Etimoloji, köken bilgisi demektir. Bir kelimenin kökenini, hangi dile ait olduğunu, kelimenin geçirdiği ses yapıları ve anlamı üzerinde durur. Halk etimolojisi ise; halkın, kelimenin söylenişiyle ilgili uydurduğu bir adlandırmadır. Halk, kelimenin ses benzerliğinden hareketle o kelimeye bir anlam yakıştırır. Bu yakıştırmanın kelimenin gerçek manasıyla alakası yoktur. Buna en güzel örnek, aşağıda açıklayacağımız üzere, “Don Ayşe” kelime grubudur.
Kastamonu’dan Çankırı yönüne giderken Ilgaz tünelinden çıkar çıkmaz sağ tarafta bir levha görürsünüz. Levhada “Don Ayşe” yazmaktadır. Bu levha bir köy adına işaret etmektedir. Oradan her geçişimizde bu levhayı görünce köyün adının neden böyle olduğunu pek çok kişi gibi ben de merak ederdim. Geçen Pazar (16 Temmuz 2026) günü Ankara’ya Nail Tan Bey’i ziyarete gitmiştik. Yanımda öğrencilerimden Halil İbrahim Doğan da vardı. Nail Bey’i evinde ziyaret ettikten sonra Kastamonu’ya dönüyorduk. Halil İbrahim’e “Seninle Don Ayşe köyüne uğrayalım” dedim. Ilgaz tüneline varmadan sağ tarafta yer alan levhayı takip edip yolun karşısına geçtik. Ilgaz dağına doğru tırmanmaya başladık. Yaklaşık dört kilometre çıktıktan sonra köye ulaştık. Köyün girişinde kimseler yoktu. İkindi ezanı okunuyordu. Caminin önüne kadar gittik. Caminin tam karşısında bir ev vardı. Evin balkonunda bir kişi oturuyordu. Ona selam verip köyün adını sorduk. O da bizi eve davet etti. Bu kişinin adı Orhan Aslan idi. Orhan Bey Ankara’da bir hastanede çalışıp emekli olmuş, şu an Don Ayşe köyünde yaşayan birisi. Orhan Bey’in hanımı kahveleri getirdi. Sohbet koyulaştı. Bize Don Ayşe adının hikayesini anlattı. Hikaye şöyle: Bir ağustos günü Ilgaz’da çok soğuk olmuş, ayaz olmuş. Köyden bir gelin ile kaynanası Eksik adı verilen köye gitmişler. O gece kendi köylerine geri dönmek istemişler. Köylüler yalvarmış “ne olur gitmeyin, sabah gidersiniz” diye. Onlar da dinlememiş ve yola çıkmışlar. Gece donarak yolda can vermişler. Ertesi gün köylüler onları defnetmişler. O günden beri köyün adı Don Ayşe olarak kalmış.
Bu hikayede bir yanlışlık vardı. Ağustos ayında insanı donduracak kadar soğuğun olması mantıksızdı. O sırada ikindi namazından cemaat çıkmaya başladı. Orhan Bey’in abisi Halil İbrahim Aslan da camiden çıkanlar arasındaydı. Hemen onu da yukarıya çağırdık. Maksadım hikayeyi bir de ondan dinlemekti. O da hikayeyi olduğu gibi anlattı. Fakat mevsimin kış olduğunu, o gelinle kaynananın mübarek insanlar olduğunu ilave etti. Bugün köy mezarlığında bulunan Don Ayşe türbesinin ziyaret edildiğini, yağmur dualarında oraya çıkıldığını söyledi.
Bugün Don Ayşe köyü, Ilgaz’ın Mülayim köyüne bağlı bir mahalledir. Mülayim köyü de eski bir yerleşim yeridir. Ilgaz’ın eski adı Koçhisar’dır. Köyde günümüzde yaklaşık 20 hane vardır. Köyün önemli sülalerinden biri Seyitoğulları’dır. Bize bu bilgileri veren de aynı sülaleden Fehmi Aslan’ın çocukları Halil İbrahim ve Orhan Aslan’dır.
Kastamonu’ya döndükten sonra Osmanlı belgelerinde Mülayim köyünü aradım. Osmanlı Nüfus Defterlerinin 1246/1830,1248/1832,1252/1836/1253/1837 tarihli olanlarında büyük köylerin (Divanların) mahallelerinin de adı yazar. 1256/1840 sayımından sonrakilerde mahalle adları yoktur. Biz de iki kayıtta şu bilgilere rastladık.
Çankırı Koçhisar’ın 1246/1830 tarihli nüfus defterindeki bilgiler şöyledir: Orada köyün adı “Karye-i Doğanşan” şeklindedir (Belge tarihi 29.12.1246, yer bilgisi 1813, s.159, kutucuk 71). Buradaki “Doğanşan” ifadesi “Doğanşah” olmalıdır. Çünkü “Doğanşah” adında Anadolu’da yer adları mevcuttur.
1252/1836 tarihli nüfus defterindeki kayıtta ise köyün adı “ Karye-i Doğanşa” olarak geçer. Burada köyün adının sonunda bulunan harf “n veya h” düşmüştür (Belge tarihi 29.12.1252, yer bilgisi 1874, s.87,kutucuk 50).
Anadolu ağızlarında n/y değişikliği oldukça yaygındır. Mesela Ayşe adı, ağızlarda Anşa şeklinde telaffuz edilmektedir. Ağızlarda görülen bir diğer değişme de n/g değişikliğidir. Bu değişikliği incelediğimiz kelimede şöyle bir yapı görmekteyiz:
Doganşah/Doganşan ® DoganşaÆ ® Dog anşa ® Don anşa ® Don ayşa® Don ayşe
Sonuç olarak “Don Ayşe” adı, halkın anlattığı şekliyle Ayşe’nin donmasıyla meydana gelmemiş, yukarıda gösterdiğimiz şekilde Doğanşah kelimesinden bozularak Don Ayşe’ye dönüşmüştür.