Muteberliğin ve itibarın hikmeti sebebi hayatın mütenevvi yamaçlarından şakul gibi inmekle, zor ve engebeli güzergahlarından su terazisi izinde yürümekle, ütü tutmayan envai kıvrımı tesviye etmekle…
Refik olmak ile mümkün vesselam.

Doğru bildiği yoldan şaşmamak hikmet değil…
Yolun doğrusuna Refik olmak övü(nü)lecek haslet.

Meziyet kul hakkında kılı kırk yarmak…
Hac yoluna çıkan karıncaya Refik olmak.

Kapına geleni eli boş çevirmemek elbet makbul de…
Asıl hasenat yoksulun kapısını çalıp Refik olmak.

Mülk, kudret, sıhhat gelip geçici…
Aslolan yolda kalana Refik olmak.

Şafak sökmez sanılan geceleri mum ışığı olup aydınlatabilenler…
Memleketine sönmez aşkla Refik olan ancak.

Üzerine tipi çökse de, heyelan çekse de, kasırga biçse de yol kaybolmaz…
Asıl mesele Refik olmak.
(“Kastamonuluyum” diyen, “Kastamonu Kimliği” damarını asla kurutmayan, Kastamonululuk şiarını burç burç savunan evlatları ile yükseldi Kastamonu…
Her biri taş üstüne taş koydu Kastamonu Kalesi’ne.

Afacan 14 Eylül Köşe (4)

Savundu sokak sokak…
Fethetti şehir şehir.

Ömrünü uğruna seren vatanperverleri ile ne bileği bükülür yiğitleri ne zihni silinir dehaları ile dönen dönse de yolundan dönmez erleri ile Kastamonu Kastamonu oldu…
Bölük azalsa da bir bir cenk sürecek son Kastamonuluyum diyen kalana kadar.

Kastamonu’nun nevi şahsına mutena evlatlarından, yaşadığı devrin bayraktarlarından, askerlerinden biri idi Refik Arslan…
Emaneti Yaradan’a teslim etti.

Ardından yas tutulmaya sakın…
“Ölürse ten ölür, can yaşıyor”.

“Atatürk milliyetçisiyim” (s)özünü asla dilinden ve bilincinden düşürmeden Refik Arslan…
Vatanın hem Refik’i hem Arslan’ı olarak kalplerdeki nura, milletin sinesine, ebedi dünyaya irtihal etti.

Rahmet olsun…
Cennetmekan.)

(Refik Arslan aile reisiydi…
Ailesinin iz taşı, yol çizgisi, pusulası.

Mirası evlatlarının omzunda…
Bayrak yine sur sur dalgalanacak.

İş insanıydı…
Memleket ekonomisine değer katandı.

Eşraftı…
Kanaat önderiydi.

Kimsesizler kimsesiydi…
Hayır sahibiydi.

Sert mizacı içinde pamuk yürekliydi…
Omuz verendi.

Milletin vekiliydi…
Sorumluluğunu dirhem eksiksiz yerine getiren milletperverdi.

Kendini bilendi…
Arslandı.)

Afacan 14 Eylül Köşe (3)

(Refik Arslan’ın siyaset iklimini “kasırga” olarak tarif etmek en doğru tespit olur…
İl başkanlığı da mebusluğu da.

Küheylandı…
Belediye caddesi haykırması ile inlerdi

“Kuru yaprağı yerinden kımıldatmayan yel” misali siyasi iklimlerin tam tezadı…
Dirayetli, kudretli, çetin.

Milletin vekilliği görevi esnasında TBMM kürsüsündeki konuşmalarını bir bir arşivden okudum…
Emekçinin, çiftçinin, garibanın safında.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın “1992” yılı bütçe görüşmesinde partisi adına son konuşmayı yaptı…
“Ben tabandan gelen bir insanım, köylüyü, kırsal kesimi çok iyi bilirim. Nerede ne olduğunu sizden çok iyi biliyorum… Kastamonu'da 1980'e kadar yapılan yol 3 bin kilometreydi. Bugün ben buraya il başkanı olarak, 10 bin kilometre yol açıp gelmenin gururunu yaşıyorum… Şimdi bir hususa daha değinmek istiyorum. Kendir konusunda benim çiftçimin bir sıkıntısı daha var. Hani siz mahsul ithal etmeyecektiniz. Neden kendir ithal ediyorsunuz? Bunun da cevabını lütfen ilgili bakanımız burada bize versin. İthalat yapılmak suretiyle köylümüz mağdur edilmektedir. Kendir ithal edilmektedir. O bölgenin bir milletvekili olarak bunun da durdurulmasını talep ediyorum.”

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın “1993” yılı bütçe görüşmesinde de partisi adına konuştu…
“Üç vilayet büyüklüğünde ve seçim bölgem olan Kastamonu'nun bin 76 köyü, 20 ilçesi ve 6 bin civarında yerleşim yeri vardır ve çok büyük sorunları çözüm beklemektedir. Sayın Bakanımdan, lütfen Kastamonu'yla ilgilenmesini ve çözüm bekleyen konulara çözüm getirmesini burada önemle rica ediyorum.”

Afacan 14 Eylül Köşe (2)

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı1994 Malî Yılı Bütçesi ile 1992 Malî Yılı Kesin hesabı görüşmesinde sordu…
“Kastamonu Taşköprü İlçesi Karadere Barajı inşaatı ne zaman başlayacaktır, kaç senede tamamlanacaktır? Kastamonu-Hasköy sulama projesi, ne zaman başlayacak, ne zaman tamamlanacaktır? Tabiat şartları, geri kalmışlığı ve arazi yapısı bakımından çok önem arz eden Kastamonu bölgesine, karayolları bakımından ağırlık, hız, öncelik ve önem verilecek midir?”

Kastamonu’nun Refik’i…
Cüretkar Arslan’ı.)

(“Arslanlar”…
Hayır ve hasenat ile özdeşleşmiş aile.

Bir ellerinin verdiğini öbür ellerinin bilmediği…
Duaları çoktur.

Arslan’ın huyu değişmez…
Her şart ve koşulda Arslan’dır.)