Son günlerde okul çevrelerinde yaşanan üzücü hadiseler üzerinden topluma pompalanmaya çalışılan o karanlık havayı sizler de hissediyorsunuzdur. Yıllardır bu toprakların nabzını tutan, gerçekle kurguyu birbirinden ayırmak için ömrünü kağıda kaleme adamış bir dostunuz olarak söylüyorum: Karşımızdaki tablo, münferit olayların ötesinde, ustaca kurgulanmış bir "korku imparatorluğu" kurma çabasıdır.
Peki, kim bu korkunun mimarları? Kim çocuklarımızın güvenliği üzerinden toplumun sinir uçlarıyla oynuyor?
Cevap aslında çok uzaklarda değil; biz bu filmi daha önce defalarca izledik. Ne zaman birlik olmaya, yaralarımızı sarmaya çalışsak; sosyal medya mecralarında, kapalı kapılar ardındaki fısıltı gazetelerinde bir "kaos" nakaratı başlıyor. Bu aklın kodlarını incelediğimizde, karşımıza yine o sinsi yapı çıkıyor: **FETÖ.** Kendi vatanına silah çekecek kadar gözü dönmüş, milletin evlatlarını birbirine düşürmeyi "hizmet" sanan bu terör örgütü, şimdi de dijital mecraların anonimliği arkasına saklanarak yeni bir operasyon peşinde. Amaçları çok net: Veliyi okuldan, öğrenciyi öğretmenden, vatandaşı devletinden soğutmak. Yaydıkları asılsız iddialarla, abartılı korku senaryolarıyla halkın içine bir kurt düşürmek istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki; korkan toplum hata yapar, panikleyen toplum zayıf düşer.
**Ancak unuttukları bir şey var.**
Bu millet, ferasetiyle en büyük fırtınaları dindirmiş, en derin oyunları bozmuştur. Bugün okullarımızda yaşanan güvenlik kaygılarını devletin ilgili birimleri titizlikle takip ediyor. Elbette eksikler giderilir, tedbirler artırılır; ancak bu süreci bir "iç karışıklık" malzemesi yapmak isteyenlere prim vermek, en büyük kötülüktür.
Kıymetli okurlarım, değerli anne ve babalar;
Klavye başında felaket tellallığı yapanlara, "şurada şu oldu, burada bu olacak" diye kaynağı belirsiz ses kayıtları yayanlara itibar etmeyin. Onların derdi bizim çocuklarımız değil, kendi kirli emellerine zemin hazırlayacak bir güvensizlik ortamı oluşturmak. Bizler soğukkanlılığımızı korudukça, yalanın mumu sönmeye mahkumdur.
Gelin, bu sinsi akla en güzel cevabı birliğimizle verelim. Okullarımız ilim yuvasıdır ve öyle kalmaya devam edecektir. Devletimizin gücü, milletimizin sağduyusu her türlü terör aparatının ve kaos heveslisinin oyununu bozmaya muktedirdir.
Müsterih olun. Biz bu oyunu daha önce bozduk, yine bozarız. Karanlık hesaplar, sağduyunun ışığında her zaman eriyip gitmiştir.