Vaktiyle “kooperatifi, fidanlığı, ziraat okulu, fabrikaları” ile Türkiye’nin elma üretim üssü idi Kastamonu, iç pazarda “yok satıyordu”, İnebolu iskelesinden tonlarca elma yurtdışı pazarların yolunu tutuyordu…

Kastamonulu üretici ve tüccarın emeğiyle “elma” elma olmaktan çıkmış “elma’s” olmuştu.

Takvimler hep “sonbahar” sayfasını dökmeye başladı zamanla…

Ne elma kaldı, ne pazar, ne elma’s.

Whatsapp Image 2026 02 13 At 14.06.47 (1)

Elma bahsini bir kez daha açmak farz oldu Isparta’nın elma ihracatında Kastamonu’nun yerini aldığına bir kez daha şahit olduktan sonra…

Oysa “elmacılık” Isparta’ya Kastamonu’dan gitmişti.

1-4 Şubat tarihlerinde Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu ile Türkiye-Mısır Odalar ve Borsalar İş Birliği Forumu’ndaki fikri teati neticesinde iki ülke arasındaki tarımsal ticarette birinci sıraya “elma” oturdu…

Isparta ile Mısır’ın Fayoum şehri arasında “iş birliği protokolü” imzalandı ve “Isparta elması” Mısır pazarına adım attı.

“Elma” yanında…

“Elma konsantresi” ve “kiraz” da Mısır pazarına giriş yaptı.

Ispartalı üretiyor…

Mısırlı satın alıyor.

100 sene evvel aynı koltukta Kastamonu oturuyordu…

Kastamonulunun ürettiği elmayı Mısırlı alıyordu.

(Mustafa Eski’nin “İmparatorluktan Cumhuriyete Kastamonu Ekonomisi” kitabında https://www.kastamonutso.org.tr/wp-content/uploads/2021/02/M_Eski_Kast-Ekonomisi.pdf “elma” bahsini okumak şart…

“Kastamonu’da meyvecilik son derece gelişmiştir. Bilhassa Amasya elması, üryani eriği, Azdavay armudu yetiştirilmiştir. Geçmişte İnebolu iskelesinden binlerce sandık elma İskenderiye, Marsilya, Almanya gibi yerlere ihraç edilmiştir. Kastamonu, Daday, Taşköprü gibi sulak arazilerde bol miktarda elma yetiştirilmiştir. Son 30-40 seneye gelinceye kadar elma ziraatı çok yaygınken daha sonraki yıllarda önemini yitirmiştir. Dünün elma bahçelerinde bugün kavak yetiştirilmektedir.”

Eski’nin satırları takip edildiğinde “Kastamonu Meyve ve Zirâî Mahsüller Satış Kooperatifi” karşınıza çıkıyor…

“Bazı girişimciler; üreticileri birleştirmek, ambalajda standardı sağlamak, güzel koruma, düzgün nakil, bozuk malın piyasaya sürülmesine engel olma, uygun fiyatla nakliye, uygun şartlarda depolama, ortaklara finansman sağlama, malın piyasa şartlarına uygun hale getirilmesi, uygun piyasa bulunması, dış piyasalar konusunda ortakları bilgilendirmek, ortakların ihtiyacı olan makine ve diğer araçları temin etmek maksadıyla toplanmışlar ve 3 Haziran 1944 tarihinde kooperatifin ana sözleşmesini hazırlamışlar. Bu sözleşme 10 Haziran 1944 günü noter tarafından tasdik edilmiş. 15 Temmuz 1944 tarih ve 3/1198 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla sözleşme onaylanmıştır. Kastamonu Ticaret Odası’nın 8 Eylül 1944 tarihli oturumunda görüşülmüş ve 2191 sicil numarasıyla odaya tescil edilmiş ve 8 bölüm 59 maddeden oluşan ana sözleşme gazetede yayımlanmıştır.”

Köylü üretiyordu…

Kooperatif kurulmuştu.

