Kastamonu’nun kalkınma altyapısına ve sosyal üstyapısına cansiperane emeği ile “iz” bırakan, devlet görevinde “adamlığı” ve beşeri hayatta “beyefendiliği” ile topluma “okul” olan, ne hazindir ki yeri hep boş kalacak fikriölçümüyle ebedi dünyaya yol eyledi sedaların en kulaktan, gönülden, bellekten silinmezini ardında bırakarak Mete Tufan…
Kastamonu durdukça “Mete Tufan” ismi de duracak.

Kastamonu’nun köylerine hayat götüren su kanallarında, berekete kadir her damla suyunda, sahili yeşile boyayan fındık ağaçlarında duracak ismi…
Çiftçinin alın terinde yaşayacak.
Emekçilerin hatıralarında duracak Mete Tufan’ın ismi…
“Topraksu” mazisinde yaşayacak.
Kastamonu Kalkınma Vakfı’nın (KKV) tarihinde duracak ismi Mete Tufan’ın…
“Vakıf başkanı” görev, sorumluluk ve bilinci ile gündüzüne kattığı gecelerde sönmez bir yıldız olarak daim parlayacak.
Kastamonu Tıp Fakültesi’nin kütüğünde duracak...
Kastamonu’ya tıp fakültesi kazandırılmasındaki emeği hekimlerin, akademisyenlerin, öğrencilerin alınlarında asla silinmeyecek vefa olarak yazacak.
Hali, hitabı, mizacı ile beyefendi kişiliği Mete Tufan’ın, onu örnek alacak nice Kastamonulunun yaşamına rehber olacak, yoluna ışık tutacak…
Adap külliyatında cüz olarak ismi okunacak.
(20 personelli Kastamonu Topraksu Başmühendisliği’nin Olukbaşı’ndaki Çam Apartmanı’nın iki dairesinde hizmet verdiği 1970’lerin başı…
Başmühendis “Mete Tufan”.
Kastamonu’nun köyü-kenti altyapı bekler, su bekler toprak, kanal bekler su…
Bereket bekler çiftçi.
Memleket aşkıyla proje üreten vatan aşıkları…
“Topraksucular”.
Kastamonu sahil bandındaki ilçelerin ekonomik kalkınmaya ihtiyacı vardı, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki fındık tarımı acaba Karadeniz’in batısında olmaz mıydı, tarihsel kökeni olan “zeytin” keza…
Toprak “unutmaz”.
Yasa gereği fındık üretim alanları içerisine yer almıyordu Kastamonu, ilk iş yasağı kaldırttı Mete Tufan, projeyi hazırladı, bakanlıktaki bürokratların ayak diremelerine karşın onay aldı ve sahaya indi, Giresun’dan 70 bin “Giresun tombulu” fındık fidanı ile İzmir Bornova’dan bin adet zeytin fidanı getirtti…
Abana’nın Hacıveli girişine kurulan Topraksu şantiyesinde çoğunluğu kadınlardan oluşan emekçiler fidan çukurları açtı, ellerinde “çatal bel”.
Sene 1973…
Abana’nın “Denizbükü, Yeşilyuva ve Yakabaşı” köylerini kapsayan projenin uygulama süresi 3 yıl olarak planlanmıştı ama 2 yılda tamamlandı, 70 bin fidan 11 bin 650 adet fındık ocağına dikildi, bin zeytin fidanı da bu köylerin toprağı ile buluşturuldu.
Dalga dalga yayıldı bereket sahil boyuna…
Günümüze sirayet etti.
Mete Tufan’ın ismi…
Fındık ocaklarında, zeytin dalında, gün ışığında yaşayacak.)
(Yıl 2002…
Devrin Sağlık Bakanı hekim açığını dile getirdi ve yeni tıp fakültelerine ihtiyaç olduğu açıkladı, tıp fakültesi kurmak için harekete geçen iller arasına Kastamonu da girdi, o yıllar “cüretkar” ve “fikirdar” olmakta “alemdar” idi Kastamonu.
