KOSGEB ve KUZKA yetkilileri imalat sektörüne verdikleri ve verecekleri mali ve teknik destekleri anlattı, iş dünyasından kamu desteği almaya meyleden imalatçı sayısı iki elin parmaklarını bulmadı, kamu çalışanlarının katılımı ile salonda dinleyici sayısı 20 kişiyi buldu…

Kastamonu firmalarının kamu desteğine ne mali ne de teknik alanda ihtiyaçlarının olmaması büyük sevinçle karşılandı.

İki elin parmaklarını bulmayan firma katılımcısının varlığı üzüntü yarattı haliyle…

Kastamonu’daki cemi cümle firmalar alıp başını gitmişken katarın gerisinde kalmaları şaşkınlık yarattı.

İş alemi güzergahında “girişimcilikte fatih, ihracatta şampiyon, endüstrileşmede koçbaşı” Kastamonu’ya yakışmadı haliyle sayısı üç beş de olsa devlet desteğine aç biilaç firmanın olması…

Karalar bağlandı.

Teknogirişimde “siyezleme vadisi”, yapay zekada “yatay zeka”, çalıştayda “dinlentay” Kastamonu…

Fotoğraf zarar gördü.

Afacan (2)-2

Daha önceki benzer toplantılara anca üç-dört kişi katılmışken…

Bu kez kamu temsilcileri ile birlikte 20 kişiyi bulmak çok ama çok garipsendi.

Kastamonu hiç iyiye gitmiyor…

Hala devlet desteği bekleyen iki elin parmağı kadar firma var ki; durum fena.

(Kamunun iş dünyasına yönelik verdiği ve vereceği teknik ve mali desteklere Kastamonu’daki firmaların “zerre” denecek kalibrede ilgi göstermeleri yukarıdaki pasajdaki gibi okunabilir…

“Kastamonu iş dünyası fişini kendi çekmiş, kendi imiğini kendi kesmiş, kablodaki elektriğe talim ediyor” şeklinde ya da.

Afacan (1)-2

Ya “diri”…

Mecali yok ya da.

Gözü parlıyor…

“Feri sönmüş” ya da.

Şehrin merkezindeki KATSO’ya iki adım koşmaktan imtina etmenin sebebi hikmeti ya “varlık” ya “yokluk”…

“Arabayı sağa çekip beklemek” ya da.

“Yokluk” kavramını külliyen değiştirmek, maddiyat halinden zihniyet haline çevirerek “yoksunluk” demek daha doğru olur aslında, “yokluğu kabul” anlamında…

“Öğrenilmiş çaresizlik” boyutunun da ötesine erip “öğrenilmiş umutsuzluk” makamına çıkmak.

Gün gün erimekte olan ile yetinmek…

İşin cüssesine uyum sağlamak.)

(Kastamonu’nun “ekonomik kalkınma” yolculuğunun ne ölçüde “akli, bilimsel, özgün, sürdürülür” olduğu tartışma konusu elbette…

Ki hiç kapağı açılmayan yegane konudur bu.

Varsa yoksa “zarf”…

“Mazruf” hiç kelama gelmez.

Kastamonu iş dünyasının “genetik” şifresi çözülmeye niyet edilmeden ve gerek görülmeden bol bolamat tumturaklı hamaset…

Dile pelesenk “büyük yatırım” ve “dışarıdan yatırımcı”.

“Malihülya”…

“Godot”.

Kastamonu’da “küçük sanayi” can çekişiyor, ne kalfa ne çırak, “usta” işletmesi…

Baca is.

Koca metrekarelerdeki “Maslak” aşkı bakalım maşuk bulabilecek mi kendine?...

Kim çekiç vura, kim çivi çaka, kim torna çeke.

“Orta ölçekli sanayi”…

Apartman altlarında.

Kastamonu henüz “orta ölçekli sanayi sitesi” cüzüne gelemedi…

Sanayi metninin “gelişme bölümü” aslında tam da.

Afacan (3)

“Büyük sanayi”…

Kastamonu Merkez OSB’de dahi “KOBİ” vasfını geçebilen “250” çalışan üstü “büyük işletme” sadece “bir”.

Afacan (4)

Tam da anlamıyla…

Apartman altından sanayi sitelerine ve OSB’lere kadar Kastamonu işletmeleri “ekseri” olarak “küçük ve orta boy işletme”.

Mevzu, bu karaktere özgü “yerel” politika üretmek, pozitif ayrımcılık iletkisinin açısını küçük ölçekli işletmelerden başlayarak orta ölçekli işletmelere doğru açmak…

İş fikirlerini küçük boya, küçükleri orta boya, ortaları büyük boya çıkarmak.

Tüm mesele bu…

“Olmuşu” beklemek değil, “oldurmaya” bakmak.)

(KATSO ev sahipliğindeki toplantıda KOSGEB’in “İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı” ve KUZKA’nın “Yerelden Ulusala Kalkınma Modeli Programı” ehil yetkililerce anlatıldı…

Konu konuyu açsın da istendi ama sınırlı kaldı.

Maddi de teknik de destek var devletten…

Talip yok vatandaştan.)