Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “23-31 Ağustos” 1925 tarihinde 9 gün süren Kastamonu günlerinin esbabı mucibesini aradan geçen 101 yıla rağmen henüz anlayamadık…

Zahirde kaldık.

Hatmedeceğimiz “batın” iken…

“Batı” sandık.

“Batırdık” bir bakıma “zihniyet devrimi” gemisini…

İstiap haddini aşan “şapkayı, kılığı, kıyafeti” yükleyerek.

Meselenin özü 20’nci yüzyılın değişen dünyasına akıl ile, bilim ile, imece ile ve sürekli dinamik kalarak uyum sağlamaya, toplumsal hayatın hem altyapı hem de üstyapı katmanlarında sürdürülebilir ve şartlara göre dönüşebilen, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme parkurlarında zoru kolay kılmaya dönük tembihler iken…

Saatin kadranı “şapka” istasyonunda takılı kaldı.

“Zihniyet Devrimi” Ne Mi (1)

Alt klasörleri ile tam bir “zihniyet devrimi” olan külliyatın yerinin zihinler olması gerekirken…

Gardıroba hapsedildi.

Bir tarafta meselenin özünü anlayamamış taraftarlar…

Karşı tarafta inadına husumet.

“Tefrit” ile “ifrat” arasında tuz buz olan…

“Zihniyet Devrimi”.

(Gazi Mustafa Kemal Atatürk “23-31 Ağustos 1925” günlerinde Kastamonu’yu adım adım gezdi…

İlçe ilçe, köy köy, sokak sokak.

Her anında “öğüt” verdi…

“Tembih” etti.

“Kooperatifleşin” dedi…

“Şirketleşin”.

“İmece” dedi…

“Müştereklik”.

“Birlikten güç doğar” dedi…

“Muasır medeniyet”.

“İhracat” dedi…

Rota çizdi.

Kastamonu Kışlası’nda “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” tespitinde bulunurken topla tüfekle savaştan bahsetmese gerek…

Türkiye Cumhuriyeti’nin önündeki savaş ekonomideydi, sosyal gelişmedeydi, köklerini geleceğe kök sürmedeydi.

Anlayamadık…

Anlatamadık.

Böyle geldi 101 yıldır…

Nice 101 yıllar böyle de gider korkarım.)

(Belki de, İsmet Özel’in mısraları yol gösterir de, anlarız…

“Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi

Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu

Kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde

Bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbelalemin

Tütmesi gereken ocak nerde?”)

Not: Kastamonu’nun anlayamadığını Konya’nın anladığı aşikar…

“11. Konya Bilim Festivali”.

Kastamonu nereye koşuyor?...

Konya nereye?

“Zihniyet Devrimi” Ne Mi (2)

11. Konya Bilim Festivali 20-23 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlendi…

“Bilim” ve “teknoloji” tutkunları soluğu Konya’da aldı.

Konya’nın “Büyükşehir Belediyesi” var…

Konya’nın “Bilim Merkezi” var.

İddialı Konya…

“Türkiye’nin en büyük bilim festivali olan organizasyon, her yaştan ziyaretçiyi bilim, teknoloji dünyasıyla buluştururken toplumda bilime yönelik ilginin artırılmasına ve bilim kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlamayı sürdürüyor.”

100 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildi…

200’ün üzerinde “bilimsel etkinlik”.

“Zihniyet Devrimi” Ne Mi (4)

Her yaştan 400 bin üzerinde “bilim tutkunu”…

3 gün festival.

1000 drone ile gerçekleştirilen gösteri…

“Türk Yıldızları”, “F16” ve “Çelik Kanatlar”.

Milli kurumlar…

“TÜBİTAK, TUSAŞ, ASELSAN, TÜMOSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve BAYKAR, HUĞLU ve ASELKON…”.

“İmece”…

Konya’daki üniversiteler ve iş dünyasının önemli temsilcilerinin yanı sıra kamu kurumları, özel kuruluşlar, ulusal ve uluslararası paydaşlar festivalde yer aldı ve dört gün boyunca kamu kurumları ve özel kuruluşlardan alanında uzman yaklaşık bin 500 kişilik ekip festival sahasında görev yaptı.

Kastamonu’nun da festivalleri var…

“Bilim” harici.

Not 2: YÖK manşetten verdi…

“Dünyada üniversiteler öğrenci kaybıyla mücadele ederken Türkiye’de tarihî doluluk.”

“Zihniyet Devrimi” Ne Mi (3)

Misal…

“ABD’de lisans öğrenci sayısı 2010-2021 döneminde yüzde 15 azalırken, son yıllardaki sınırlı toparlanmaya rağmen öğrenci sayısı uzun dönemli zirvesinin altında kalmayı sürdürüyor… OECD verileri ise 2024’te üye ülkelere gelen yeni uluslararası yükseköğretim öğrencilerinin sayısının bir önceki yıla göre yüzde 13 azalarak 1,8 milyona gerilediğini gösteriyor. Bu düşüş Kanada’da yüzde 39, Avustralya’da yüzde 22, İngiltere’de yüzde 14 ve ABD’de yüzde 12 olarak gerçekleşti.”

“Üniversite eğitimi” dünyanın birçok ülkesinde “zaman kaybı” olarak mı görülüyor yoksa?...

Gençlerin zamanı kıymetli mi?

Üniversitenin yerini alan çok daha pratik, ulaşılabilir ve ucuz öğrenim kanalları mı oluştu teknoloji sayesinde?...

Ekosistem değişti mi?