Her ne kadar Kastamonu’da henüz kurulu üniversite olmasa da, Kuzeykent’te atıl kalan bölge hastanesi binalarının tıp fakültesine ev sahipliği yapabileceği fikri oluştu, Gazi Üniversitesi ve ardından Ankara Üniversitesi yönetimlerine götürülen bünyelerinde Kastamonu’ya tıp fakültesi açılması talebi ama kabul görmedi…
“Hacettepe Üniversitesi” gündeme alındı.
“Dr. Atıf Uğurlu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sırrı Kes, YÖK üyesi Kastamonulular Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu ve Prof. Dr. İsa Eşme ve Vali Mustafa Kara”...
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tuncalp Özgen’e Kastamonu’ya tıp fakültesi kurulması fikri masaya yatırıldığında rota çizildi “Tıp fakültesi yönetim kurulu, üniversite senatosu, YÖK, bakanlar kurulu.”
Kastamonu Kalkınma Vakfı (KKV) Başkanı Mete Tufan başkanlığında, hemşerimiz Prof. Dr. Nasih Nazlı’nın da içinde bulunduğu vakıf heyeti, Rektör Özalp’ı ziyaret etti Ankara’da…
KKV’yi tıp fakültesi için seferber etti Mete Tufan.
Hacettepe Üniversitesi’nin ikinci tıp fakültesi “Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi” ismiyle kuruldu 2007’de…
Kastamonu Tıp Fakültesi’nde ismi yaşayacak Mete Tufan’ın.)
(Mülki görevinden emekli olduğunda memleket görevine bu kez yerel yönetimde devam etmesini istedi Kastamonu halkı Mete Tufan’dan…
1989 yerel seçimlerinde DYP’nin Kastamonu belediye başkan adayı oldu, yarışı geçerli oyların yüzde 30,33’ünü alarak ikinci sırada tamamladı, “6 bin 89” oy.
İlk 4 sıradaki 3 partinin “sağ” cenahtan olması…
Seçimi kaybettiren etken olsa gerek Mete Tufan’a.)
(19 Ekim 2023 tarihli “Kastamonu İstiklal Gazetesi”…
1980’lerin başında Gazi Stadyumu’nda yapılan “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” törenindeki anımı paylaştım.
Mete Tufan’ı yazdım…
“Ödül vermek için abide bir isim anons edildi... ‘Mete Tufan’. Vaktin ‘Topraksu Müdürü’... Müdürlüğünün çok ötesinde bir kıymet, makamından paye alan değil, makamına kıymet katan bir idareci. Lacivert takım elbise... Beyaz gömlek. Mete Tufan devlet adabını da bilirdi... Nerede ne giyileceğini de. Ayrı bir birikimdir bu... Her idarecide bulunmaz. İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ödülleri uzattılar Mete Tufan'a dereceye girenlere vermesi için... O da yanaklarımızdan öperek ve tek tek tebrik ederek verdi ödülleri… Mete Tufan'a sağlık ve ömür diliyorum... Kastamonu için fedakarlıklarını ve emeğini yazmaya kalksam sayfalar yetmez.)
(Mete Tufan KKV kongrelerindeki ateşli konuşmalarında yaşayacak…
Vatan aşkının tutuşturduğu kelimelerde.
Vakıf başkanlığını bırakmıştı…
“Kastamonululuk” görevinden hiç emekli olmadı.
Göç ablukasından kurtulamamış Kastamonu’da “Kastamonu” kimliğinin erozyona uğramaya başladığı, Kastamonu’nun ali yararlarının hangi görüşten olursa olsun herkesçe ilk sırada kabul görmekten çıktığı, ufuk sıkıntısının baş gösterdiği yıllardı…
Kabullenemedi Mete Tufan.
Anlattı da derdini…
Anlayan çıkmadı.
Bir “Mete Tufan” daha gelmeyecek Kastamonu’ya…
Kalplerdeki nurdur ebedi istirahatgahı.)