“Ilgaz Dağı Milli Parkı” azami sınırlı kaldığı, “Büyük Hacet” ve “Küçük Hacet” mahalleri başta olmak üzere sınırının genişletilmesi gerektiği, bu sayede hem doğa korumaya hem de doğa mirasının geleceğe kök sürdürülmesine kapı açılacağı…
Yılların dilde pelesengi.

Umut, temenna ve beklenti odur ki…
Sınır genişletile.

“Her Mevsim Ilgaz Dağı Çalıştayı” Ilgaz Dağı Milli Parkı’nda toplandı…
Bakanlık ile Kastamonu ve Çankırı yetkilileri çalıştay masalarında bir araya geldi.

“Çalıştayın gündem maddeleri” umutvar…
“Sınır Genişlemesi ve Koruma Stratejileri”, “Fiziksel Planlama ve Mekânsal Gelişim”, “Turizm Çeşitliliği, Marka Değeri ve Rekreasyon”, Altyapı ve Ulaşım ile Doğal Kaynak Değerlerinin Korunması”, “Sürdürülebilirliği ve Afet Riskleri”.
Çalıştayın sadece “yetkililer” ile değil de “ilgililer” ile de toplandığını ön kabul yapıyorum…
Bilim “genişletile” der neticede.
“Her mevsim” ayakta, dinç, diri kalmasının yolu Ilgaz Dağı’nın…
Sınırının genişletilmesinden geçiyor biraz da.
(17 Mayıs tarihindeki https://www.kastamonuistiklal.com/hacetler-neden-milli-park-degil başlıklı yazımda sormuştum...
Sorduğumdan değil de besbelli bakanlığın gündemindeymiş “sınır genişletmesi”.
Kısa bir pasaj…
“Büyük Hacet… Ilgaz Dağları'nın 2 bin587 metre ile en yüksek zirvesidir. Kastamonu-Çankırı sınırında yer alan bu nokta, Batı Karadeniz'in en yüksek zirvelerinden biri olup özellikle doğa yürüyüşü, dağcılık ve kış tırmanışları için popüler bir rotadır. Zirveden Ilgaz'ın karakteristik orman denizi ve güneydeki bozkır manzaraları görülebilmektedir. Küçük Hacet… Kastamonu-Çankırı sınırındaki Ilgaz Dağları'nda yer alan Küçük Hacet Tepesi, 2 bin 546-2 bin 550 metre yüksekliğiyle bölgenin ikinci en yüksek zirvesidir. ‘Çatal Ilgaz’ olarak da bilinen tepe, özellikle kış tırmanışları, dağcılık faaliyetleri ve doğa yürüyüşleri için popüler bir rotadır. Büyük Hacet ve Küçük Hacet hemen Ilgaz Dağı Milli Parkı dibinde… İnsan merak ediyor Ilgaz Dağı Milli Parkı 1976 tarihinde ilan edilirken neden sadece 1088,61 hektar ile sınırlı tutuldu da Büyük Hacet ve Küçük Hacet kapsam içine alınmadı? Hadi o vakit alınmadı farklı saikle… İlerleyen yıllarda neden alınmadı? Yahut… Bugün neden alınmıyor? Milli Park tanımı ‘bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarıdır’ şeklinde izah buluyor… Büyük ve Küçük Hacet’ler acep kıymete haiz değil mi?”
Temenna…
Hacet’ler “milli park” sınırı içine alınacak mı bakalım?)
(Kastamonu’ya “misal” ola…
“Trabzon”.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır geçtiğimiz hafta kurdelesini kesti…
“KTÜ Vakıfbank Girişim Evi”.

“Yüksek teknoloji” ve “katma değer odaklı kalkınma” yolculuğunun harekat üslerinden biri…
Girişimciler “proje geliştirmeden mentörlüğe, fikrî mülkiyetten finansman kaynaklarına, iş modeli oluşturmadan yatırımcılar ve iş dünyasıyla buluşmaya kadar ihtiyaç duydukları farklı desteklere” bu çatı altında erişebilecek.
Ve bağlaşık olarak…
“Girişim Evi’nde çalışmalarını yürüten ekipler aynı zamanda Millî Teknoloji Atölyesi ile oluşturulan prototipleme altyapısı sayesinde fikirlerini kısa sürede doğrulayabilecek, ürün geliştirme süreçlerini hızla tamamlayacak. Burada yeşerecek her proje; Trabzon’dan Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyelerinin başlangıcı olacak.”
KTÜ web sayfasından okumayı sürdürelim…
“Karadeniz Teknik Üniversitesi ile VakıfBank iş birliğiyle Üniversitemiz bünyesindeki girişimcilik faaliyetlerini desteklemeye yönelik önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda hayata geçirilen Girişim Evi Projesi'nin sözleşmesi 30 Temmuz 2025 tarihinde imzalanırken yer teslimi 1 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştirildi… Toplam 925 metrekare kapalı alana sahip olacak yapı içerisinde; çok amaçlı salon, 12 ofis, 1 toplantı odası, 1 oyun odası ve 2 istirahat odası yer alacak. Girişim Evi Projesi; öğrencilere ve genç girişimcilere, fikirlerini geliştirebilecekleri ve projelerini hayata geçirebilecekleri, yenilikçi ve modern bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyor. Projenin, 2025 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor.”

Girişimcilere destekten tutunda…
Üniversite-Sanayi işbirliğine.
Trabzon’da olan…
Kastamonu’da da olur.
Kastamonu Üniversitesi ile bir banka işbirliği…
Zor değil.
Misyon gerekli…
Vizyon biraz da.
Kastamonu’nun ekonomik kalkınmasına ve sosyal gelişmesine yönelik olarak evvel zaman şehre “yatırım” yapmaya söz veren “özel banka” grubu olduğunu biliyoruz…
Hatırlatmaya gerek var mı?
Tam da zamanı…
Peşine düşen olursa!)
(Üniversite tercihlerinin ve devamında yerleştirmeni olduğu süreçte “akademik” hayallere su katmak gibi olmasına ama…
“Mühendis” olmaktansa “kalıpçı” olmak evla.
Alaylı eğitim…
Maaşı da yüksek.
Sadece “kalıpçı” değil…
Envai “ara eleman” günümüzde artık “ana eleman”.
Firmalar “akademik eleman” aramıyor…
“Ara eleman” peşinde.
https://www.ekonomim.com/gundem/egeplasder-baskani-sener-gencer-bize-muhendis-degil-kalipci-lazim-haberi-911010 linkinde cümle tablo ortada ayan beyan…
“Türk plastik sanayii, mühendis fazlalığına karşın kalıpçı, enjeksiyon operatörü ve ham madde işleme alanlarında yetişmiş teknik personele ulaşmakta zorlanıyor. EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, ‘Bu alanlarda çalışan personele ödediğimiz ücret birçok mühendisin maaşının üzerine çıkıyor. Yetişmiş gençlerimizi kaybetmemek için büyük çaba gösteriyoruz’ dedi”.

“Okumayan çocuk sanayiye gönderilirdi” eskiden…
“Okuyanı da gönderin” bu zaman.)