Günümüzün “klasik” belediyeciliğinde halkın belediye yönetiminde doğrudan “söz, yetki, karar” hakkı yok, oyları ile seçtiği “başkan” ve “meclis üyeleri” vasıtası ile “dolaylı” olarak da olsa ne oranda olduğu şüpheli, hali hazırdaki “kurumsallık” ve “zihniyet” ile hakikaten “yerel” mi yönetim?...

Seçimden seçime tercihte bulunmanın el verdiği kadar yerel.

“Nüfus” kayda alınmaksızın halkın yönetimde “nüfuz” sahibi olduğu belediyecilik misalleri çeşitli milletlerde hakeza az sayıda ülkemizde de mevcut…

Keşfe ve icada gerek kalmaksızın sadece iz üzerinden gitmek yeterli.

Mesele topyekun halkı doğrudan belediye yönetimine “ortak” etmek gayesiyle atlara eyer vurmak mı vurmamak mı?...

Demokrasinin “özü” mü yoksa “sözü” mü?

“Halkçılık” kandırmacasıyla “efendilerin” halk için halkı yönetmesi mi?...

Halkın “efendisiz” bir(lik) olarak kendini kendinin yönetmesi mi?

Halkın “ortak iradesi” ancak kendi emeğinde tecelli bulur…

Yerel yönetimi “yerel” kılan mülki irade ile farklı paydada olması değil, bizatihi, şehir yönetiminin “müştereken” olmasına yapılan vurgudur.

(Halkın belediye yönetiminde “söz, yetki, karar” sahibi olmasının yolu gönüllü bir araya gelen ve çalışan “yerel meclislerden” geçiyor…

“Sokak meclisleri, mahalle meclisleri, semt meclisleri…”

Her vatandaşın yaşadığı “mahal” ile ilgili “söz, yetki, karar” hakkı olmasından ve mahallin ihtiyaçlarını en iyi sakinlerinin bilmesinden kaynak bulur meclisler…

“Tepeden aşağı” değil “aşağıdan yukarı”, “dikey” değil “yatay”, “temsili” değil “doğrudan” demokrasidir bu.

Mustafa Afacan Köşe (1)-93

Mahalle kendi seçtiği “meclis” ile taleplerini belirler, yatırım önerilerini sunar, bütçelemeyi denetler…

Mahalle(li) “oldubittiye” gelmez bu sayede.

Mahalle meclisleri yerel yönetimlerde katılımcı demokrasiyi güçlendirmek ve mahallenin taleplerini “doğrudan” karar mekanizmalarına yansıtmak amacıyla oluşturulan yarı-resmi “kurum” izahı ve görevi taşır…

Mahalle meclisleri elbette “kent konseyi yönergeleri” veya “belediye meclisi” ile eşgüdümde çalışır.

Mustafa Afacan Köşe (4)-51

“Mahalle meclisi” 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda doğrudan tanımlı değil, ancak, kanunun 13’üncü, 76’ıncı ve 77’nci maddelerinde “dolaylı” olarak tanımlı…

İsteyene yol çok.

İlgili maddeler aşağıda…

Hukuki dayanakları mahalle meclislerinin.

“Hemşehri Hukuku…

MADDE 13- Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur… Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır… Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.”

“Kent konseyi…

MADDE 76- Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır… Belediyeler kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin, varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasî partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarının temsilcileri ile diğer ilgililerin katılımıyla oluşan kent konseyinin faaliyetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar… Kent konseyinde oluşturulan görüşler belediye meclisinin ilk toplantısında gündeme alınarak değerlendirilir. Kent konseyinin çalışma usul ve esasları İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.”

“Belediye hizmetlerine gönüllü katılım…

MADDE 77- Belediye; sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve yardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, engellilere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular. Gönüllülerin nitelikleri ve çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”)

Mustafa Afacan Köşe (3)-64

(“Nahiye” ismi verilen yerleşimlerden “büyükşehir” statüsündeki şehirlere, en az nüfustan en çok nüfusa, en sağdan en soldaki siyasi partiye…

Her yer ve zamanda “mahalle meclisi” yerel yönetim külliyatının ilk ve söz cüzü, olmazsa olması, gerek şartıdır.

Yaşadığı sokak hakkında karar veremiyorsa vatandaş…

Bunun neresi “yerel yönetim”?

Ne “at üstünden arpa biçmek” ne de “halk için siyaset” demokrasidir…

Halk ancak kendisini yönetirse demokrasi olur.

Örnekleri çok…

Kastamonu’da yok.

Olsun mu?..

Ne gerek var!)

Mustafa Afacan Köşe (2)-97