Seneler önce “mevcut sağlık halini” değil de “yarını okuyan” bir “modern tıp hekimi” ile tanışma olanağım doğmuşken her ne hikmetse ayaklarım geri gitti…
“Kadere iman” yahut “tevekkül” idi belki ayağıma kadar gelen “uzun yaşama” olanağını elimin tersi ile itmeme sebep.

“Tefekkür” ettim o an besbelli…
“Her kederin sonu kurtuluş” diyerek.

Modern tıbbın planı varsa…
“Göklerden gelen bir karar vardır” dedim demek ki Sezai Karakoç’ça.

Oysa misalleri vardı “uzun yaşattığına dair” bu hekimin…
100’ü devirtiyordu rahat.

O kadar uzun menzili gözüm mü almadı acep?...
“İntifada” da bir yere kadar.

Upuzun ve süresiz uzanmak ihtiyacı hissediyor zaman zaman insan…
Vicdan rahat, göz huzurla kapalı, itibar mirası ardında.

Mustafa Afacan Köşe 15 Mayis (1)

Radarları açık varsılların tuttukları yol bu tür tıp vagonundaki hekimlerin kliniklerinden geçiyor…
Çeşitli tahlillerle, yargı halini alan öngörülerle ve günümüzde yapay zeka desteği ile ufuktaki maraz görülüyor ve derhal yolu tıkanıyor, çıbanın başı eziliyor.

(Halk sağlığını “bütüncül” olarak önceleyen yazılar “koruyucu tıp” kavramı etrafında döner durur…
Toplumun hastalığa maruz kalmadan önce “tedavi edilmesi” yahut “kurtarılması” vurgulanır.

Elbette bu “toptan”, “bütün”, “konfeksiyon” bir eylem…
Kişiye değil de hastalığa odaklanan bir yaklaşım.

“Kanser, obezite, verem…” taramaları vesaire…
Ala mıdır elbette hem de pek aladır.

Mustafa Afacan Köşe 15 Mayis (2)

Türkiye henüz “koruyucu hekimlik” alanında “gerek” ve “yeter” yol alamamışken, enerjisi mevcudu teşhis ve tedavi ile biterken, devletin de vatandaşın da kesesini “hastalık ekonomisi” pul ederken…
“Modern tıp” epeydir yeni bir kapı araladı, “kişiye dair koruyucu tıp”, “terzi işi”.

Hastalıktan ve topyekundan yolunu ayırıp “insana dair” demeyelim de “kişiye özel” ve “perakende” koruyucu hekimlik…
Elbette “düdüğü öten parayı veren”.

“Yapay zeka” ve “online tıp” sayesinde kapsadığı alan toplam tıp çemberi içinde gün gün payını artıracaktır kuşkusuz…
Kim uzun, ferah ve refah yaşamak istemez?)

(Geleceğin hastaneleri günümüzdeki gibi olmayacak kuşkusuz…
Özel hastaneler/klinikler çok daha kapsamlı, farklı ve teknolojik olanakları “müşteriye” sunacak.

Tıp “konfeksiyon” olmaktan çıkacak özel sektörde…
“Terzi işi” halini alacak.

“Kişiye özgü” teşhis ve tedavi baş aktör olacak…
Hastalık değil birey takip edilecek.

Kamu bu yeni tarzın neresinde kalacak?...
“At başı” koşabilecek mi özel sektörle yoksa “eski düzen” mi devam edecek?

Yahut “sosyal güvenlik sistemi” vatandaşı “destekleyecek mi”?...
Yoksul vatandaşa “kişiye özel tıp” yolu az ya da çok açılacak mı?

“Dar gelirli” ile “bol bolamat gelirli” arasındaki uçurumun doğarken başladığı ve yaşam boyu etken olduğu başlıca alanlardan biri “sağlık”…
Beslenme alışkanlıklarının “sağlıklı yaşamı” etkileme oranını düşünün.

Mustafa Afacan Köşe 15 Mayis (3)

Misal “bağırsak hastalıklarının” yoksul gastronomisindeki izdüşümlerini hesap eden bir araştırma var mı ola?...
Fakire daha çok mu yazgı?

Dolaşım hastalıkları yahut…
“Gelir hastalığı belirler” (mi?))

(Günümüz tıbbı “Adam Smith”çi…
“İşbölümü” ve “uzmanlaşma” odaklı.

Her tıp çalışanı “görev tanımı” ve “uzmanlığı” kadar alanda emek sarf ediyor…
Aslında “işine/emeğine yabancılaşıyor”.

Elbette “hassas” ve “uzmanlık” gerektiren alanın dışına çıkılması sakıncalı olabilir ama hastanın genel hali bu arada gözden kaçıyor…
Sadece uzmanı olduğu hastalığı mercek altına hekim ve o hasta için sadece misal “damla damlatmakla” yahut “tansiyon ölçmekle” görevlendirilmiş hemşire.

Hastanın “bütüncül” halini kim toplayacak?...
Nihayetinde bir teşhisin tedavisi başka bir hastalığı tetikleyebiliyor.

Tıbbın “parça başından”, kiminin kol kiminin yaka diktiği “konfeksiyon” imalattan kurtulması, “terzi işi” olması lazım gele…
Bir nevi “aile hekimliği” misali “birey hekimliği” mi demeli?

Sağlıktaki dönüşümün mekanize taburu hüviyetindeki “dijital” teknolojiler savaş meydanına girmişken hele…
Kamu sağlık tesislerinde (de) toplumun hizmetine sunulmalı.)

Mustafa Afacan Köşe 15 Mayis (4)