Yerleşimlerin omzuna “şehir” apoleti takan meziyetlerden biri “geleceğe kök sürebilme” iradesi olsa gerek, zamanı tersine çeviren bir bilim kapsülüne atlayarak geçmiş zamana gidilebildiği kadar gidiverip de katmanın her tabakasına sahip çıkabiliyorsa, işte o “şehirdir”…

Tarihi “dikey” algılayabilendir “şehir”.

İlk yerleşildiği günden bugüne…

Her kavmi, kültürü, devri “medeniyet harmanına” dahil bilendir “şehir”.

“Yatay tarih” düzlemini reddedendir “şehir”…

Tarihi siyasi hülyalarına alet edevat etmeyendir.

Kızılderili’sini bağrına basandır “şehir”…

“Azıcıklarına” hürmet gösterendir.

“Homojen(ist)” değildir “şehir”…

“Heterojen(ist)” anlayışın alemdarıdır.

Geleceğe kök sürendir “şehir”…

Yurttaşlarının şehre aidiyette imece ve müştereklikleriyle.

(Eski vakitlerin birinde Anadolu’da bir kadın yaşadı…

Lawazantiyalı Rahip Bentip-Şar’ın kızı “Puduhepa”.

3 bin 300 sene evvel kadının “hükmü” mü var ola dünya yüzünde acep?..

İsmine “Ana’dolu” denilmedi boşuna Asya’dan Avrupa’ya bir kısrak başı gibi uzanan topraklara, tarihin her devrinde “Ana” hükmünün mührünü vuran kadınları oldu Anadolu’nun, o sebepledir ki “medeni” kaldı daim.

Devrin ilmi neyse onunla kuşandı “Puduhepa”, o gününü önceki gününden verimli kılmayı becerdi, “gelişim/değişim” yolunun yorulmaz yolcusu oldu…

“Kadın başına”.

Ki en kıymetli baştır o…

Akıl ve hissin erkeğe nasip olmayan bileşkesi.

Zaman geldi kraliçesi oldu Hitit kralı III. Hattuşili’nin…

3 bin 300 yıl sonrasına kadın gücünü, hikmetini, irfanını emanet bırakacak kadar devrinde “basiretli, etkin ve eylemli” oldu.

Kadeş Savaşı’na “mühür” vurdu…

“Dahası yok”.

Puduhepa; tıpkı Anadolu’nun tarih boyuna damgasını vuran, kadın eliyle Anadolu’yu Anadolu yapan, Anadolu medeniyetini baki kılan nice kadın gibi…

Ata’dır.)

(Çorum…

Puduhepa’dan 3 bin 300 yıl sonra bugün.

“Puduhepa Kadın Kültür Festivali”…

“Çorum Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Puduhepa Kadın Kültür Festivali 24-28 Mart 2026 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanacak.”

Hitit’in topraklarında ne anlamlı bir vefa…

“Ders çıkarma”.

Üçüncüsüne imza atılan “Puduhepa Kadın Kültür Festivali” açılış töreninde Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın konuştu “Çorum ve kadın” vurgusu ile…

“Çorum Belediyesi olarak kadınlarımız için neyi bir fazla yaparız düşüncesi içerisinde iş birliğine açık olarak güzel işler yapıyoruz. Kadın Kültür merkezlerimiz kadınlarımızın sosyalleştiği, öğrenirken kaynaştığı birlik ve beraberlik merkezlerimize dönüştü. 8 kadın kültür merkezimizde binlerce hanımefendi düzenlediğimiz kurslarla yarını inşa ediyorlar. Aile Yaşam Merkezlerimizin ise Türkiye’de eşi ve benzeri yok. Çünkü Çorumluların ve Çorum Belediyesi’nin yaptığını herkes yapamaz. Öyle bir şehir inşa edeceğiz ki kadınıyla, erkeğiyle tüm dünyaya örnek olacak. Çorum Belediyesi olarak çalışan annelerimiz ve kadınlarımız için kreş inşa ettik. Birincisini bitirdik, ikincisinin ihalesini yakında yapacağız. Annelerimiz gözü arkada kalmayacak. Kadınlarımız için en güzeli yapmaya devam edeceğiz.”

“Erkek egemen” ve “üstten bir bakış” değil bu…

Bizatihi kadını nesne olmaktan çıkarıp özneleştiren yol/yordam.

“Çorum” ve “Çorum Belediyesi”…

Kastamonu’ya alacağı “ders” ola, okuyacağı “ödev” kala, ulaşmaya gayret edeceği “çıta” dura.)

(Çorum’un yerel tarihini sahiplenişi ve geçmişten geleceğe uzanan zincirin günümüzdeki halkası olması elbette uygarlığın doğuşuna vücut veren ruhun günümüze üflediği nefes…

“Maya sağlam”.

Kastamonu da bir “Çorum”…

Azı yahut fazlası, ne önemi var, uygarlığın temel taşlarından biri (de) Kastamonu.

Kastamonu’nun mülki idarece, yerel yönetimce, sivil toplum örgütlerince geçmişe saldıkları sondajın ucu nereye kadar uzanıyor acep?..

Kimininki “bin yıl” kimininki “yüz yıl”.

Allah’vere iki bin yıl evveli bulan “Taşköprü” var da…

Ekseriyetten ayrı duran “ada”.

Kastamonu “ne dün” ne de “önceki gün”…

“Haftalar” Kastamonu, “aylar” Kastamonu, “yıllar” Kastamonu.

Hamaset karşısında güler geçer tarih…

Kastamonu’nun kıymeti b(amb)aşka sırrına akıl erdiremeyeceği kadar zamanenin.)