Kastamonu’nun koridorlarında kaybolduğu “fikri buhran” labirentinin en bariz göstergesi dönüp dönüp aynı noktaya gelmesidir, “uz gittim” sanılmasına rağmen aslında yerinde sayılmıştır, yapılan yolculuk hayaldir…
Uykuda diz ağrır, bacak tutmaz, göz görmez.
“Benim oğlum bina okur döner döner yine okur”…
Eskilerin sekiz kelimede tamam ettiği teşhise Kastamonu(lu)nun tedavi bulması için acep kaç bahar daha yaprak dökecek?
Bilimce sabit “bir şey olmuyorsa olmadığı içindir”…
“Netsek neylesek zaid.”
Etrafında laf çevirmek ne fayda…
Ancak baş döner.
“Yinelemek”, çok vakit sonra sürerse, sabır ve iradeden çok “olmaza kürek çekmeyi” ifade eder…
Yinelemektense “yenilemek” daha doğru.
E tabii “değişmeyen tek şey değişimdir” düsturunu da akıl önünde tutmak lazım…
Değişimle kavga etmek de ne.
(Fikir jimnastiğinden hazmetmemek de var Kastamonu(lu)nun bu müzmin hastalığının kökeninde…
Okumamak da.
İstişare yok zaten…
Dediğim dedik.
Fikir sunmak yerine “üzerimize ne düşerse yaparız” toplumu olmanın nihai faturası…
İtiraz yok.
Kastamonu bu şekilde ne kalkınır ne gelişir…
Sadalar durur.
Not 1: Kurulduğu 2006 yılından beri envai saiklerle yıldızları barışmadı Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu’nun, üniversitenin şehirden/ilden “kopuk” olduğu, en azından aynı haletiruhiyede olmadıkları dile getirildi durdu…
20 yıldır bitmeyen hikayeydi.
Önceki gün üniversite kapılarını ardına kadar halka açtı…
Vatandaş kampüsü doldurdu.

Buzların erimesini bırakın…
“Sarmaş dolaş”!
Kimi otomobili ile kimi toplum taşıma ile kimi yaya…
Üniversitesine koştu Kastamonu halkı!
20 yıldır beklenen ama bir türlü olmayan oldu!…
Kucaklaşma sağlandı!
Kastamonu’nun derdine derman arayan, acısını paylaşan, sevincini çoğaltan üniversite bu işte!...
Halkı bağrına basmak bu!
Üniversite ile kurulduğu ilin halkı arasında ayrı gayrı olur mu?...
En azından artık olmayacağı besbelli!
Geç oldu!…
Hikaye oldu.
(Kastamonu halkının katar katar Kastamonu Üniversitesi kampüsünü doldurduğu doğrudur…
Ancak ziyaretin sebebi “üniversite ile halk kaynaşması” değil, “Türk Yıldızları” gösterisinin seyir alanı olarak kampüsün gösterilmesi, bir nevi “tribün” görevi.
Gerçi fena mı oldu?...
“Orada bir üniversite var, gitmesek de-gelmese de o üniversite bizim üniversitemiz” dizelerini en azından birkaç saatliğine de olsa tedavülden kaldırmış oldu bu rastlantı.
Bu arada…
Kastamonu Üniversitesi bir öğretim yılını daha geride bırakıyor, geride kalan bir yılda da “Üniversite-Kastamonu” bağında sıkılaşma oldu mu, asla.
Elbette üniversitenin “varlık” sebebi Kastamonu değil…
Ancak yöresinin “havası-suyu” ile hemhal olmak da üniversitelere biçilen bir kimlik.
Elbette muhatap il de az soru(n/m)suz değil…
Hala “üniversite dostu şehir” olamamak hatta olabildiğince arka sıralarda kalmak affedilir değil.
İki ayrı ada…
Arada köprü filan da yok.)
Not 2: “Eller gider Mersin’e, Kastamonu gider tersine” mevzusu…
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin “5 Kıtadan 29 Ülke Mersin’de Buluşacak: Paralimpik Sporlar Rüzgarı 2026’da da Devam Ediyor” başlıklı metninden bir bölüm okuyalım…
“Mersin, uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma geleneğini 2026 yılında da sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl 5 kıtadan çok sayıda ülkenin katılımıyla Dünya Bedensel Engelliler Plaj Oyunları ve Görme Engelliler Dünya Halter Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yapan Mersin, 2026’da da Paralimpik sporların heyecanına sahne olacak… Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin uluslararası adaylık süreçleri sonucunda ülkemize kazandırdığı organizasyonlar kapsamında, 15-22 Haziran 2026 tarihleri arasında Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları, 26 Haziran-04 Temmuz 2026 tarihleri arasında ise Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası Mersin’de düzenlenecek… 5 kıtadan 29 ülke katılımının beklendiği organizasyonlarda, 500’ün üzerinde uluslararası katılımcı Mersin’de bir araya gelecek. Sporcular, antrenörler, teknik ekipler, hakemler, federasyon temsilcileri ve uluslararası misafirlerden oluşacak geniş katılımcı profiliyle Mersin, bir kez daha çok branşlı ve yüksek katılımlı bir uluslararası spor buluşmasına imza atmaya hazırlanıyor.”

“Spor turizmi”…
“Ekonomik kalkınma” ve “sosyal gelişme”.
Mersin her yıl ardı ardına “uluslararası” spor organizasyonlarına ev sahipliği yaparken…
Kastamonu nerede?
Kastamonu’nun mülki ve yerel kurumları nerede?...
Kastamonu’nun eksiği ne Mersin’den?
Tesis ise tesis zengini Kastamonu…
“Hava binbeşyüz”.
Eksik olan “emek”…
“Vizyon” namevcut elbette.)