Spor, insanın hayatına sadece hareket katmaz. Bazen bir çocuğun, bir gencin hayatında yönünü değiştiren en önemli şey olur. Çünkü spor yapan insan disiplin öğrenir, sabretmeyi öğrenir, emek vermeden bir şey kazanılmadığını görür. Hele genç yaşta spora başlayan biri için bu daha da kıymetlidir.
Bugün gençlerin enerjisi çok fazla. Bu enerjiyi doğru yere yönlendirmek gerekiyor. Aksi halde boş zaman, kötü arkadaş çevresi ya da yanlış alışkanlıklar gençlerimizi istemediğimiz yerlere götürebiliyor. Ama bir genç spor salonuna adım attığında, düzenli antrenmana başladığında, ter döktüğünde ve bir hedefin peşinden gittiğinde değişim de orada başlıyor.
Kickboks da bu anlamda sadece ringde yapılan sert bir spor değildir. Dışarıdan bakan biri için yumruk, tekme ve mücadele gibi görünebilir. Hatta bazı aileler “Acaba çocuğum sertleşir mi?” diye düşünebilir. Fakat doğru bir ortamda, doğru bir hocanın elinde kickboks; gence zarar veren değil, onu toparlayan, disipline eden ve kendine güven kazandıran bir spordur.
Kickboks yapan bir genç sadece teknik öğrenmez. Salona zamanında gelmeyi, hocasına kulak vermeyi, arkadaşına saygı duymayı, yenildiğinde tekrar ayağa kalkmayı öğrenir. Kazandığında da haddini bilmeyi, şımarmamayı öğrenir. Aslında hayatın içinde lazım olan birçok şeyi sporun içinde yaşaya yaşaya kazanır.
Bana göre kickboksun en önemli tarafı da insanın kendini kontrol etmeyi öğrenmesidir. Çünkü gerçek güç sadece güçlü vurmak değildir. Asıl güç, öfkelendiğinde kendini tutabilmek, gerektiğinde durmayı bilmek ve disiplinini kaybetmemektir. Ringde öğrenilen bu kontrol, zamanla insanın günlük hayatına da yansır.
Biz bazen sporu sadece kupa ve madalya ile ölçüyoruz. Elbette başarı güzeldir, şampiyonluk gurur verir. Ama bir gencin kötü alışkanlıklardan uzak durması, ailesine karşı daha sorumlu olması, özgüven kazanması ve hayata daha sağlam basması da en az madalya kadar değerlidir. Hatta çoğu zaman bundan daha önemlidir.
Kickboks insana mücadeleyi öğretir. Bu mücadele sadece karşıdaki rakiple değildir. İnsan bazen kendi tembelliğiyle, korkusuyla, sabırsızlığıyla ve pes etme isteğiyle mücadele eder. Antrenmanda yorulur, zorlanır, bazen “Bugün yapamayacağım” der. Ama devam ettikçe hem bedeni hem de karakteri güçlenir.
Bu yüzden kickboksu sadece sert bir spor olarak görmek doğru değildir. Doğru antrenör, doğru disiplin ve doğru ortamla kickboks; gençler için güzel bir okul, aileler için güvenli bir yönlendirme, toplum için de önemli bir kazançtır.
Ringde başlayan bu mücadele, aslında hayatın içinde devam eder. Çünkü kickboks insana sadece nasıl vuracağını değil, ne zaman duracağını da öğretir.