Tarihi Kentler Birliği’nin kuruluşuna giden yolun “3-4 Haziran 2000” tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenen “Kültürel Değerlerin Korunmasında Yerel Yönetimlerin Rolü ve Sorumluluğu” sempozyumundan geçtiğini ha babam söylüyoruz…
Laf ola geri gele.
“Kastamonu Bildirgesi” metnini çalakalem yazıyoruz, çiziyoruz, nakşediyoruz…
Süs ola duvarda kala.
Kastamonu’nun öyle ya da böyle “kültürel mirası koruma” emeğini öve öve ne yere ne göğe sığdırabiliyoruz…
Kim tuta kim taşıya.
Günümüzde öksüz ve yetim kalmış kültürel mirasımıza yana yıkıla ağlıyoruz…
Gözyaşını kim sile.
Öyle bir vurdumduymazlık…
Kim dizine vura.
Zıvanasından çıkmış duvarlar…
Bir bir yıkıla.
Kim göre…
Kim işite.
(Tarihi Kentler Birliği’nin “2026 Yılı II. Olağan Birlik Meclis Toplantısı” Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi…
Şehirlerinin kültür mirasına ehemmiyet veren yerel yönetim temsilcileri koltukları altında proje dosyaları ile pür dikkat soluğu Kayseri’de aldı.

Kastamonu’daki üye belediyelerden kaçının yolunun Kayseri’ye düştüğü meçhul…
Tam takım mı!
Başkan seviyesinde gidemiyorsa mazerete binaen Kastamonu belediyeleri…
Kültür müdürü gide.
İmar müdürü ya da…
Fen müdürü yahut kimya müdürü.

“Biz de bu kervanın yolcusuyuz” diyebil yeter ki…
Şehrinin göğsünü kabartabil.
En az 3 bin yaşında şehirleri olan 20 şehirli Kastamonu…
Tarihi Kentler Birliği’nin ön sırasında, bayrak elinde, alnı yukarıda daim ve baki yer ala.)
(Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç “Zenginlikler şehri, kadim medeniyetler şehri” olarak tarif ve tespit ediyor şehrini…
“Kadim” kavramı ne kadar kıymetli değil mi?
Kayseri’nin sahip olduğu “4” organize sanayi ve “1” serbest bölgeyi kast ederek pek ala “ticaret ve sanayi şehri” diyebilirdi…
“5” üniversitesinden hareketle “üniversite şehri” de diyebilirdi.
Ahde vefa…
“Kayseri’nin, tarih boyunca ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin kadim kente gastronomi, kültür ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda zenginlik kazandırdığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, şehrin ihracat potansiyeline, hayırseverlik özelliğine, dayanışma ve hoş görü kültürüne, vatan, millet, devlet ve mukaddesata olan bağlılığına dikkat çekti.”
Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a kulak verelim…
“Zaten Tarihi Kentler Birliği’nin önemi; her şeyden önce buraya üye olan 500’e yakın belediyeden her birinin bu şekilde kendine has kültürel ve tarihi değerleri var. Hepimiz onun için buradayız ve buralardaki belediye başkanlarımız kendilerine miras kalan bu kültürü yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak için işte bugün hep beraber bir araya geldik. Eminim ki ileride yapacağımız çeşitli yerlerdeki toplantılar da oralardaki belediye başkanımız da Memduh Başkanımız gibi kendi kültürel ve yerel değerlerini bize geniş geniş anlatacaklardır.”
Not: YÖK sayfasında “Üniversite hastaneleri Türkiye’nin sağlık gücünü büyütüyor, ileri tıp uygulamalarıyla hastaların hayatına dokunuyor” başlıklı bir metin var…

Keşke her Kastamonulu okusa…
Metnin ileriki yıllardaki sürümüne Kastamonu’nun da girmesi için hayallense(k), şevklense(k), niyetlense(k).
Meselenin “bina” olmadığını, “imece ve müştereklik” olduğunu, “akıl ve hikmet” ile kuvveden fiile geçileceğini anlasa(k)…
Bilim, bilim, bilim.
Elbette illa “üniversite hastanesi” olmaya ne hacet…
Üniversitenin devlet hastanesi ile “afiliye” çalıştığı “eğitim ve araştırma” hastaneleri ne güne duruyor?
Kastamonu’da “tıp bilimi” ne yana düşer usta?...
Tarif eden var mı ola?
Uzun sözün kısası, YÖK metninin “Anadolu” cüzünü paylaşmadan edemedim, görelim Anadolu’da neler oluyor…
“Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinde bölgede ilk kez uygulanan koledokoskopi yöntemiyle safra kanalları doğrudan görüntülenebiliyor. Taş, darlık ve tıkanıklıkların değerlendirilmesine imkân sağlayan yöntemle bazı hastaların açık cerrahiye veya başka merkezlere sevk edilmeden tedavi edilebilmesi mümkün hale geliyor… Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde ise ileri derecede nefes borusu darlığı bulunan bir hastaya laringotrakeal rezeksiyon ve anastomoz ameliyatı uygulandı. Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde gerçekleştirilebilen operasyon, Çanakkale’de ilk kez yapıldı… Üniversite hastanelerinde robotik cerrahi de farklı branşlarda yaygınlaşırken Kocaeli, Çukurova, Erciyes, Selçuk, Trakya ve Tekirdağ Namık Kemal üniversitelerinde robotik cerrahi, ileri radyoterapi ve girişimsel kalp tedavileri gibi özellikli uygulamalar yürütülüyor… Karabük’te yapay zekâ destekli MR ve dijital anjiyografi, Balıkesir’de robotik cerrahi ve ileri endoskopik görüntüleme, Mersin’de yapay zekâ destekli 3 Tesla MR ve nöromodülasyon uygulamaları, Harran ve Fırat üniversitelerinde robotik cerrahi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde PET/BT ve ileri radyoterapi yöntemleri kullanılıyor… Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesinde robotik beyin cerrahisi ve üç boyutlu robotik kollu egzoskop, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde endoskopik kraniosinostoz tedavisi ve ECMO, Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde kompleks çocuk kalp cerrahisi, Dicle Üniversitesinde ileri mikrocerrahi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde inme ve organ nakli, Marmara Üniversitesinde ileri moleküler genetik tanı ve özellikli damar tedavileri gerçekleştiriliyor… Mersin Üniversitesinde nöromodülasyon ve ileri çocuk kardiyolojisi, Balıkesir Üniversitesinde robotik cerrahi ve ileri endoskopi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde yapay zekâ destekli görüntüleme ve özellikli cerrahi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde ileri radyoterapi ve PET/BT, Harran ve Fırat üniversitelerinde robotik cerrahi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde ise jeotermal kaynaklarla desteklenen ileri fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları yürütülüyor.”
