Selam olsun Anadolu'ya!
Selam olsun İstiklâl Yolu’na!
Selam olsun Anadolu’nun çetin kışını sırtında taşıyan şanlı adımlara… Şerife Bacı’ya!
O, İnebolu’dan Kastamonu’ya uzanan İstiklâl Yolu’nda yalnız bir kağnıyı değil, bir milletin kaderini yürütüyordu. Taşıdığı emanetin bilincinde ve farkında kocaman bir yürek yürüyordu o yolda…
Tipi vardı…
Ayaz vardı…
Yokluk vardı…
Ama vazgeçmek yoktu!
Biz Şerife Bacı’nın hikâyesini okurken, nice isimsiz kahramanın adını da okuduk. Onunla birlikte Anadolu’yu okuduk, İstiklâl Yolu’nu okuduk. Kağnıların izinde sevdayı, fedakârlığı ve imanı gördük…
Bu milletin tarihi yalnızca cephede kazanılmış zaferlerden ibaret değildir elbette. O zaferlerin arkasında adı kayıtlara geçmeyen, mezar taşında unvan yazmayan fakat vatanın yükünü omuzlayan nice kahraman kadın vardır. Şerife Bacı, işte bütün o kahramanların adı olmuştur…
Anadolu’nun direnişidir Şerife Bacı.
Yoklukta var olmanın adıdır.
Soğukta yanmanın ve imkânsızlık içinde vazifeye sarılmanın adıdır.
Asıl mesele onun hangi gün şehit olduğu değil, hangi ruhla yürüdüğüdür… Çünkü o ruh cephede süngü tutan askerin cesaretiyle birdir!
Şanlı İstiklâl Yolu, kaç kağnı gıcırtısına tanıklık etti kim bilir… Kaç kahramana cesaret oldu… O yolda nice dualar gözyaşlarına karıştı, nice adımlar tarihe iz bıraktı.
Bir kahraman ölür, bir kahraman doğar…
Bu toprakların Şerife Bacıları bitmez.
Yüreklidir bu millet.
Vatan denildi mi düşünmez, koşar da gider…
Kimi mermi taşır, kimi dua taşır…
Kimi evladını emanet eder, kimi canını.
Tarihe baktığımda görüyorum ki Şerife Bacı bir adanmışlıktır.
Bir sadakat ve bir vefadır…
Biliriz ki vatan yoksa yuva yoktur…
Vatan yoksa umut yoktur…
Onun ve onun gibilerin taşıdığı yüreğe bir ömür selam durulur, bir ömür nöbet tutulur…
İşte gerçek vatan, onun yüreğidir…
Selam olsun Milli Mücadelenin kahramanlarına...
Selam olsun Şerife Bacı’nın fedakârlık ve vefa ile yoğrulmuş yüreğine.
Saygı, minnet ve rahmetle
Hacer Alioğlu-Yakuti
ŞERİFE BACIYA AĞIT
Kağnısıyla kar izleri sökerek,
Bebesiyle nere gider Şerife?
Yorgun öküzüne türkü yakarak,
Bilinmez ki kime ne der Şerife?
.
Vatan işgal olmuş mevsim kar boran,
Ayaz soğuk kara taşı donduran,
Kendini kaybetmiş yok mu bir gören,
Tek başına nasıl eder Şerife?
.
Mermiler üstüne örtmüş kundağı,
Sanki adımları yürütür dağı.
Rehber etmiş ay yıldızlı bayrağı,
Kim düşünür senin kadar Şerife?
.
Yakuti uğrunda çekersin yası,
Üşümüş yavrunun gelmiyor sesi,
Tüm buzları eritiyor nefesi,
Vatanına bir can adar Şerife.
Hacer Alioğlu Yakuti