“Yaman Dede, Yanan Dede, Yanar Dede, Yamandi Molla, Molla Bey” nam “Diamandi” yahut “dini İslam” olduktan sonra aldığı ismi ile “Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu”…
Kastamonu Kimliği’nin ana kaidelerinden biridir.

“Kastamonu’nu nesi ile bilirsiniz?”…
“Yaman Dede’si ile biliriz”.

“Yaman Dede” üzerine kitaplar yazıldı, gazete manşetleri atıldı, başka şehirde konak ve camiye ismi verildi…
Kastamonu bihaber Yaman Dede’sinden.

Kastamonu’nun düşünürüdür “Yaman Dede”…
Kastamonu’nun ruhi çağlayanıdır.

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 4 Mayıs (1)

Kastamonu Lisesi’nin “tasavvufi/ezoterik” yüzüdür “Yaman Dede”…
“Haberin var mı taş duvar, demir kapı, kör pencere?”

“Ölmeden önce öldü” ve Kastamonu’daki eğitimi sayesinde “yeniden doğdu” Yaman Dede…
“Nur’a kavuştu”.

Kastamonu Rum Mektebi’nin sanı dahi gelmedi bugüne…
Kültür mirasını “reddi miras” Kastamonu.

“Nasrullah Medresesi” yahut…
“Ne yana düşür usta?”

(1887’de Kayseri’nin Talas ilçesinde doğdu…
Karaman Türk’ü.

Yuvan Efendi ve Afurani Hanım’ın oğlu…
“Diamandi” adı konuldu.

Babası iplik tüccarıydı…
Aile Kastamonu’ya taşındı.

O gün oldu…
“Kastamonulu Diamandi”.

Evvela “Rum Mektebi”…
Ardından “Kastamonu Lisesi”.

Girmesi zorunlu olmadığı halde din derslerine girdi…
“Arapça” ve “Farsça” öğrenmeye meyletti.

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 4 Mayıs (2)

Lisedeki Farsça hocası İskilipli Osman Efendi sayesinde “Mevlana” ve “Mes̱nevi” ile tanıştı…
Zihnine de gönlüne de dokundu.

Kastamonu Lisesi’ni bitirdikten sonra Hacı Mümin Efendi’nin tavsiyesiyle iki yıl da Nasrullah Medresesi’ne devam etti…
“Diamandi Molla” oldu namı.

1909’da “İstanbul Hukuk” için Kastamonu’dan ayrıldı…
Ailesinden günümüze gelenler kimler ola?

Galata Mevlevîhânesi’nde Ahmed Celâleddin Dede ve Ahmed Remzi Dede’nin derslerine katıldı...
Ahmed Remzi Dede adını koydu “Yaman Dede”.

Önce “Beyoğlu Birinci Hukuk Mahkemesi” zabıt kâtipliği…
Ardından avukatlık.

Harici hayatında “Ortodoks Hıristiyan” idi…
Dahili hayatında “Müslüman”.

1942 yılına gelindiğinde “olduğu gibi görünmeye” karar verdi ve Tokat’a gittiği sırada Nakşibendî-Hâlidî Şeyhi Ahmed Hilmi Efendi’nin teşvikiyle İslâmiyet’i kabul ettiğini resmen ilan etti…
“Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu” adını aldı.

Avukatlığı bıraktı…
Saint Benoit ve Notre Dame gibi yabancı okullarında, İstanbul İmam-Hatip Lisesi ve İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde Türkçe, edebiyat, Farsça, Arapça derslerine girdi.

3 Mayıs 1962’de vefat etti ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi…
Mekanı kalplerdeki nurdur.)

(Bu ikinci “Yaman Dede” yazım…
“Üç, dört… on dört” devamı gelecek.

“Yaman olur Kastamonu uşağı”…
Dünyaya nam salar “Yaman Dede” misali.)

(Kayseri’nin Talas ilçesi Kastamonu gibi değil…
Kültür mirasına sahip.

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 4 Mayıs (4)

“Yaman Dede Konağı”…
Talas ilçesinde 19’uncu yüzyılın ortalarında inşa edilen konak 2011 yılında kapsamlı bir restorasyonla “Yaman Dede Kültür ve Sanat Evi” adıyla ziyarete açıldı.

Misal…
2024 yılında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar Kayseri ziyaretinde Yaman Dede Kültür Evi’ni ziyaret etti ve “Tıpkıbasım Mushaflar Kur’an‑ı Kerim Sergisi” ile Hilye‑i Şerif Odası’nı gezerek eserler hakkında bilgi aldı.

“Yaman Dede Camii (Panaya Kilisesi)”…
“Yaman Dede Kültür ve Sanat Evi” yakınındaki “Panaya Kilisesi”, 1886’da Rum Ortodoks cemaati tarafından inşa edildi ve nüfus mübadelesinden sonra 1925’te camiye dönüştürüldü, 2025’te Talas Belediyesi tarafından “Yaman Dede Camii Restorasyonu” adıyla bir proje başlatıldı ve 25 Şubat 2025’te tamamlanarak ibadete açıldı.”

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 4 Mayıs (3)