İLİ KASTAMONU
İLÇESİ KÜRE
CAMİ KÜRE MERKEZ
TÜRBE GÖYNÜK
Fatih Sultan Mehmet Hanın da hocalığını yapan Akşemseddin Küre İlçe merkezinde miladi 1455 yılında bir cami yaptırmıştır. Caminin tarihi açıdan önemi büyüktür. Hem mimari ve hem de ses akustiği bakımından bir şaheserdir. Minberi ve kapısının ağaç işemelerinin tarihi açıdan da önemli olduğu bilinmektedir.
Miladi 2007 yılında restore edilmeye başlanmış ve 2009 yılında restoresi tamamlanmış, ancak bu çalışmada bazı tarihi özellikleri yok edilmiştir.
Akşemseddin camisi, Küre ilçesindeki önemli tarihi esrelerden birisidir. Turların ziyaret ettiği bir mekandır. Burada sunum yaparken Akşemseddin’den de bahsetmek gerekmektedir.
Akşemseddin, Hicri 792, miladi 1389 Şam doğumludur. Şeyh Hamza’nın oğludur. Vefatı ise hicri 863, miladi 1459 tarihidir. Türbesi ise Göynük ilçesinde Cuma Mahallesinde dir. Kare biçimli kagir taştan yapılmış ve üstü de kubbe ile kapatılmış türbesinde yatmaktadır. Halen ziyaret edilen bir yerdir. Esas adı ise Mehmet Şemseddin olup lakabı da Ak Şeyh’tir.
Hacı Bayramı Velinin vefatından sonra onun makamında görev yapmıştır. İstanbul’un Fethinden sonra ise Ayasofya’da ilk Cuma namazını da o kıldırmıştır. Vefatından 4 yıl önce Kastamonu Küre ilçesinde bir cami yaptırmış olması dikkati çeken bir konudur. Beypazarı İlçesinde da bir eserinin olduğu bilinmektedir.
Akşemseddin’in bazı eserleri ise; Risaletül Nuriye, Risaleil Zikrullah, Refül Metnin, Makamatı Evliya, Hadetül Hayat, Kitabül Tıb. Olarak bilinmektedir. Hem bir tıp alimidir. Hem de Risaleler yazmış ve hem de Bayramî tarikatı üzerine Zikir esaslarını açıklamış ve İnsan Hayatı ile ilgili de kitaplar yazmıştır.
Miladi 1272 yılında yapılan Kastamonu Dar-ül Şifahaenesimde de Kitabül Tıb kitabının ders kitabı olarak okutulduğu bilinmektedir.
Ak Şemseddin’in 7 oğlu vardır. Bunların isimleri ise; Sadullah, Feyzullah, Nurullah, Emrullah, Nasrullah, Nurül Hüda ve Hamdullah Hamdi’dir. Oğullarından Nasrullah’ın Kastamonu’da 1506 yılında bir Cami yaptırdığı ve bu camiyi de Kastamonu’da kadılık yaptığı sırada yaptırdığı bilgisi vardır. Halen İbadete açık olan bu cami halk arasında Nasrullah Kadı Camisi olarak bilinmektedir.
Kastamonu ve Küre ilçemizin önemli kültür varlıkları arasında yer alan bu iki caminin turizm açısından da önemi büyüktür. Her iki cami ile ilgili rivayetler de halk arasında anlatılmaktadır. Turizm işi yapanların ve turlara rehberlik yapanların bu bilgileri iyi bilmeleri gerekmektedir. Bölgeyi ve Kastamonu’yu, iyi bilmeyenlerin, saçma sapan yaptıkları sunumlar ise, halkın ağzında alay konusu olmaya devam etmektedir. Başta Kastamonu Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olmak üzere hem Üniversitemize hem de bu alanda kurulmuş olan sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşmektedir.
Fatih Sultan Mehmet Han gibi bir Sultanın Hocalığını yapmak ise, her kula nasip olmaz. Bu açıdan da Akşemseddin Hocanın kitaplarının da günümüz Türkçesi ile yeniden yazılması gerekmektedir.
O yıllarda Bolu ve Göynük’ün de, Kastamonu sınırları içinde olduğunu biliyoruz. Bolu, Zonguldak, Bartın, Çankırı, Sinop ve Kastamonu tarihini ise, birbirinden ayrı tutmak mümkün değildir. Bu İlleri kapsayan bir Turizm destinasyon planını yapmak ve birlikte ele almak gerekmektedir.
Akşemseddin’in mekanı cennet ruhu şad olsun.