Bir ilçenin geleceğini bazen büyük projeler değil, doğru zamanda atılan doğru adımlar belirler.

Araç Çevre Yolu da benim için böyle bir mesele.

Hafta sonu Araç’ta hemşerilerimizle bir araya gelerek ilçemizin geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşma fırsatı buldum. Sohbetimizin önemli başlıklarından biri de uzun zamandır gündemimde olan Araç Çevre Yolu oldu.

Çünkü bu yol, yalnızca ulaşımı rahatlatacak bir güzergâh değil; Araç’ın önümüzdeki yıllardaki ekonomik ve sosyal gelişimini de doğrudan etkileyecek stratejik bir fırsat.

Aslında soru çok açık:

Bu yol neden hâlâ tamamlanmayı bekliyor?

Araç’ın konumu, yolun önemini artırıyor

Araç, tarih boyunca Kastamonu’nun batıya açılan önemli kapılarından biri olmuştur. Çanakkale ve Millî Mücadele’de gösterdiği fedakârlıklarla tarihimizde müstesna bir yere sahip olan Araç, nüfusuna oranla en çok şehit veren ilçelerden biri olmanın haklı gururunu taşımaktadır.

Bugün ise bu tarihî kimliğine, Kastamonu’yu Karabük üzerinden Batı Karadeniz ve Marmara havzasına bağlayan stratejik ulaşım konumu ekleniyor.

D.030 karayolu Kastamonu–Araç–Karabük aksı, yalnızca günlük ulaşımı sağlayan bir yol değil; insan, üretim ve ticaret hareketinin önemli koridorlarından biri.

Bu güzergâhta şehirlerarası yolcu taşımacılığının yanı sıra kamyon ve tırlarla taşınan tomruk, orman emvali, kereste ve diğer ahşap ürünleri; üretim girdileri, makine ve ekipmanları, maden ve mermer ürünleri ile farklı sanayi ve ticari yükler de hareket ediyor.

Dolayısıyla mesele yalnızca “kaç araç geçiyor?” sorusu değildir.

Hangi araçlar geçiyor, ne taşıyor, nereye gidiyor ve bu hareketliliğin ekonomik karşılığı nedir?

Asıl bakılması gereken yer burasıdır.

İlçe merkezindeki trafik sürdürülebilir mi?

Bugün Araç merkezindeki temel sorun, şehirlerarası transit trafik ile ilçe merkezinin günlük yaşamının aynı güzergâhta buluşmasıdır.

2023 KGM verilerine göre bu güzergâhta günlük yaklaşık 4.357 araç hareket ediyor. Bunun yaklaşık %40–45’inin otobüs, kamyon ve TIR gibi ticari ve ağır taşıtlardan oluştuğu dikkate alındığında, ilçe merkezinden günlük yaklaşık 1.750–1.960, yıllık ise 600 binin üzerinde ağır ve ticari araç geçiyor (URL2, 2023).

Böylesine yoğun trafiğin ilçe merkezinden geçmesi; yaya güvenliği, şehir içi trafik akışı ve acil müdahale açısından ciddi risk oluşturuyor.

Üstelik yol üzerindeki ticari noktalarda kısa süreli duran araçlar, yaya hareketliliği ve zaman zaman ortaya çıkan emniyetsiz davranışlar mevcut riski daha da artırıyor.

Özellikle hafta sonları, bayramlar ve İstanbul–Kocaeli başta olmak üzere Marmara yönlü geliş-gidişlerin yoğunlaştığı dönemlerde, ilçenin doğu ve batı girişlerinde trafik yükü belirgin biçimde artmakta; zaman zaman kilometrelerce uzayan araç kuyrukları günlük ulaşımı ve ilçe içindeki hareketliliği olumsuz etkiliyor.

Bugüne kadar ilçe merkezinde büyük bir kazanın yaşanmamış olması elbette sevindirici. Ancak mevcut trafik yükü düşünüldüğünde bu durum, gelecekte de aynı risklerin yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.

Yarın yaşanabilecek ağır bir kazanın sonuçlarını beklemeden gerekli tedbirleri almak daha doğru değil mi?

Bu nedenle ulaşım yatırımlarını yalnızca asfalt ve kilometre hesabıyla değerlendirmemek gerekir.

Doğru ulaşım altyapısı, aynı zamanda zamanı, güvenliği ve ekonomik verimliliği yönetme aracıdır.

Çevre yolu ticaretin karşısında değil

Araç’ın ana güzergâh üzerinde bulunması, yıllardır ilçe ticaretine önemli bir hareketlilik sağlıyor. Marketler, lokantalar, pastaneler ve diğer ticari işletmeler, yolculuk sırasında yapılan kısa süreli duraklamalardan da yararlanıyor.

Bu nedenle çevre yolu planlanırken “trafik şehir dışına çıksın, ticaret ne olursa olsun” anlayışı doğru değildir.

Ancak ulaşım yatırımları ticareti ortadan kaldırmaktan çok, ticaretin yerini ve biçimini değiştirebilir.

Bolu ve Ilgaz tünelleri ile İstanbul-İzmir Otoyolu gibi önemli yatırımlar sonrasında eski güzergâhlardaki ticari hareketlilik değişmiş; yeni güzergâhlarda dinlenme, yeme-içme, konaklama ve hizmet alanları gelişmiştir.

Bugün yapılması gereken, değişime direnmek değil; değişimin oluşturacağı yeni ticari düzeni şimdiden planlamaktır.

