“Kastamonu kimliği” külliyatının yakın tarih “cüzü” Kışla Parkı’ndaki “Atatürk Anıtı” kuşkusuz, 20’inci yüzyıl başındaki “istiklal” mücadelesinin ve atiye devreden “istikbal” hedefinin kapsamlı betimi, “bilinç içi”…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100’üncü yıl dönümü hürmetine, Kastamonu Valiliği bünyesindeki Yüzüncü Yıl Kutlama Komitesi’nce, 1982 yılında Kastamonu halkına emanet edildi.

Heykel kısmı “Metin Haseki” eseri…
Yerleşim projesinin mimarı “Mete Ünal”.
Evvela “İnönü Parkı” denilmişti yerleşkesine…
Aslına rücu etti ve “Kışla Parkı” oldu ilerleyen dönemde.
Gerçi ne dersen de “resmen”...
Halk bildiğini okuyor, “Kışla” geldi, “Kışla” kalıyor.
Kastamonu'da yer isimlerinde “yerel”, “samanlıkta iğne” misali, bul bulabilirsen…
Partiye kuvvet.
Değişeceğine de ihtimal yok…
Başta çünkü “Kastamonululuktan” evvel “siyaset” var.
Halka değil hürmet…
Partiye.
Konumuza dönelim…
Zihniyet Devrimi’ni işaret etmesi hasebiyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün elinde şapka var, meselenin “şapka ve kıyafet” olmadığını anlamaya anıtın kuzey ve güney yönlerindeki bronz rölyefleri anlamak yetiyor.

Kim anlaya…
İşine gele.
“İstiklal Savaşı” ve kadını erkeği ile “şehitler ve gaziler”...
Anıt boyu.
Anıt batı yönünden bakıldığında “ok” adeta…
İşaret parmağı ile değil bu kez tüm vücuduyla “hedef” gösteriyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kastamonu’ya, “İlk hedefiniz istiklal ve istikbal”, “muasır medeniyeti çıtasının daima üstü”.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir omuz başında “kağnı kolu”…
Koltuk değneğini istiklal mücadelesinde silaha çevirmiş bir erkek, hemen yanında bir çocuk omzunda mermi ile ve cephane taşıyan kadınlar, çamura saplansa da kağnısı yol açma gayretinde bir kadın muharip, kağnıyı iten bir başka kadın muharip ve “Şehit Şerife Bacı” destanını betimleyen sahnede kağnıda uyuyan bir çocuk ve onu soğuktan korumaya gayret eden anne, şehitlerinin ardından dua eden erkekler.

Anıtın diğer yönündeki rölyefte ise istiklalin kazanılmasının ardından istikbal savaşının tüm hızıyla sürdüğü günler anlatılıyor anlayana (elbet)…
“Zihniyet Devrimi” ilanı için Kastamonu’ya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü coşkuyla karşılayan sivil halk, asker, çocuklar ve yanlarında öğretmenleri.

Heykelin kaidesinde “kimlik” ibaresi var…
“Türkiye Cumhuriyeti’ni tesis eden Türk halkı medenidir, tarihte medenidir, hakikatte medenidir.”
İşte budur tastamam tarifi Türk milletinin…
“Medeniyet”.
“Bronz” damarlarda akan kan…
Bilinç aynı bilinç.
Anlamaz sağından da bakan solundan da…
Anlamayacaklar da.)
(Kastamonu Gazetesi'nde 2016 Temmuz'unda yazdığım yazıda yine Kışla Parkı'ndaki Atatürk anıtını konu etmiştim…
“Anıtın 1982 yılından beri adeta hiç elden geçirilmediğini hissettiren hali, gönülden uzak olanın gözden de uzak olduğu fikrini akla getiriyor ister istemez.”
Bu kadar ağır yazmama sebep olan halin fotoğrafları ekte…
“Gönülden ıraklık” bu tam da.
“Gözden ırak” değildi o gün…
Parkın ana gövdesini oluşturan lokantaya gidip gelirken “yetkili” kamu da görüyordu anıtın hali pür mealini “sorumlu” halk da.
Zaman içinde önerildi…
Ayıp giderildi.
Yine onarım istiyor bugün…
Güney yüzünde “parça” kopuk aylardır, ön yüzdeki yazının kimi harfleri silik, “dökülüyor”.
Lokantaya geçen kamu da görüyor halk da…
Kimse yine oralı değil.
“Sözde” olmak pek ala…
“Öz” ile kimenin işi yok.
Anıt'a bakıyor…
Anı'yı görmüyor.
Böyle gele…
Böyle de gide.
Söz dağı aşa…
Öz yerinde saya.)
(Ekteki fotoğraflar 2001, 2016, 2026 yıllarına ait…
Anıtın hali bu.)