Şehirlerin ekonomik kalkınması ve sosyal gelişmesinde, kimliklerini görünür kılmaları ve sürdürmelerinde, aidiyet ve müştereklik bağını güçlendirmelerinde “festival” mayası gerçeği var taa tarihin ilk vakitlerinden bu yana…
Nevi şahsına münhasır ekim, hasat, bağbozumu, çiçek, böcek kimliklerini “şenlik” ritminde dünyaya duyururlarken bir yandan da hafızalarını tazeliyor şehirler.

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 7 Nisan (2)

Dünyanın farklı şehirlerinden hatta Türkiye’nin dört bir yanından misal vermek şurada dursun gözümüzün önünde uluslararasılaşmış ve 35 kez düzenlenerek sürdürülürlüğünü ispat etmiş “Taşköprü Sarımsak Festivali” var…
Kastamonu şehrinde ise festival sesi susuz musluktan çıkan “tıs” melodisi.

Temcit pilavını bir kez daha sofraya sunmanın mahcubiyeti ile sormakta hata edelim…
“Kastamonu’nun neden festivali yok?”

Kastamonu’nun asırlar boyundan mazisini almış tarihi ve kültür mirası mı yok?..
Dün mü kuruldu Kastamonu?

Hibrit mi?..
Köksüz mü?

(14’üncüsü taze nihayete erdiği için misal veriyorum, Adana’da düzenlenen “Portakal Çiçeği Festivali”, dumanı üstünde…
İş insanı Ali Haydar Bozkurt’un fikrinden çıkan ve halkın sahiplendiği, “sürdürülebilirlik raporu” düzenlenecek kadar mevzuyu ciddiye alan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 17’sinden 9’uzuna ve bu amaçların alt hedeflerine doğrudan hizmet eder şekilde bir “imece” ve “müştereklik”

Bakanlığı, mülki idaresi, yerel yönetimleri, meslek odaları, sivil toplum örgütleri…
Festival Adana halkının.

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 7 Nisan (3)

Portakal Çiçeği Festivali’nin “2025 Yılı Resmi Destekçi ve Sponsorları” misal…
8 “resmi destekçi”, 1 “platin sponsor”, 1 “altın sponsor”, 1 “Resmi Etkinlik Alanı Sponsoru”, 2 “Co-Sponsor”, 1 “Sürdürülebilirlik Sponsoru”, 1 “Etkinlik Sponsoru”, 2 “Enerji Koruyucuları Sponsoru”, 6 “Markalı Lezzetler Etkinlik Sponsoru”, 2 “Kurumsal Stant”, 3 “Etkinlik Düzenleyici”, 6 “Etkinlik Sağlayıcı”, 1 “Medya Sponsoru”, 15 “Ayni Destekçi”.

Festival fikrinin sahibi Ali Haydar Bozkurt’un aşağıdaki cümlesi Kastamonu’ya fikir vere…
“Biz çocukken Adana’da şehir merkezine çok yakın portakal bahçeleri de vardı ve akşamüzeri oldu mu, rüzgar o bahçelerden topladığı portakal çiçeği kokularını şehrin sokaklarına taşırdı. Geçtiği her yerde dalga dalga çarpardı yüzümüze… Şimdi, şehir merkezindeki portakal bahçeleri yok belki ama tüm sokaklardaki portakal (turunç) ağaçları ve şehir merkezindeki parklardaki ağaçlar sayesinde, yürüdüğünüz tüm caddelerde aynı kokuyu bulabilirsiniz.”

Festivali web adresi https://www.nisandaadanada.com/ anlatıyor…
“Nisan ayının en güzel olduğu şehirlerden biridir, Adana… Tüm sokakları mis gibi portakal çiçeği kokar... Büyülüdür portakal çiçeği kokusu... Ruhunuz yıkanır, gençleşirsiniz, arınırsınız… Mesela, en küskün olduğu eski dostu affettirebilir insana ve tehlikelidir de biraz; insanı, yolda gördüğü ilk kişiye aşık edebilir. En güzel mevsimdir, Adana’da Nisan… Portakal Çiçeği mevsimi… Müthiş güzel bir iklime dönüşür. Ne soğuk, ne de sıcak… Hava, adeta ‘limonata’ gibi olur. Kısa kollularınızı giyip çıkarsınız sokağa. Adana’nın sıcak, samimi insanlarıyla aynı sokaklarda yürürken, rüzgarın ara ara taşıyıp getirdiği o muhteşem portakal çiçeği kokusu, günün 24 saati bırakmaz peşinizi. Baygın bırakır insanı… Türkiye'nin ya da dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, portakal çiçeği mevsiminde mutlaka Adana’ya gelir Adanalılar. Yılda sadece bir kez, en fazla 3-4 hafta sürecek bu coşkuyu kaçırmamak için…”

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 7 Nisan (1)

Kastamonu ne yukarıdaki metni yazabiliyor ne de hissedebiliyor…
Çıkınından bihaber.)

(1-5 Nisan’da düzenlenen 14. Adana Portakal Çiçeği Festivali bir milyonu aşkın “turist” çekti…
8 Nisan’a kadar açık kalacak olan stantlar yoğunluğun süreceğine delalet.

200 kültür, sanat, spor etkinliği yapıldı…
Türkiye “ünlüsü” ve “ünsüz” tüm harfleri ile Adana alfabesinde bir araya geldi.

2024 yılı festivalinde kent ekonomisinde yaratılan ekonomik hacim 6.5 milyar lira idi…
Bakalım 2026 kaç milyarları buldu.

Adana festival sayesinde sadece 3 günlük sürede “milyonu aşkın” sayıda turist ağırladı…
Kastamonu’ya 2024 yılında giren turist sayısı “126 bin 39”.

Kastamonu’nun ekonomik kalkınması ve sosyal gelişmesi nasıl olacak?..
Adana’nın 3 günündeki turist sayısında 10 kat azını yıl boyu ağırlayan Kastamonu’ya yazık değil mi?)

(Adana’nın “devasa” tek festivalinin “Portakal Çiçeği” olmadığının altını çizmekte fayda var…
“7-15 Kasım” tarihleri arasında da “Türkiye Kültür Yolu Festivali” var Adana’da.)

(Kastamonu şehrinin ne diye “festivalsiz” kalmakta direndiği elbette cevabı müşkül bir soru değil…
“Altyapı” ve “üstyapı” engelleri var.

“Altyapı”…
En azından motora koklatacak kadar mazotu depoya koyacak Kastamonulu özel sektör sponsoru yok, Kastamonulu bir bidon ile öne düşmeyince kapının önüne “tanker” çekecek yabancı sponsor da yok, “para” yok.

“Üstyapı”…
“Aidiyet” ve “müştereklik” yok.

Bir de…
Herkes fili ayrı tanımlıyor Kastamonu’da, kimi kuyruğunu, kimi hortumunu.

Çekiştire çekiştire…
Kırk yamalı bohça.

Henüz “Kastamonu kimliği” konusunda anlaşamamışken…
Ne festivali birader!)

(Kopya değil…
Ezber değil.

Kastamonu’ya dair…
Nevi şahsına.

Kastamonu’yu bulutsuz gecede dolunay gibi gökyüzünde parlatacak…
Geleceğe kök sürdürecek.

Halkın sahipliğinde…
Müşterekçe.

Zor değil…
Olanaksız hiç değil.

Kastamonu başarabilir…
Bir “şenlik” tüm Kastamonu’yu birleştirebilir.

Zaten amaç da budur…
Tarih boyu her festivalin güttüğü.)

Mustafa Afacan Köşe Yazısı 7 Nisan (4)