Z Kuşağı söylemini hiç sevmediğimi, kullanmak istemediğimi ifade etmek istiyorum. Z kuşağı demek baştan bir ayrımcılığı kabul etmek gibi geliyor bana. Bu söylemin rastgele seçilmiş basite alınacak bir söylem olmadığını, bir projenin parçası olduğunu düşünüyorum. Açıkçası bu kuşak internet kullanan teknoloji ile iç içe olan bir nesli tanımlamak içindir. Fakat uygulamada sanki ecdattan çok farklı bir nesil zuhuratı oldu da aralarında ciddi fark var gibi algılanmaktadır. Her kuşak dünyadaki gelişmelere teknolojik ilerlemelere bağlı olarak sınıflamaya tabi tutulursa n adet sınıf farklılığından bahsetmek icap ederdi. Böylelikle genç nesle farklı bir özellik yüklenmektedir.

Tarihimizde emperyalist devletler, bizim gibi köklü aile geleneklerine sahip yapımızı yıkarak emellerine ulaşabilmenin çalışması içinde olmuşlardır. Hatırlarsınız ki, Bir zamanlar Avrupa’ya giden gençliğimize jön Türkler(genç Türkler) demek sureti ile ruhu halifesi farklı bir gurup oluşturarak içimize nifak tohumları ekmiştiler.

Bugünse genç neslimizde gördüğümüz nahoş hadiseler, beğenmediğimiz uygulamalar bizim tarafımızdan Z kuşağı diyerek bir öteleme yapmayı nerdeyse usul haline getirmiş bulunuyoruz. Böylelikle bizler bu ayrımcılığa zemin hazırlayarak hedefsiz bir kulvara adım atmış oluyoruz. Bu son derece kabul edilirliği olmayan bir uygulamadır.

Peki Z kuşağını nasıl anlamalıyız? Hz.Ali “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin” sözü bizlerin Z kuşağına nasıl bir misyon yükleyeceğimiz hakkında bizi bilgilendirmektedir. Mustafa Kemal Atatürk de muasır medeniyet derken bizleri bu konuda uyarmaktadır.

Evet Z kuşağı teknoloji ve Bilişim kuşağıdır. Fakat bu bize özümüzü kaybettirmemeli benliğimizden bizi soyutlamamalıdır. Bugün İngiliz dilinde bin yıllık telaffuz mevcutken yönetimlerinde hala krallık sembolik olarak devam etmektedir. Japonya gibi teknolojinin duayeni olan bir ülke geleneklerine asla dokunmamakta ve teknolojik gelişmeme mani değil diye çok zor olan alfabesine söz ettirmemektedir.

İnternet çağı dediğimiz bu çağda kısacası Z kuşağı platformu dünyamız global yapısı ile sanki bir köye dönüşmüştür. Artık dünya milletleri dini, dili, ırkı ne olursa olsun her yapıdaki insan birbiri ile iletişim halindedir. Dünyanın dönüş hızı artmıştır. Teknolojinin sağladığı imkanlar çok iyi değerlendirilmelidir. Bunun içindir ki; Z kuşağımız bilimle donatılmış, değerlerine bağlı, kültürüne ve mukaddesatına saygılı bir kuşak olmalıdır. Bunu sağlayamazsak bilimle donatıp kültürünü fakir bırakırsak veya kültürel donatıyı verip teknolojik yoksulluğuna mahkum edersek arzuladığımız amaç sonuçlar mümkün olamayacak demektir. Bir ülkenin bekası, çocukların neşesi, gençlerin dinamikliği, yaşlıların tecrübesi ile bütünleşik bir yapıyla mümkün olabilir. Kısaca Z kuşağı kopan ayrıştırılan bir yapı değil bütünleşik yapının temel taşıdır.

İnanıyorum ki, Z kuşağının hiçbir mazereti yoktur. Bugün bilime ulaşmak çok kolay olduğu gibi Eskiden okuma yazma bilmeyen dedelerimizin ninelerimizin şehirlerde okuma yazma bilmeden çektikleri sıkıntılı yaşam hali, bugün dil bilmeyen hayatına en az iki dil koymayan Z kuşağının dünyamızda yaşadığı hal ile aynıdır. Gelişen teknoloji dünyanın en donanımlı kütüphanelerini cebimize kadar getirmiştir. Fakat en kıymetli değerimiz olan zamanı çok iyi değerlendirmemiz boşuna harcamamız Z kuşağının temel ilkesi olmalıdır. Şairin söylediği gibi “Hala ne diye oyunda oynaştasın, Fatihin İstanbulu feth ettiği yaştasın “ söylemi fitilimizi ateşlemelidir. Sevgili peygamerimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) “İki günü bir birine eşit olan hüsrandadır” söylemi ile bir günlük terakkinin önemini zikretmiştir. Ayrıca “Bir dil iki insandır” demek sureti ile dünyanın anahtarı olan dilin önemini ne güzel ifade etmiştir. Burada ünlü Matematikçi Gaus un çalışma disiplininiden bahsetmeden geçmek istemiyorum. Yetmiş sene hiç misafir kabul etmeden çalışan pek çok teorilere imza atan Gaus yetmiş yaşına geldiğinde “Masamın yanına bir sandalye daha koyabilirsiniz diyor”.

Z Kuşağına Mesajım : Arzuladığım Z kuşağı, bilimle donatılı, dil bilen, teknolojiyi iyi kullanan ülke değerlerine, kültürüne cani gönülden bağlı, malayani ve nefsaniyetli bir dünya yerine, hayatında disiplinin çalışmanın, üretmeninin yanında global egemenliği ilke edinmiş, sahibini unutmadan yaşayan bir nesil olmalıdır. Selam ve muhabbetle sağlıcakla kalınız.