Selam olsun tüm hatıralarına...
Ne vakit Çanakkale Türküsü ’nü duysam, Âşık İhsan Ozanoğlu düşer aklıma… Bu sesle birlikte evliyalar şehri, şehitler diyarı Kastamonu, Ersizlerdere, Şerife Bacı, İstiklâl Yolu ve nice isimsiz kahramanlar gelir gözümün önüne …
“Gençliğim eyvah…” Tamamını dinlemeye gerek var mı? Bazen tek bir kelime her şeyi anlatır.
Kadim şehir Kastamonu, tarih boyunca yetiştirdiği değerlerle yalnızca kendi coğrafyasına değil, ülkemizin kültür ve sanat hayatına da yön vermiştir. Bu topraklar irfanı, edebi, vakarı ve insan yetiştirme geleneğiyle nice kıymetli isme yurt olmuştur.
Türk halk edebiyatı geleneği, sözlü kültürün sürekliliğini sağlayan âşıklar sayesinde yalnızca sanatsal bir alan üretmemiş, aynı zamanda toplumun tarihsel, ahlaki ve duygusal hafızasını kuşaktan kuşağa taşımıştır. Bu geleneğin çağdaş temsilcilerinden biri olan Âşık İhsan Ozanoğlu da yetiştiği coğrafyanın kültürel dokusunu şiir diline başarıyla taşıyan müstesna bir ozan olarak gönlümüzde yer etmiştir. Bilindiği üzere Ozanoğlu, hem sanatsal varlığıyla hem de çalışmalarıyla Kastamonu’ya ve ülkemize önemli eserler kazandırmıştır.
Kastamonu, tarih boyunca tasavvufî geleneğin, halk kültürü ve edebî sanatın güçlü biçimde yaşatıldığı bir kültür havzası olmuştur. Bu zengin zemin, Âşık İhsan Ozanoğlu’nun sanat anlayışını da beslemiştir. Onun dizelerinde görülen sükûnet, vakar ve iç disiplin, Kastamonu insanının karakteristik duruşuyla örtüşen bir estetik tavır olarak okunabilir. Böylece şiiri, bireysel duyuşun ötesinde bir şehir kültürünün ruhunu da yansıtır.
Âşık Nuri Çırağı ve Âşık Mürsel Sinan, Konya Âşıklar Bayramı’nda Ozanoğlu ile karşılaşmalarına dair anılarını anlatırken önce onun nezih, beyefendi kişiliğinden söz ederlerdi. Çünkü İhsan Ozanoğlu yalnızca şiiriyle değil, duruşu, ahlâkı ve insanlığıyla da örnek bir isim olarak anılıyordu.
İhsan Ozanoğlu’nu okumak, aslında Kastamonu’yu okumak gibidir. Bıraktığı eserlerin yanında kazandırdığı değerler için üstadımıza minnettarız.
Sonuç olarak Âşık İhsan Ozanoğlu, Kastamonu’nun kültürel ve manevî mirasını halk edebiyatının kadim değerleriyle insanın anlam arayışında buluşturan büyük bir ozandır. Onu anmak, anlamak ve gelecek nesillere anlatmak için üstadı ve şehrimizi daha derinlikli okumamız gerektiğine inanıyorum.
Değerli üstat Âşık İhsan Ozanoğlu’nu vefatının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

ÂŞIK İHSAN OZANOĞLU’NA İTHAFEN
Aynalı Çarşı’dan Anadolu’ya,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
Yolu düşen bilir Kastamonu’ya,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
.
Şehrin ortasında saat kulesi,
Yüksekte yer tutar şanlı kalesi.
Konya’da iz tutmuş muhterem sesi,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
.
Şeyh Şaban-ı Veli, Hazreti Pîr’i,
Sinesinde saklar nice değeri.
Hatıra bıraktı onca eseri,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
.
Hürriyet bu şehrin toprağı, taşı,
Değmemiş bağrına düşman ateşi.
Unutmaz türküler Hakkı Çavuş’u,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
.
İhsan Ozanoğlu, sanat insanı,
Sanatıyla kutlu kılar meydanı.
Her yerde söylenir şanlı destanı,
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.
.
Yakuti, Nasrullah, daldım seyrine,
Gönül duyguları şahlandı yine.
“Benden selam olsun Bolu Bey’ine,”
Anlatır türküler Ozanoğlu’nu.