Özel sektöre devlet de destek verdi…

İkinci Paylaşım Savaşı henüz bitmişti, Almanya’dan ziraat uzmanlarını getirdi devlet, Göl köyünde bulunan göl drene edildi, büyük bir alana “fidanlık” kuruldu, elma ve diğer yerli fidanlar üretime başlanıldı.

Gazetemizde 27 Kasım 2024 tarihli https://www.kastamonuistiklal.com/elma-ekonomisinde-dahi-cuvallayan-kastamonu yazımda altını çizdim ki Göl fidanlığının ardından “benzeri” olarak Isparta’da fidanlık kuruldu ve ilk fidanlar Kastamonu’dan gitti…

Türkiye’nin dört bir köşesine fidan gönderen Kastamonu’da sadece “Göl Fidanlığı” değil, Daday’ın “Subaşı, Numanlar, Dokuzkat” başta olmak üzere envai köyleri “fidancı” idi.

Whatsapp Image 2026 02 13 At 14.06.47 (2)

Göl köyünde “fidanlık” yanına bir de 1960’lı yıllarda “Ziraat Okulu” açıldı…

Devrin “tarım lisesi”.

Kastamonulu girişimciler elmayı “yaş” satmak yerine “katmadeğer” üretmeye başladı…

“Sözen Köpüklü Elma Suyu”.

18 Kasım 2020 tarihli Kastamonu Gazetesi’ndeki yazımdan okuyalım…

“Taşköprü Müftüsü’nün oğlu olan Ahmet Sözen, Kastamonu Sanat Okulu’ndan mezun oldu, girişimci bir yapısı vardı, iş hayatına atıldı, Polonya malı Valmet traktörlerinin, Star kamyonlarının, Hoover çamaşır makinelerinin Kastamonu bayiliklerini aldı, kısa sürede şehrin tanınan bir tüccarı haline geldi, vizyon sahibiydi, ülkemizin belki de ilk ‘meyve suyu’ ürünlerinden birini yaptı, ‘köpüklü elma suyu’, ilk başta Kuyudibi’nde kurduğu imalathaneyi daha sonra Özel Uğurlu Hastanesi’nin ilk yerleşkesinin hemen bitişiğindeki binaya taşıdı, memleket ‘elma suyu’ gördü sayesinde.”

Dikkat edin…

Yarım asrı aşkın sene öncesinde “Köpüklü” elma suyu imal eden Kastamonu.

“Tosya” ile sürdürelim “elma’s” serüvenini Kastamonu’nun…

Tosyalı elma üreticileri 1968 yılında bir araya geldi ve Tosya Elma Suyu Fabrikası’nı 1974’te imalata geçirdi, ABD’ye kadar ihracat yaptı, 1985’te fabrikanın yüzde 53 hissesine Kastamonu İl Özel İdaresi, yüzde 33’üne Tosya Belediyesi ortak oldu, yılda ortalama 20 bin ton elma, 4 bin ton vişne ve 2 bin ton ayva işleniyor ve farklı katmadeğerli ürünler imal ediliyordu. Kastamonu İl Özel İdare hissesi 1997 yılında açık artırma ile özel sektöre satıldı, Tosya Belediyesi hissesi de kısa sürede elden çıkarıldı, serüven mutlu son ile bitmedi.

Whatsapp Image 2026 02 13 At 14.06.47 (1)

2026 Kastamonu’su…

Ne elma kaldı ne “umut”.

Elma’s gitti bahçelerden…

Kavak geldi.

Üreti(m)ci gitti…

Yoğaltım ekonomisi sürgit.

Hey gidi dünün Kastamonu’su…

Helal bugünün Isparta’sı.)

(Şehrimizin önde gelen turizm işletmecilerinden birine “İşler nasıl?” diye sordum…

“Kastamonu’da turizm olmuyor da istenmiyor da, boşuna emek vermeyelim, turizm tesislerinin yerine kavak dikelim” dedi.

Kastamonulu “yüzünü döndüğü” her kıymetin yerine “kavak dikme” geleneğini sürdürüyor besbelli…

Kibrit suyu dökmekten evla.)

Whatsapp Image 2026 02 13 At 14.06.47