Tüm mesele üretimde de tüketimde de “ortaklaşabilmek”, güncel ifade ile “türetim” sistemini toplumun zihnine yerleştirebilmek, (k)anca beraber olabilmek…

Kastamonu'da tedavülden kalkan bir meleke “tüketim kooperatifi”.

“Tüketim Kooperatifleri” (4)

Evvel zaman “kamu kurumları” uhdesinde hayat bulan “tüketim kooperatifleri (Köy Hizmetleri-Karayolları-DSİ… kantinleri) kamunun “marketçilikten çıkması” ile tarihe karışıp gittiler/bittiler…

Halk eliyle yeniden ve yine kurulamazlar mı?

Azgın liberalleşme ve dış sermaye ile bütünleşme yıllarında tüketim kooperatiflerinin (de) canına okundu cennet vatanımızda…

Saha tamamen özel işletmelere terk edildi.

Devletin işi mi bakkallık?...

Manifaturacılık?

Özelleştirme furyasının yanlışlığı bunalım zamanlarında ortaya çıktı…

Devlet kurumları piyasaya bizzat müdahale eder oldu.

Zaruri gıda maddeleri başta olmak üzere…

Kamu satış mağazalarının önü kuyruk.

“Niye yok ettiniz tüketim kooperatiflerini?” demenin alemi yok…

Kurmak zamanı.

(“Kastamonu Köy-Koop”...

Kooperatifçilikte Kastamonu’nun medarı iftiharı.

Türkiye'nin önde gelen “üretim” kooperatiflerinin biri…

“Model”.

Kastamonu Köy-Koop web sayfasında 10 yıl evvel kaleme alınmış bir metin tam da “tüketim kooperatifleri” ile alakalı…

“Dünyada da ülkemizde de kooperatif olarak ilk ortaya çıkan kooperatif türü, tüketim kooperatifleridir. Bu gün anladığımız anlamda ilk kurulan kooperatif olarak anılan, İngiltere’deki dokuma işçilerinin kurduğu kooperatif de bir tüketim kooperatifi olarak ortaya çıkmıştır. Ülkemizde Memleket Sandıkları olarak anılan kooperatif modeli de bir tüketim kooperatifidir. 1925 yılında bir kanunla kurulmuş bulunan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir nolu üyesi olduğu Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi ve ülkemizde Memleket Sandıkları olarak anılan kooperatif modeli, tüketim kooperatiflerinin önemini ortaya koymaktadır. Özellikle tüketim kooperatifleri, dar ve orta gelir kesiminin her ekonomik modelde ve her siyasi konjonktürde ihtiyaç hissettiği ve spekülatif hareketleri önleyici bir argüman, bir tedbir olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçmişte ilkokullarda dahi faaliyet gösteren, hatta ilkokul öğrencilerine risturn dağıtan tüketim kooperatiflerinin bu gün artık olmayışının, yeni nesillerin ekonomik ve sosyal anlayışını olumsuz yönde etkilediğini söylemek mümkündür…”

“Tüketim Kooperatifleri” (1)

Yazı sürüyor…

Canhıraş.)

(“Memleket Sandıkları”...

Osmanlı İmparatorluğunun ilk kooperatif sistemi.

“Tüketim Kooperatifleri” (3)

1840'lı yıllarda Kastamonu’da “divan katibi” olarak görev yaptı…

“Mithat Paşa”.

Mithat Paşa imparatorluk coğrafyasının farklı yörelerinde devlet hizmetinde bulundu…

Milletin halini yakından gördü/bildi.

Yoksul köylü tefeciden yüzde bine varan faizlerle borçlanıyordu…

Karın tokluğuna dahi yetmiyordu emeği.

Çiftçiyi tefecilik azabından kurtarmak ve kamu sermayesi ile düşük faizli kredi ile desteklemek gerekiyordu…

“Memleket Sandıkları”.

1863…

Mithat Paşa ilk Memleket Sandığı'nı Niş Valiliği döneminde “Pirot” (Şehirköylü) kasabasında kurdu.

1867…

Memleket Sandıkları Nizamnamesi yayımlandı.

İmparatorluğun dört bir yanında “Memleket Sandığı” kuruldu…

Anadolu kalkınması yolunda atılmış büyük adım oldu.

Ziraat Bankası'nın temeliydi “Memleket Sandığı”...

Nerden nereye.

Var olsun Mithat Paşa…

Okuldur “Memleket Sandığı”)

“Tüketim Kooperatifleri” (2)

(Günümüzde “tüketim kooperatifi” modeli “dayanışma inisiyatifleri” sayesinde “sivil” kimlikle yaşamını sürdürüyor…

Tam bir “imece”.

Gönüllülük esasında farklı kesimlerden bir araya gelen imececiler, ihtiyaçları olan başta gıda olmak üzere tüketim ürünlerini belirliyorlar ve piyasadan düşük fiyatla ediniyorlar, tüketimden gelen güçlerini kullanıyor yurttaşlar…

Ekonomik olduğu gibi üreticiyi de destekleyen bir model bu.

“Adil ticaret”...

Tüketim ve üretim cephelerinde dayanışması.

Kastamonu’da “üretim”, “yapı”, “kredi” kooperatifleri var…

“Tüketim kooperatifleri” yok.

Mithat Paşa’nın asırlar evvel akl'ettiği toplumsal çare…

Bugün bizde yok.)

“Her koyun kendi bacağından asılır”!...

“Kurtuluş yok birlikte”!)

(Hayatın her alanı “örgütlü” okunduğunda toplumun yüzüne gülüyor…

“Aidiyet, imece, müştereklik.”

“Esnaf kooperatifi” tipi de var misal…

Sattıkları ürünleri birlikte edinerek farklı süreçlerden yarar sağlaması olası esnafların.

Dünyada örnekleri var…

Kim dikkat kesile?

Esnafa piyasaya nazaran düşük faizli kredi vermek yeterli mi esnaf örgütlülüğü namına?...

Hele ki işlerin kesat gittiği bunalım vakitlerinde.

Esnaf örgütlerinin kendilerini “çek” etmeleri gerek…

Çağın gerisindeler.

Dünya hangi yöne gidiyor?...

Kastamonu aksi istikamette.)