Yöreleri, illeri, şehirleri kalkındıran ve geliştiren toplumdan aldığını topluma geri vermek için emek ve kabiliyet peşinde koşan insandır, idrakine varıldığında bağ olur…
Malatya’lar, Bitlis’ler, Ağrı’lar olur.

İdrakine varılmadığında…
Kastamonu’lar kalır.

Ağrılıdan Misal Ala Kastamonulu (2)

Kastamonulunun “misal” alma serisinde bugünkü istasyonumuz “Ağrı”…
Ağrılının Ağrı’ya kattığı yanında Kastamonulunun Kastamonu’ya kattığı sinede “ağrı”.

“Kastamonu’ya sahiplik” mecrasında Kastamonulunun geride hatta emsallerine göre en sonda kalmasının elbette sosyolojik sebepleri var…
Kazı yapılsa tarihin farklı merhalelerinde bugüne uzanan virüs pekala yakalanabilir.

Nihayetinde kalkınma ve gelişmeyi “köy yolu” metresi ile ölçen bir zihniyet kim bilir ne sıkıntılar neticesinde oluştu?…
Kağnı yolda mı kaldı?

Manda göle varamadı…
Saban toprağa batmadı.

(“IC İbrahim Çeçen Vakfı”…
Ağrı’nın derdine derman vakıf.

“Vakfımızın fikri temeli kurucumuz ve IC Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen tarafından, öğrenim yılları boyunca tahsilini tamamlamak için verdiği mücadele sırasında atılmıştır…”…
“Türkiye’nin eğitim ve sağlık sorunlarının çözümüne, kültür ve refah düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmaktır.”

Vakfın sadece 2023-2024 Akademik yılındaki bursiyer sayısı “Bin 600”…
Yıllara sari binlerce bursiyer.

Tamamı devlete bağış niteliğinde olan “Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi” 2007- 2008 öğretim yılı itibarı ile eğitime başladı…
“7 fakülte, 6 yüksekokul, 6 meslek yüksekokulu ve 3 enstitü”.

Neden üniversite kurdu “IC İbrahim Çeçen Vakfı”?
“Üniversite eğitimde, kültürde, sosyal alanda ekonomik hayatın canlanmasında lokomotif olacaktır. Ağrı’nın yaşam biçiminin bu üniversite ile birlikte gelişeceğini ve İbrahim Çeçen Üniversitesi’nden mezun olacak gençlerimizin; ülkemizin her köşesinde ekonomik, bilimsel, sosyal ve kültürel geleceğine damga vurmasını hedefliyoruz.”

Ağrılıdan Misal Ala Kastamonulu (5)

İdrak bu…
“Ağrı’ya sahiplik”.)
(IC İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Günseli Çeçen’in mesajı…
“Vakfımızın kurucusu ve IC Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Çeçen öğrenim yılları boyunca tahsilini tamamlamak için mücadele verdiği yıllarda, kendisi gibi zorluklarla okumaya çalışan gençlere ileride destek olmayı hayal etmiş ve daha sonra bu hayalini gerçeğe çevirmiştir… 1984 yılından bu yana, ihtiyaç sahibi ve başarılı üniversite öğrencilerine düzenli olarak burs vermeye başlamış, bu yardımların hedef kitlesi genişledikçe de kurumsallaşma gereği duyarak, 2004 yılında İbrahim Çeçen Vakfı’nı kurmuştur… Bizler de, ülkemizin eğitim ve sağlık sorunlarına çözüm üretecek, kültür ve refah düzeyini yükseltecek yenilikçi projeleri hayata geçirerek, toplumun her kesimini ve özellikle de gençleri destekleyici projelerle, ulusal ve uluslararası boyutta toplumumuzun kimliğini, farkındalığını, kültürel ve sanatsal anlayışını güçlendirmek ve yeni nesillere aktarmak bilinciyle görevimizi layıkıyla yerine getirmek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz… İzlediğimiz bu yolda sosyal sorumluluk bilinciyle vakfımız, genç nesillere daha iyi bir gelecek bırakma umudu ve hedefindedir.”

Yukarıda okuduğumuz mesajın tek satırını diline alan bir “vakıf, lider, bilinç” gösterin…
Kastamonu neden bu kadar yoksun?

“Sosyal sorumluluk” nedir…
Ağrılıdan öğrene Kastamonulu.

Genç neslin kıymetini…
Ağrılıdan idrak ede Kastamonulu.)

Ağrılıdan Misal Ala Kastamonulu (4)

(Kastamonu’da “Millet Bahçesi” hayata geçirilemedi, “ortada kaldı”, olan da çürümekte gün gün…
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi içinde “Üniversite Millet Bahçesi” faaliyette.

Kastamonu’nun topyekun başaramadığını…
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi başardı.

“Üniversite Millet Bahçesi”…
“Gölet, bisiklet, yürüyüş yolları ile çeşitli sosyal donatılar yer almaktadır. Projenin devamında da ilgili alana küre kafe, kış bahçesi ve Nuh’un Gemisi motifli seyir terası yapımı planlanmıştır.”

Kastamonu Millet Bahçesi “dağ” oldu…
Ağrı Üniversite Millet Bahçesi “bağ”.

Kastamonu’da “sürgit” tartışma…
Ağrı’da “çözüm”.

Kastamonu’da kuruyan otlar…
Ağrı’da yeşeriyor.

Ağrılı Ağrı’yı geleceğe taşımak için gayrette…
Kastamonu geçmişte yaşamakta kararlı.

Solmuş denize demir attı Kastamonu…
Sararıyor gün gün.)

Ağrılıdan Misal Ala Kastamonulu (3)

Not: “1 Eylül” demek…
“Amerikan süt tozu” demek.

“Truman Doktrini” demek, “Marshall Yardımı” demek, Amerikan emperyalizmine “merhaba” demek…
Yakayı da paçayı da “ABD’ye kaptırmak” demek.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü…
Başbakan Recep Peker.

12 Temmuz 1947 “Türkiye-ABD Yardım Antlaşması” imzalandı…
1 Eylül 1947’de TBMM’de onaylandı.

“Marshall Yardımı” askeri yardımlardan sanayiye kadar toplumsal hayatın hemen her alanını ABD’ye bağlama halatlarını Türkiye’nin boğazına geçirse de…
Alametifarikası “süt tozu” oldu.

ABD'den yardım olarak gelen süt tozları eğitim bakanlığı tarafından ilkokullara dağıtıldı ve öğrencilerin tüketmeleri mecbur tutuldu…
Çocukların elinden doğal süt alındı, yerine “tozu” verildi, vicdansızlığın böylesi.

Unutmayalım 1 Eylül’ü…
Unutturmayalım.

Ağrılıdan Misal Ala Kastamonulu (1)