖZÜ İLE ANMAK İSTİYORUM. Bu önsözü ilk defa geniş olarak paylaşmak nasip oluyor bana.

Muhammed İhsan Oğuz beyefendi eseri ve önsözü ile ilim deryasında yerinin uçsuz bucaksız olduğunu kabul ettirmiştir :
" ÖNSÖZ. İrade ve seçebilme , kaza ve kader meseleleri çok eski zamanlardan beri dinli-dinsiz çeşitli millet ve toplumların düşünürleri tarafından devamlı olarak tartışma konusu yapılmıştır. Bu konu her birini uzun uzadıya düşündürmüş ;aralarında uzayıp giden ve anlaşmazlıklara şiddetli mücadele ve çekişmelere sebep olmuş ;çözümlenmesi güç, anlaşılması zor, en karmaşık itikadı ve felsefi meseleler arasına girmiştir....
...Bu meselelerin, "İSLAM HUKUK DÜŞÜNCESİ" demek olan fıkıh usulü ve hukuk ilmi ile doğrudan ilişkisi vardır. Çünkü, fıkhın ve hukukun ilke ve esaslarının dayanağı ve ilk temel taşı, bu irade ve seçebilme, kaza ve kader meseleleridir.
Zira; karşılıklı anlaşma ve sözleşmelerle onların bozulmasından ve insanlar arasında geçen ilişkilerden doğacak bütün hukuki durumları ;sosyal, yasal ve siyasi bütün sorumlulukları belirleyecek esaslar, herşeyden önce bu irade ve seçebilme, kaza ve kader meselesine dayanır.
Eğer, "İnsanlarda irade diye bir şey yoktur "denirse; hak ve sorumluluğun hiçbir anlamı kalmaz. Bu durumda; insanları başı boş olarak kendi hallerine bırakmak gerekir. Ve eğer "İnsanlarda irade vardır; insanın fiil ve hareketleri bilinçli bir iradeye dayanmaktadır " denilirse ; o zaman hakkın ,adaletin ,sorumluluğun esas ve kaynağını bir fiilin emir ve yasaklara uygun olup olmadığını, iyiliği ve kötülüğü; özetle, hukuki ve ahlaki kuralları inceleyip belirlemek mümkün olur. Aksi takdirde; bütün bunlar manasız, ruhsuz, kuru ve boş bir söz yığınından ibaret kalır. Bundan dolayıdırki ; irade ve seçebilme kaza ve kader meseleleri, İslami ilimlerden hem akaid hem fıkıh usulü, hem hukuk ilminin ortak konusu olmuştur.
Onun için; kitabımızda önce iradeden, sonra kaza kaderden bahsedilecektir.
.....Maksadımız;
gerçeği ortaya çıkarmak ,Hak Teala'nın hoşnutluğu saadetine ermek için dini bir görev yapmaktır.
Başarı ve hidayet, lütuf ve inayet;ezeli ve ebedi hayat sahibi olan, herşeyin varlığı O'nun irade ve kudretine bağlı bulunan ilim ve hikmeti sınırsız; şanı Yüce Allah 'tandır. M.İhsan OĞUZ Kastamonu 1956 "
Kastamonu böyle büyük İslam Alimlerine sahip olduğu için şanslıdır. Nur içinde yatsın, eserleri her evin kütüphanesinde bulunmalı eserleri okunup düşünülmeli ,hayatta uygulanabilmeli..