İlimizin ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme yolculuğunu “SEGE” raporları sayesinde takip ediyoruz, “1969” raporunun başlangıç aldığı 1960 yılından 1980’e uzanacağız bugün, gerilememizi daha net göreceğiz…

Yarıştan apaçık koptuğumuz yıllar.

“1980 İl SEGE Raporu” o yılın Mart ayında yayımlandı…

“Devlet Planlama Teşkilatı” tarafından.

Ekonomik ve sosyal alandaki envai veri bilimsel yöntemle işlendi…

İller sıralandı.

1980 İl SEGE Raporu’nda iller ekonomik ve sosyal gelişmişlik göstergesine göre puanlandırıldı…

67 il arasında Kastamonu, “sanayileşme” ve “kentleşme” gibi verilerin başköşede olduğu bileşenler sıralamasında 57’nci oldu, “56” ilin ardında kaldı.

1980 yılı itibarıyla bu alanda ardımızda bıraktığımız iller…

“Adıyaman, Tunceli, Çankırı, Bingöl, Artvin, Gümüşhane, Hakkari, Bilecik, Nevşehir, Sinop”.

Keza…

“Tarımsal modernleşme” verilerinin ele alındığı sınıflamada ise 47’nci sıradayız.

“Sanayi” ve “tarım” alanlarında geride kalan bil il…

Nasıl kalkınsın ve gelişsin?

Tencerede patates kaynamıyor?..

Göç, mecburi.

1980 yılında “ilginç” bir veri var gözden kaçmaması gereken…

“İllerin sayısal eğitim göstergesine göre sıralaması” raporunda Kastamonu “67” il arasında 7’nci sırada.

“Kadim eğitim şehri” söylemi ile örtüşen bir durum…

Ekonominin geride kalmasına rağmen Kastamonu, sosyal gelişmede büyük zafere imza atıyor, 7’ncilik bir nevi “destan”.

1970’ler biterken Kastamonu’nun iller arası rekabette giderek arka sıralara demir atmaya başladığı net olarak görülüyor…

Yatırımcı kamu teşkilatlarının bölge müdürlüklerinin birbiri ardına Kastamonu’da kurulması, görüldüğü kadarıyla, ili ekonomik ve sosyal alanda sıçratacak bir ivmeye sebep olmadı.

Genel haletiruhiyenin “girişimci” bakış açısını kaybetmesinin en önemli sebebi…

Kamuya yoğun personel alımı olabilir.

Bayram sonrası…

“1985, 1991, 1996, 2003, 2011, 2017” İl SEGE raporları ile yolumuza devam edeceğiz.

Bu sayede…

“1960-2017” arasındaki dönemi net olarak değerlendirme imkanı yakalayacağız.

Not: Kastamonu’nun “tekstil kent” olmaya yüz tuttuğunu yazmıştım geçtiğimiz haftalarda…

Hem istihdam hem de işletme sayıları bu unvanı haklı kılıyor.

Ülkemizdeki tekstil sektörü zorlu bir süreçten geçiyor…

İhracatta talep azaldı, birim fiyatlar düştü, emek maliyetleri yükseldi.

Ülke genelinde kepenk kapatmaları artma riski var…

Sektörün devletten talepleri söz konusu nefes almak için.

Umarız…

Kastamonu’daki işletmeleri teğet geçer kriz.

Not 2: Bayram haftasındayız…

Ülkemize ve İslam alemine kutlu olsun.

Nefisler kurban edilsin…

Güzellikler paylaşılsın.

Aslolan ekmeği adil olarak bölüşebilmek…

Kimsenin kimseye hakkı geçmesin.

Dargın kalmasın…

“Küs” kelimesi lügatten çıksın.

Eller neşe ile birleşsin.

Hayat bayram olsun.

Her hanenin tenceresi kaynasın…

Aş kokuları birbirine karışsın.

Gözler gülsün…

Gönül pınarları çağlasın.