“Hukukun üstünlüğü” toplumsal yaşamın “özgürlük” cüzünden önce gelen düsturu, her nerede yaşanıyor ise yaşansın “mütemmim cüz”, hukuk ile yatıyor hukuk ile kalkıyoruz…
Hukuk konuştuğunda yüz gülüyor, vicdan rahatlıyor, umut artıyor.

“Hukukun üstünlüğü” karıncaya can…
Yeşile renk.

Olmaza set “hukukun üstünlüğü”…
Haklıya sığınak.

Akarsuyun hürriyeti “hukukun üstünlüğü”…
Demokrasinin hüviyeti.

Milletin umudu “hukukun üstünlüğü”…
Varı yoku.

Devletin referansı…
Gururu.

Bilimin gücü “hukukun üstünlüğü”…
Bilim insanlarının sığınağı.

Mustafa Afacan Köşe 15 Eylül Yazısı (5)
(Berlin’de uzun uzadıya anlatmışlardı…
Pek böbürlenerek.

18’inci yüzyılda Prusya Kralı Büyük Friedrich, Potsdam'daki sarayının bitişiğindeki güzel bir tepeyi beğenir ve sarayın sınırı içine almak ister, ne var ki tepenin ortasında küçük bir yel değirmeni vardır, buğday oldukça öğüten, kralın adamları değirmenciyi razı edemezler tepeyi terk etmesi için, baktılar olmuyor yüksek para teklif ederler, değirmenci dediğim dedik, ata yadigarıdır çünkü, değirmenini vermez, mevzu krala gider, değirmenciyi huzura çağıran kral, "Burayı zorla alabileceğimi biliyor olmalısın" der, değirmenci gayet sakindir ve o meşhur cevabı verir, "Berlin'de hâkimler var!".

Türkiye’de hakimler var…
Berlin’deki hikayelere ihtiyacımız yok.)

Mustafa Afacan Köşe 15 Eylül Yazısı (4)

(Geçtiğimiz 20 Haziran günü gazetemizde “Kalkeriye” başlığı ilehttps://www.kastamonuistiklal.com/kalkeriye yazmıştım Oycalı köyünü...
“Kastamonu’nun Araç ilçesinde bir köy… ‘Oycalı’. Saltuklu kanyonu hemen bitişiğinde… İçinde antik zamanların ‘kaya mezarları’. Oycalı’nın 3 şelalesi kardeş… Kayalardan dökülüyor zamanın kadranına. Bölgede geçtiğimiz yılki büyük orman yangınından sonra evsiz kalan yaban canlıları Oycalı’yı mekan tuttu… Faunanın yoğunluğu bu zaruri göç ile olabildiğince yoğun hale geldi. Florası zaten dile destan… Rengarenk. Hazin ki… Yukarıda az bile saydığım bu ‘cennet vatan’ yakın zamanda ‘kalker ocağı’ olacak. Oycalı’nın yan yana iki otomobil geçmez köy yolları tonajlı kamyonlarla dolacak… Toz duman trafik. Araç Çayı Taşkın Koruma Projesi’ne malzeme temini sebep… DSİ’nin planlaması kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ‘kamu kurum ve kuruluşları hammadde üretim izin belgesi ruhsatı’ verdi.)

Ruhsat verildi verilmesine ama…
ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) gerekli görülmemişti.

ÇED alınmadan proje başlatıldı derhal...
Oycalılı 400 yurttaş itiraz dilekçesi ile Kastamonu Valiliği’ne başvurdu ve “telafisi mümkün olmayacak” projenin durdurulmasını istedi.

Oycalı halkı hukuka başvurdu ardından…
Kastamonu İdare Mahkemesi “bilirkişi keşfine” karar verdi.

“1 Temmuz 2026”…
Bilirkişi heyetinin keşfi için tarih verildi.)

(Keşif yapıldı…
Bilirkişi heyeti rapor yazmaya başladı.

Dozerler durmadı ama…
Daldılar Oycalı’ya.

Mustafa Afacan Köşe 15 Eylül Yazısı (1)

Geçtiğimiz 7 Ağustos günü gazetemizde “Oy Oycalı oy” başlığı ile yazdım https://www.kastamonuistiklal.com/oy-oycali-oy ...
“Geçtiğimiz 1 Temmuz’da yörede keşif yaptı bilirkişi heyeti… Hukuki süreç işliyor. Ne var ki… 1 Ağustos günü dozerler Oycalı’ya girdi. Mahkeme sürüyor… ‘Yürütmeyi durdurma’ yok ama. Şu an Oycalı’da dozerler yol açıyor… Projede işaretlenen ‘nakliye yolu’ haricinde ‘kestirme yol’ açıldığı iddia ediliyor yöre halkınca. Özel mülkiyetteki tarlalardan “muvafakat” alamayınca bu kez yeni bir istikamet belirleniyor yüklenici tarafından ve fiilen ikinci yol çalışması başlıyor Oycalı’da… Projedeki asıl nakliye yolu ‘bypass’. En az 500 ağaç’ iddiası var… Yol çalışmasında heba edilecek. Dozerler çalışıyor… Beli kırılan ağaç yere düşüyor. Vatandaş izliyor… İçi yanarak.”)

(Kastamonu İdare Mahkemesi kararını verdi ve Oycalı Köyü Yardımlaşma Dayanışma Kültür Derneği’nin itirazını yerinde buldu…
Dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

Projede ÇED raporu yoktu…
Hukuk “ÇED raporu al” dedi.

Projenin ÇED raporu düzenlenecek…
Bilim ne diyorsa o olacak.

ÇED raporu yazılacak…
Projenin uygulanacağı alandaki antik dönem mezarlarının, henüz araştırması yapılmamış antik yüzeyin, doğa harikası coğrafi yapıların, yörenin bitki örtüsünün, canlı çeşitliğinin ve çok daha önemlisi yerel halkın yaşama hakkının bütüncül olarak “çevresel etki değerlendirmesi” neymiş göreceğiz.

Karıncanın hakkı var…
Papatyanın, dereye düşen ay ışığının, kayadan dökülen şelalenin, yağmurda boy atan çimenin.

Hukuka güvendiğimiz gibi…
Bilime de güveneceğiz.

Hukuk ve bilim…
Yaşam dayanaklarımız ve geleceğe dair temel taşlarımız.)

(Oycalı kararı Kastamonu’nun yüz akıdır…
Kastamonu’nun üzerinde oturduğu kültür ve doğa mirasına örnek sahipliktir.

Yurttaşın hukuk önündeki güveninin sarsılmaz tescilidir…
Karıncanın hakkının teslimidir.

HES istilasına karşı Kastamonu’nun envai arazisinde…
Halkın “kültür ve doğa” mirası sahipliği emeğinde son evredir “Oycalı”…

İmecedir, müşterekliktir, ortak emektir…
Yerele sahip çıkanlara selam olsun.

Bitmedikçe…
Sürecek.)