Çevre yolu ile birlikte yeni ticari alanlar, dinlenme ve kısa süreli duraklama noktaları, güvenli giriş-çıkışlar ve ilçe merkeziyle bağlantılar birlikte düşünülmelidir.

Esnafımızı koruyacak ticari alanları planlayalım; çevre yolunun oluşturacağı yeni fırsatları Araç’ın geleceğine kazandıralım.

Büyük ölçüde gerçekleşmiş bir yatırım

Çevre yolunu konuşurken önemli bir gerçeği de gözden kaçırmamak gerekiyor:

Bu, bugün başlanacak bir proje değil.

Yaklaşık 13 yıllık süreç içerisinde yolun önemli bölümlerine ilişkin ciddi imalatlar gerçekleştirilmiş durumda.

Edindiğim bilgilere göre, 4,3 kilometrelik çevre yolu projesinin altyapısının yaklaşık yüzde 80’i gerçekleşmiş durumda.

Özellikle Çay Yolu tarafındaki köprü/viyadük bağlantısı ile kalan üstyapı ve asfalt çalışmalarının tamamlanması gerekiyor.

Dolayısıyla bugün sorulması gereken soru,

“Araç’a çevre yolu yapılacak mı?” değil; “Büyük ölçüde gerçekleştirilmiş bu yatırım nasıl ve ne zaman tamamlanacak?”olmalıdır.

Kamu yatırımlarında başarı yalnızca yeni projeler başlatmakla değil, başlanmış yatırımları sonuçlandırmakla da ölçülür.

Yarının yükünü bugünden düşünmek

Mesele yalnızca bugünkü trafik de değil.

Kastamonu’nun, ülkemiz ahşap panel üretimindeki %11’lik payı (Yomsad, 2025), buna bağlı lojistik hareketlilik, tekstil, gıda, yüksek oranda maden (%22) ve mermercilik faaliyetleri (URL1, 2026), sahil turizmi ve batı yönündeki ekonomik ilişkiler birlikte değerlendirildiğinde; Araç’ın bu ulaşım koridorundaki stratejik konumunun ve ekonomik öneminin önümüzdeki dönemde daha da artacağı açıktır.

Buna, Araç–İhsangazi OSB’nin faaliyete geçmesiyle oluşacak yeni üretim, hammadde ve sevkiyat hareketliliği de eklendiğinde, ilçenin ulaşım ihtiyacının ve özellikle ağır taşıt trafiğinin önemli ölçüde artması kaçınılmazdır.

Bu nedenle çevre yolunu yalnızca bugünün şehir içi trafik sorununu çözecek bir güzergâh olarak görmek eksik kalır.

Araç Çevre Yolu, Kastamonu’nun gelecekteki ulaşım, sanayi ve lojistik vizyonunun da bir parçasıdır.

Artık sonuçlandırma zamanı

Bundan sonraki aşamada mesele kimin ne söylediğinden çok, bu yatırımın nasıl sonuçlandırılacağıdır.

Artık ihtiyaç olan, proje ile ilgili tüm kurum ve paydaşların ortak akıl ve güçlü bir iradeyle bu yatırımı sonuçlandırmaya odaklanmasıdır.

Kalan imalatlar için ihtiyaç ve maliyetler netleştirilmeli, gerekli ödenek planlanmalı ve projenin eksik bağlantılarıyla birlikte hızla tamamlanması sağlanmalıdır.

Çünkü Araç Çevre Yolu bir partinin, bir kişinin veya bir dönemin projesi değildir.

Bu proje, Araç’ın ve Kastamonu’nun ortak ulaşım yatırımıdır.

Bana göre hedef nettir:

Araç’ı ana ulaşım aksından koparmadan, artan ağır ve transit trafik yükünü ilçe merkezinden uzaklaştırmak ve ulaşım altyapısını ilçenin gelecekteki gelişimine hazırlamak temel hedef olmalıdır.

Önümüzdeki dönemde artması beklenen üretim, ticaret ve lojistik hareketliliği, Araç’ın ulaşım ihtiyacını da bugünkünden farklı bir noktaya taşıyacaktır.

Bugünün trafik sorununa çözüm üretirken, yarının ihtiyaçlarını karşılayacak altyapı da bugünden planlanmalıdır.

Çevre yolu bu bakışla ele alındığında, yalnızca trafiği rahatlatacak bir güzergâh değil; Araç’ın gelişme yönünü, ekonomik hareketliliğini ve yeni yatırım imkânlarını şekillendirecek stratejik bir eşik niteliğindedir.

Çünkü mesele yalnızca bir yolun tamamlanması değil; Araç’ın gelecekteki konumunu, ekonomik hareketliliğini ve yaşam kalitesini arttırmaktır.

Sonuç olarak, Araç Çevre Yolu; “Üsküdar’a kadar Kastamonu” vizyonunun, batıya açılan kapımız Araç’tan başlayarak ilçemizin kalkınmasına, bölgesel bağlantılarının güçlenmesine ve yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlayacak stratejik ve somut adımlardan biri olacaktır.

Yararlanılan Kaynaklar;

·(URL1, 2026). https://www.tuik.gov.tr/

·(URL2, 2023). https://www.kgm.gov.tr/Trafik Ulaşım Bilgileri

·(Yomsad., 2025). Türkiye ahşap esaslı levha üretim, ithalat ve ihracat raporu. MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği, İstanbul