Puantajdaki yeri ile oyun kalitesi ve hele ki mazisindeki “Süper Lig” mensubiyeti asla örtüşmeyen Bucaspor karşısında GMG Kastamonuspor “rölanti” bir tempoyla “garanti” galibiyet alarak İzmir’den döndü…
Galibiyetin ehemmiyetine dair bir diğer altı çizilmesi gereken husus da “İzmir takımı her zaman İzmir takımı” düsturudur.
Son 7 maçının her ne kadar 6’sını mağlubiyetle tamamlamış olsa da ev sahibi, bulunduğu düşme hattından ivmelenmek için mutlak galibiyete ihtiyacı olduğu görev emri ile sahaya çıktı elbette, “yeni bir başlangıç” kulağa hoş geliyor haliyle…
İlk 45 dakikada GMG Kastamonuspor’un 6 ve 45+’daki iki pozisyonu haricinde gole müteallik bir atak olmadı, orta sahaların bir şekilde hızlı geçildiği ve 18 surlarında nihayetlenen akınlarla geldi geçti gitmeler gelmeler, takımlar sahaya çıktıkları skor ile soyunma odasına döndü.
İkinci 45 dakikaya GMG Kastamonuspor ekrandan hükmedilebildiği kadarıyla ilk yarıdaki “4-1-3-2” dizilişini “4-2-3-1” formülüne çevirerek çıktı, rakip ceza alanı etrafında kazdığı hendekler ve hazırladığı mancınıklar öyle ya da böyle golün geleceğini doğa kanunu haline getirdi, 72’deki “hesaplı” ara pası futbol aşkı namına golden de değerliydi…
GMG Kastamonuspor’un dirayetli haletiruhiyesi rakipteki “belki” hissini de un ufak etti, kalan dakikalar beraberlik esintisine dahi nail olamadı, o kadar garanti bir galibiyet oldu ki.
GMG Kastamonuspor “kolej takımı”…
“Hikaye” yazmasına şaşırmak lazım.
Ve…
Yense de yenilse de kalbimiz onunla.