“Demir, beton, asfalt” üzerinden Kastamonu’nun kalkınacağına akıl sardıran Kastamonu kanaat çevreleri, toplumsal yaşamın her hücresine nüfus eden “dijital” devrimden bihaberler illaki, aksi halde Kastamonu günümüzdeki “fikri buhran” çağını yaşamazdı…

Tersine yol alındığında aynı noktaya varmak fizik kuralı olabilir ama “fikir” kuralı değil.

Hızla vaktin koordinatlarından uzaklaşıp…

“Taş devri” yolcusu Kastamonu.

Dijital devrim elbette Kastamonu’yu da ele geçirecek…

Direnmek, vatan müdafaası değil, bizatihi kaleyi içten çökertmek.

Kastamonu’nun ekonomik kalkınmasının ve sosyal gelişmesinin tek ve sadece yolu dünyanın hemen her alanda vardığı kabın şeklini alabilmesi…

Hem “suvari” olabilmeli Kastamonu, şekle uygun hale gelebilmekte, öncü anlamında “süvari” olabilmeli hem de.

Hem yerel hammaddelerini tasarım katarak katmadeğerle ürünleştirebilmeli hem de kültür mirasını koruyarak geleneklerini korumakta alabildiğine muhafazakarlaşmalı Kastamonu…

Ancak diğer yandan da “dijital” devrimin hem faydalanıcısı hem de üzerine kat çıkanlarından olacak kadar devrimcileşebilmeli.

Ne “kasaba siyaseti” ile ömrünü törpülemeli ne de seneler öncesinde kalan cephelere hücum etmeli…

Yenidünyada yerini almalı Kastamonu.

(Kastamonu kanaat çevrelerinin dünyayı takip etmedikleri aşikar…

Okumuyorlar, duymuyorlar, hissetmiyorlar.

Ezber, her an hükmü eksilen metindir, harfler yiter…

Boş bir sayfaya dönüşür terkide sola sola.

DÜNYA Gazetesi’nin “İletişimin Yeni Çağı” temasıyla düzenlediği “Dijital Dönüşüm Zirvesi” kamu, sektör temsilcileri ve kanaat önderlerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi…

Keşke Kastamonu kanaat mensupları da orada olaydı.

“Suvari” Ve “Süvari” Kastamonu 2

Zirvenin açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’dan bir paragraf tam da Kastamonu’nun ısrarla kapattığı algısına hitaben…

“Dünyanın en büyük e-ticaret devi Amazon, depolarında 1 milyondan fazla robot kullanmaktadır. Bu robotlar, sipariş toplama, paketleme, taşıma ve envanter yönetimini büyük ölçüde otomatikleştirerek verimliliği katlamış, insan-robot iş birliğini yeni bir seviyeye taşımıştır. Benzer şekilde birçok öncü ülkede 5G destekli akıllı fabrikalarda üretkenlik yüzde 15 ila 30 oranında artmakta, makine duruş süreleri yüzde 50’ye varan oranda azalmakta ve tedarik zinciri optimizasyonu kökten iyileşmektedir… Türkiye’de de bu teknolojiler insan hayatına ve üretime doğrudan dokunmaya başladı. Kısa süre önce İstanbul’dan Muş’a 5G bağlantısıyla gerçekleştirilen uzaktan böbrek taşı ameliyatı, bu teknolojilerin sağlık alanındaki çığır açıcı gücünü tüm dünyaya göstermiştir.”

https://www.dunya.com/gundem/5gde-abone-sayimiz-25-ay-dolmadan-42-milyona-yaklasti-haberi-828385 ...

Tamamını merak edenler için.)

(Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun altını çizdiği “5G ameliyat” konusu geçtiğimiz ay gerçekleşti ve medyada geniş yer buldu…

“Yerli ve milli” cihaz sayesinde gerçekleştirilen böbrek taşı ameliyatı, “İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi” ile “Muş Devlet Hastanesi” arasındaki kilometrelerce mesafeyi ortadan kaldırdı, her iki hastanede bulunan “Turkcell 5G” altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikme süresi sayesinde uzaktan ameliyata imkan sağladı, yaklaşık 4 saat süren operasyon, “böbrek taşı tedavisinde Retrograd İntrarenal Cerrahi (RIRS) yöntemiyle yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı” olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’de oldu bu devrim…

Övünç ve gurur.

“Suvari” Ve “Süvari” Kastamonu 1

Dünyanın geldiği “dijital devrimin” bayraktarlarından biri Türkiye olmasına rağmen Kastamonu adeta kendisini kervanında dışında tutmak için gayretine gayret katıyor…

“Demir, beton, asfalt” geçtiğimiz yüzyılda kaldı bitti.

Mevlana Hazret asırlar önce söyledi…

“Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”)

(10 Nisan tarihli yazımda sormuştum… https://www.kastamonuistiklal.com/5g-ameliyat-olur-musunuz-dunyanin-bir-ucundaki-hekime

Birkaç paragraf ile hatırlayalım…

“Sağlık alanındaki altyapı teknolojisi dağın yamacına inmiş çığ cüssesine ulaştı günümüzde, teşhis ve tedavide ‘fizik’ ortadan kalkar hale getirildi, ‘dijital/tele’ süreçler ile hekim ve hasta binlerce kilometre uzaktan aynı mekanda buluşuyor… Sağlıktaki gelişmeler içinde ‘dönüşüm’ kavramı buzdağının ancak üstünü tanımlayabilir, buzdağının altı ancak “devrim” kelimesi ile doğru ifadesini bulur, ‘devrim’. Tüm sağlık kurumlarını ve süreci bütüncül olarak şemsiyesi altına alan ve hastane boyutunda zirveye çıkan ‘dijital’ uygulamalar hem sağlık çalışanları hem de hastalar için yeni kapıları art arda açarken bir yandan da dünyayı ‘küçük bir köy’ haline getiriyor… Türkiye’deki ‘dijital’ tabanlı bir hastanedeki hasta pekala Japonya’daki aynı teknolojiye sahip hastanedeki/klinikteki hekim tarafından ameliyat edilebiliyor.)

“Suvari” Ve “Süvari” Kastamonu 1“Suvari” Ve “Süvari” Kastamonu 3

O gün “Japonya” demiştim…

Bugün “Muş”.)

(Mesele “dijital sağlık” değil…

Sadece bir misal.

Mazinin tüm ezberlerini bozan bir vaktin içindeyiz, bu günden çok daha gelişmiş olacak yarın, öbür gün bir öncekini aşarak çığ büyüdükçe büyüyecek…

Kastamonu ne “dışarıda” ne de “dışında” kalsın, merkezinde olmasa da her ne kadar, tutunsun.)